(ANKARA) – CHP Ankara Milletvekili Okan Konuralp, “Her alanda olduğu gibi dijital alanda da insan haklarına saygılı, çocuğun üstün yararını savunan, kadın haklarını önceleyen, eşitlikçi bir özgürlüğü savunuyoruz. Aynı zamanda dijital dünyanın cinsiyetçi, ırkçı, ötekileştirici, kötücül, trol zihniyetlerden temizlenmesini ertelenemez bir şart olarak görüyoruz. Bu çerçevede, Türkiye’yi dijital bir çöle çevirmeye çalışan her adıma karşı duracağımızın sözünü veriyoruz. Çünkü bu ülkenin gençleri sansür değil, özgürlük istiyor” dedi.
CHP Ankara Milletvekili Okan Konuralp, “Oyun platformlarına temsilci şartı getirilmesine” yönelik düzenlemeye ilişkin kendisine yöneltilen soruya şu yanıtı verdi:
“Gençlerin dijital dünyasına da çökmek isteyen bir iktidarla karşı karşıyayız. Oyun platformlarına ‘Türkiye’de temsilcilik açma zorunluluğu’ getirme niyeti bu zihniyetin sonucu. Eğer iddialar doğruysa, bu açıkça bir erişim kontrolü, içerik baskısı ve dolaylı sansür girişimidir. Mesele oyun değildir. Mesele gençlerin nefes aldığı son özgür alanlara da müdahale etme arzusu; dijital dünyanın otoriterleştirilmesi isteğidir.
Herkes biliyor ki Türkiye’de milyonlarca genç bu platformları sadece oyun alanı olarak görmüyor; ekonominin çöktüğü, genç işsizliğin rekor kırdığı, beyin göçünün hızlandığı bir ortamda dijital üretimlerini pazara sunma, dijital dünya ile temas kurma, evrensel düzeyde bir sosyalleşme alanı olarak kullanıyor. Bir nevi hem kazanç elde ediyor ve ülke ekonomisine de katkıda bulunuyorlar hem de ülkedeki sıkışmışlıklarına çare olarak bu alanlardan nefes alıyorlar. Hal böyleyken iktidar, ‘Kontrol edemediğim hiçbir alanı serbest bırakmama. Gençlerin dijital dünyasına çökme. Gençlerin dünyaya açılan pencerelerine perde çekme’ niyetine girmiş görülüyor.
“Türkiye’yi dijital bir çöle çevirmeye çalışan her adıma karşı duracağımızın sözünü veriyoruz”
Biz de iktidara anımsatmış olalım: Dijital alanlar da temel özgürlük alanıdır. İfade özgürlüğü, sadece meydanlar, üniversiteler, medya, edebiyat, üniversite için geçerli değil; sunucular, platformlar, çevrim içi topluluklar için de geçerli. Bu bağlamda biz ‘dijital dünyaya da özgürlük’ diyoruz. Her alanda olduğu gibi dijital alanda da insan haklarına saygılı, çocuğun üstün yararını savunan, kadın haklarını önceleyen, eşitlikçi bir özgürlüğü savunuyoruz. Aynı zamanda dijital dünyanın cinsiyetçi, ırkçı, ötekileştirici, kötücül, trol zihniyetlerden temizlenmesini ertelenemez bir şart olarak görüyoruz. Bu çerçevede, Türkiye’yi dijital bir çöle çevirmeye çalışan her adıma karşı duracağımızın sözünü veriyoruz. Çünkü bu ülkenin gençleri sansür değil, özgürlük istiyor.”

