(ANKARA) – CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, ” Ey AKP ve iktidar bloğunun milletvekilleri, dışarıda zaman geçirme zaman değildir; zaman Meclis’e gelme emeklilerin sorunlarını çözme zamanıdır” dedi.
CHP milletvekilleri, TBMM Genel Kurulu’nda asgari ücretin 39 bin liraya çıkartılması ve en düşük emekli aylığının da bu düzeye yükseltilmesi amacıyla “Meclis’i terk etmeme” eylemine başladı.
Karayolları Trafik Kanunu Teklifi’nin yedinci maddesi üzerine görüşmeler sürerken, verilen aranın ardından yoklamada toplantı yeter sayısı bulunamadığından birleşim 13 Ocak Salı günü saat 15.00’te toplanmak üzere kapatıldı.
Genel Kurul’un kapanmasının ardından CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın ve beraberindeki bir grup CHP milletvekili “Meclis’i terk etmeme” eylemine başladı. CHP’nin eylemine muhalefet milletvekilleri de destek verdi. Destek verenler arasında DEM Parti Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, Yeni Yol Grup Başkanı Bülent Kaya ile Grup Başkanvekili Mehmet Emin Ekmen de yer aldı.
CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın beraberindeki milletvekilleri ile sosyal medya hesabından canlı yayına geçerek açıklamalarda bulundu. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:
”Salı günü başladı bu yasama dönemi. AKP hem salı, hem çarşamba, hem perşembe günü yeterli çoğunluğu sağlayamadığı için meclisi kapattırmak zorunda kaldı. Bilenler bilir, bir iktidar partisi için yalnızca bir skandal değil, aynı zamanda ne derece büyük bir iktidar yorgunu olduğunun da açıkça göstergesidir.
Peki meclis neyle meşguldü? Meclis bir trafik yasasına tartışıyor ve Salı, Çarşamba, Perşembe olmak üzere 3 günde bu trafik yasasının sadece 7 maddesini görüşelebildi. Peki ne yapmıyor Meclis? Trafik yasasıyla getirdikleri düzenleme ne? Çok açıkça ifade edeyim: Trafik güvenliğine ilişkin önlem alma derdinde değiller. Trafik cezalarını arttırmak suretiyle aslında dolduramadıkları bütçeyi, vatandaştan aldıkları vergi yetmiyor, bunun yanına cezaları da yükselterek doldurmaya çalışıyorlar. Bu bir skandal. Vatandaşın beklediği daha fazla limon gibi ezilmek değil. Tam tersine insan onuruna yaraşır bir hayat sürebilmek. Bu memlekette bir kere rahat nefes alabilmek.
16,5 milyon emeklimiz için insan onuruna yakışır bir ücretin çok altında bir rakam belirlediler. Peki bunu nasıl becerebildiler? Onlara sorarsanız derler ki ‘kanuni düzenleme böyle’. Sanki kanunları onlar çıkartmıyorlarmış gibi. Ne diyor kanun? ‘Memura ve emeklilere yapılan zammı TÜİK’in son 6 ayda belirlediği enflasyon toplamı kadar yaparsınız’ diyor.
Peki TÜİK bu memlekette enflasyonu doğru düzgün ölçüyor mu? Bize ne dedi TÜİK biliyor musunuz? Aralık ayı enflasyonu yüzde 0.89 dedi. yüzde 1 bile değilmiş. Peki geriye yönelik 6 aylık toplam enflasyon ne kadarmış? yüzde 6.85’miş. İşte hepsi bu kadar. Böyle olunca memurlara, emeklilere sözleşme zammı dahil olmak üzere yüzde 18.91 düzeyinde bir zam verdiler.
Bir de SSK ve Bağkur emeklileri var. Onlar 4 milyon kişi. Onlara yalnızca yüzde 12.61 oranında bir zam verdiler. Bu en düşük emekli aylığı alana da onun üstünde emekli aylığı alana da zulüm demek. Çünkü insanlar ilerleyen yaşlarında artık geçinemiyorlar. Türkiye’de bu enflasyon verilerinin doğru olduğuna inanan kimse var mı?
Bakın en son veriyi paylaşacağım: 2015 ile 2025 yılları arasında hesaplamışlar. Tüm OECD ülkeleri arasında kira artışının en yüksek olduğu ülke Türkiye. Hem de nasıl bir yüksek biliyor musunuz? 2015’te 100 iken, 2025’te kiralar 1585 olmuş memlekette. Bizden sonraki ilk ülke neresi biliyor musunuz? Macaristan. Oradaki kira artışı 200 olabilmiş. Düşünebiliyor musunuz? Böylesine büyük bir kira artışı olan memlekette. TÜİK bize diyor ki aylık yüzde 0.89.
”Vatandaş açlık sınırının altında bir rakama mahkum ediliyor”
Peki bir başka önemli konu gıda enflasyonunda ne durumdayız? Memleket dünyanın tarımının başladığı toprakları barındırıyor. Ama insanlar karınlarını doyuramıyorlar. Gıda enflasyonu bir taraftan tüketiciyi vuruyor, bir taraftan da üreticiyi iflas ettiriyor. Böyle bir ortam içerisinde TÜİK’in hesap ettiği oranlar üzerinden vatandaş açlık sınırının altında bir rakama mahkum ediliyor.
Peki biz ne istiyoruz? Şöyle bir yanlış kanaat var. ‘Cumhuriyet Halk Partisi yalnızca en az emekli aylığı alan insanların hakları için çalışıyor’. Evet onların hakları için çalışıyoruz. Ama sadece onların hakları için değil. On altı buçuk milyon emeklimizin tamamının hakkı için çalışıyoruz. Bunu hangi talebimizle dile getiriyoruz? Artık intibak yasası çıkmalıdır ve seyyanen zam yapılmalıdır.
”16 milyon emeklinin hakkını bir avuç rantiyeciye yedirmiş”
‘Seyyanen zam yapılmalıdır’ deyince Cumhurbaşkanı kükrüyor, ‘Bu muhalefet sallıyor. Bu parayı nereden bulacaklar? Muhalefetteyken böyle konuşmak kolay’ deyip duruyor. Bakın arkadaşlar iki rakam vereceğim peş peşe. Bu memlekette mültecilere 40 milyar dolar harcandığını Erdoğan’ın sözlerinden dinledik defalarca. Bence çok daha fazlası harcandı. Peki kur korumalı mevduata ne kadar para harcandı? 62 milyar dolar para harcandı. Bugünün parasıyla 2 trilyon 700 küsür milyar lira ediyor. Peki tüm emeklilere 16.5 milyon emekliye 10 bin TL seyyalen zam yapmanın bedeli ne kadar? 1.9 trilyon TL. Demek ki memleket kur korumalı mevduata çok daha büyük bir para harcamış. 16 milyon emeklinin hakkını bir avuç rantiyeciye yedirmiş.
”Kur korumalı mevduatı harcadığımız parayla 650 bin konutun tamamını yapabilirdiniz”
Şimdi bize sık sık söylüyorlar, ‘bir enflasyon oldu ama Bu enflasyon iki nedenden oldu’. Neymiş o iki neden? Birincisi deprem olmuş. Arkadaşlar doğru 6 Şubat’ta çok büyük bir deprem oldu. Ama yine ben size artık yalanlanamayacak kesin bir rakam söyleyeyim. 650 bin konut yıkıldı. Kur korumalı mevduatı harcadığımız parayla bu 650 bin konutun tamamını yapabilirdiniz. ikincisi de don olmuş da tarım gıda fiyatları öyle yükselmiş. Bu memlekette son 30 yıldır tarım kötüye gidiyor. Bunu bilmiyor muyuz? Çiftçi iflas ediyor.
”İntibak yasasını çıkartalım”
Peki bütün bunlardan sonra biz ne yapmaya çalışıyoruz? Bu Meclis’i terk etmeyeceğiz. Bakın bu meclisin turuncu koltukları var. 600 tane koltuk var burada. Bu 600 koltuğun sahibinin bir tek amacı olmak zorunda. Memleketin, milletin hayrına çalışmak zorundayız. İşte biz diyoruz ki gelin bu meclise memleket yararına olmayan düzenlemelerle meşgul etmeyelim. İkincisi çoğunluğunu sağlayamadığınız için kapatıp kaçıp gitmeyin. Üç, millet fakru zaruret içerisindeyken memleketlerinize tatlı da gitmeyin. Peki ne yapın? Bizden örnek alın. Ve bence bizden de utanan biraz.Siz de meclise gelin şu düzenlemeyi de bir an önce getirin. Milletvekilleri olarak biz emeklilerimizin hakkını koruyan bir düzenlemeye imza atalım. İntibak yasasını çıkartalım. Zammı yapalım.
16,5 milyon emeklimizin tamamı torunundan korkmadan, kaçmadan, aç kalmadan, hayata gülümseyerek bakan, sağlıklı bir birey olarak geriye kalan ömürlerini tamamlasınlar ve biz de görevimizi yapmış olmanın huzuruyla halkın arasına sahaya dönelim.
”7/24 bu Meclis’te olmaya ve memleketin hakkını gür sesle savunmaya devam edeceğiz”
Biz çağrımızı bir kere daha söylüyoruz: Ey AKP ve iktidar bloğunun milletvekilleri, dışarıda zaman geçirme zaman değildir; zaman Meclis’e gelme emeklilerin sorunlarını çözme zamanıdır. Biz bu düşüncelerle Cumhuriyet Halk Partisi’nin 138 milletvekili bu düzenleme gelene kadar, Meclis’te doğru bir şekilde yasalaşana kadar 7/24 bu Meclis’te olmaya ve memleketin hakkını gür sesle savunmaya devam edeceğiz.”
Günaydın aradan geçen bir süre sonra TBMM Genel Kurulu’ndan beraberindeki CHP’li milletvekilleriyle birlikte sosyal medya hesabından bir video daha yayınladı. Günaydın şöyle konuştu:
”Bu koca Meclis bağıran, çağıran milletvekillerinin seslerinden artık çok uzak, derin bir sessizlik yaşıyor. Burada etrafta gördüğünüz turuncu koltukların hepsi boş. Peki biz neden buradayız? Cumhuriyet Halk Partisi neden nöbet tutuyor 7/24? Bunu artık bütün Türkiye biliyor. Çünkü 16,5 milyon emekliye insan onuruna yaraşır bir ücret düzeyinin çok altında bir aylık teklif ettiler.
Biz diyoruz ki, tüm emekli kardeşlerimize önce bir intibak yasası çıkartalım, arkasından da seyyanen zam verelim. Dolayısıyla hem en düşük emekli aylığı alanların maaşları yükselsin, hem de onun üzerinde maaş alanların da maaşları, aylıkları buna paralel olarak yükselsin.
”Damaklara bir parmak bal çalmanın zamanı geçti”
Şimdi meclisi 3 gündür çalıştıramayanlar, kapatıp kapatıp kaçanlar, Cumhuriyet Halk Partisi grubu bu eyleme başlayınca ve diğer tüm muhalefet partileri de bize dayanışma için ziyaretlerde bulunmaya başlayınca basına haber geçmişler. Demişler ki, ‘yarın saat 11.30’da AKP grup başkanı açıklama yapacak ve en düşük emekli aylığının 20 bin liraya yükseleceğini kamuoyuyla paylaşacak’. Ben söyleyeyim size. 16 bin 881 lira alanı 18 bin 900 liraya çıkartmıştınız. 4 milyon böyle emekli var. Şimdi ona 1.100 lira daha zam yapacaksınız. 20 bin lirayı utanmadan getireceksiniz. Ve bunun adı da ‘Erdoğan dayanamadı zam yaptı’ olacak öyle mi? damaklara bir parmak bal çalmanın zamanı geçti. Ayrıca evet o 4 milyon yurttaşımızın sorunu çok önemli ama o 4 milyonun üzerinde maaş alan yine de açlık ve yoksulluk sınırının altında kalan emekli kardeşlerimizin aylıklarını da buna paralel olarak yükseltmek son derece önemli.
”Türkiye artık yalana doydu”
Biz buradayız. 7/24 burada olmaya devam edeceğiz. Emeklinin, emekçinin hakkını sonuna kadar savunmaya devam edeceğiz. Burada, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde, Cumhuriyet Halk Partisi’nde birlikte görev yapmaktan onur duyduğum milletvekili arkadaşlarımızla beraber sabah 10’a kadar biz duracağız. Demek ki daha önümüzde bir 10 saat var. Sonra diğer arkadaşlarımız nöbet almaya gelecekler. O düzenleme buradan hakkıyla geçene kadar bu meclisi boşaltmayacağız. Türkiye artık yalana doydu. Bundan sonra bu düzeni değiştirme zamanı.”

