Haber: Feyaz ÇANAK
(ANKARA) – Adalet Bakanlığı’na Akın Gürlek’in atanmasıyla tekrar gündeme gelen CHP kurultay iptal davasına ilişkin konuşan CHP’li kurmaylar, “Kurultay davasına doğrudan bir etki beklemiyoruz, davanın seyri bir anda değişmez. İstinaftaki dosya içinse kötüye gidiş yok, dosya boş ama Gürlek’in Adalet Bakanı olarak atanması müdahale endişesi yaratıyor” dedi.
Eski İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’in Adalet Bakanı olarak atanması ile kamuoyunda “mutlak butlan davası” olarak bilinen CHP’nin 38’inci Olağan Kurultayı’nın iptali istemiyle açılan davalar tekrar tartışılmaya başlandı. Kurultaya ilişkin CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı ve tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu dahil 12 ismin yargılandığı Ankara 26’ncı Asliye Ceza Mahkemesi’nde bir ceza davası görülürken, Ankara 42’nci Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen ve davanın “konusuz kalması” sebebiyle “karar verilmesine yer olmadığına” hükmedilen dosya ise istinaf aşamasında. CHP’li kurmaylar hukuki olarak her iki dosyadan da parti adına olumsuz bir sonuç beklemediklerinin altını çiziyor.
“Dosya boş ama…”
Ankara 42’nci Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen davada CHP aleyhine sonuç çıkacakmış gibi bir atmosfer oluşturulduğunu belirten CHP’li kurmaylar, Akın Gürlek’in Adalet Bakanı olmasını “Otomatik olarak bir endişe yaratıyor yoksa dosyanın kendisi ile ilgili endişe yaratacak bir durum yok. Mahkeme çok teknik bir nedenle dosyayı geri göndermişti. O da tamamlandı geri geldi. Normal şartlarda kurultay davasına doğrudan etki beklemiyoruz, davanın seyri bir anda değişmez. İstinaftaki dosya içinse kötüye gidiş yok, dosya boş ama Gürlek’in Adalet Bakanı olarak atanması müdahale endişesi yaratıyor” değerlendirmesinde bulundu.
Mahkemelerin ilk duruşmadan davayı konusuz bırakması gerektiğini belirten kurmaylar, birkaç ihtimal üzerinde durduklarını ancak CHP aleyhine sonuç beklememekle birlikte ihtimallere karşı hazır olduklarını vurguluyor. 21 ve 22’inci Olağanüstü Kurultay ile 39’uncu Olağan Kurultay’da partinin dış müdahaleye izin vermeme iradesini ortaya koyduğunu hatırlatan kurmaylar, benzer bir durumun partide aynı birleşik tepkiye neden olacağını düşünüyor.
CHP’de gözler hakim ve savcı atamalarında
Adalet Bakanı Gürlek’in, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olarak atanmasıyla başlayan dönemi hatırlatan kurmaylara göre, iktidarın asıl niyeti ve planı hakim ve savcı atamalarıyla belli olacak. İktidarın İstanbul’daki uygulamaları yurt geneline yaymaya hazırlandığını düşünen kurmaylar, “İlk atamalarla niyeti göreceğiz. Tabii devleti yönetmek, yargının bir adliyesini yönetmekten farklı onlar da bunun farkına varırlar diye düşünüyoruz. Gelişmelere göre olayın ne kadar kötüye gideceğini göreceğiz. Bu durum hakim ve savcıları da etkileyecek. Tüm hakim ve savcıları kastetmiyoruz ama bazıları dosyalara bakarken kendi bireysel durumlarını önceleyecekler” değerlendirmesinde bulundu.
CHP’nin kapatılması talebi
Gürlek’in Başsavcıyken yetkilerini aştığını Adalet Bakanlığı’nda da benzer bir uygulamada bulunacağını da düşünen kurmaylar, İBB iddianamesinde yer alan CHP’ye kapatma talebinin de tekrar gündeme gelebileceğini söylüyor. “Akın Gürlek açıktan tarafını belli eden biri, davalara etki edebilir” diyen kurmaylar, CHP’nin kapatılması talebine ilişkin olarak ise, “Bu talebin altına imza atan Başsavcı gelip bakan olduğu zamanda o temennisi gerçekleştirmek isteyecektir. Bakan beyin buralarda ne kadar hukuk dışına çıkacağını, bakanlık yetkilerini yanlış işlere ne kadar kullanacağını veya ‘o zaman öyle yaptık ama bugün artık bakanız, işimiz başka’ mı diyeceğini önümüzdeki dönemlerde göreceğiz” dedi.



