(ANKARA) – CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, Hatay’ın Antakya ilçesi Akasya Mahallesi’nde TOKİ’de yaşayan yurttaşların evlerine 6 Şubat depremleri nedeniyle önce “az hasarlı” daha sonra ise “ağır hasarlı” raporu verildiğini, ancak resmi kayıtlarda konutların “az hasarlı” göründüğünü, bu durum nedeniyle vatandaşın mağdur olduğunu belirterek, “Ortada, raporlardan kaynaklı bir kafa karışıklığı var: Akasya Mahallesi TOKİ konutları az hasarlı mı yoksa ağır hasarlı mı? Yurttaşlarımızın hak sahipliği, bu kısa ama önemli soruya bağlı” dedi.
CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, Hatay’ın Antakya ilçesindeki TOKİ konutlarında yaşanan sorunlar hakkında yazılı açıklama yaptı. TOKİ’nin kurumsal yapısına, finansman modeline, yaptığı konutların gerçekten dar gelirli yurttaşa hitap edip etmemesine ilişkin tartışmalar olduğunu, bu tartışmaların 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinden önce de daha yoğun olduğu söyleyen Yıldırım Kara, “Depremden sonra TOKİ konutları, ağır hasar alan konut stoku içinde güvenilir olduklarını, sağlamlıklarını ispat etmiş, başarılı yapılar olarak öne çıkartıldı. Hiçbir zaman olguları reddeden bir anlayışımız olmadı; ancak TOKİ’nin kurumsal yapısıyla ve faaliyetleriyle ilgili eleştirileri ya da TOKİ’lerle ilgili sorunları örtmek için kullanılmasının doğru olmadığını ifade ediyoruz” dedi.
Hatay’ın Antakya ilçesine bağlı Akasya Mahallesi’nde, 2023’ten önce yapılan TOKİ konutlarında ikamet eden yurttaşların yaşadıkları mağduriyetler nedeniyle kendilerine ulaştığını belirten Yıldırım Kara, şunları kaydetti:
“Yurttaşlarımızın ifadesine göre bu konutlarda maddi hasar oluşmuş, denetime gelen yetkililer yapının hafif hasarlı olduğuna karar vermişlerdi. Ardından bir mahkeme sürecine gidilmiş, 2024’ün mayıs ayında bilirkişi raporu hazırlatılmış. Söz konusu çalışmada, binada oluşmuş hasar düzeyinin doğru saptanmadığı, binanın ağır hasarlı olduğu; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın hazırlamış olduğu ilk raporun, bilirkişi raporunun elde ettiği bulgularla uyuşmayan sonuçlara vardığı belirtilmiş. Bu sırada binada bazı güçlendirme çalışmaları da gerçekleştirilmiş ancak resmi kayıtlarda hasar durumu ‘az hasarlı’ olarak kalmış. Bina sakinleri şu anda konteynerde kalıyor ancak binalarının hasar düzeyi nedeniyle hak sahipliği verilmemesinden dolayı mağdur edildiklerini söylüyor. Ortada, raporlardan kaynaklı bir kafa karışıklığı var: Akasya Mahallesi TOKİ konutları az hasarlı mı yoksa ağır hasarlı mı? Yurttaşlarımızın hak sahipliği, bu kısa ama önemli soruya bağlı.
“TOKİ, hasar görmüş konutlarda verdiği raporlarla bu yapıları sağlam gibi göstermiş midir?”
Burada, anlaşıldığı kadarıyla, ‘TOKİ konutları depremde hiç zarar görmedi’ söylemini sürdürme niyeti var. Ancak bir kurumsal kimlik sorunların ötelenmesiyle, yok sayılmasıyla korunamaz; bu da bir makyajdan ibaret kalır. Akasya Mahallesi’ndeki TOKİ konutlarında ikamet eden vatandaşlarımız, yaşadıkları sorunları belgelemiş, binalarının durumunu kayda geçirmişlerdir. TOKİ’nin burada zevahiri kurtarmayı düşünmesi değil, meseleyi yapıcı biçimde çözmesi gerekiyor. Öte yandan bu olay özelinde konutunun zarar gördüğünü kabul etmeyen TOKİ’nin, başka şehirlerdeki konutlarda da benzer bir süreç izleyip izlemediği sorusu ortaya çıkıyor. Acaba TOKİ, kurumsal kimliğini korumak, ‘hasar almayan TOKİ konutları’ söylemini yaymak uğruna, hasar görmüş konutlarda verdiği raporlarla bu yapıları sağlam gibi göstermiş midir? Bu gibi durumlarda yurttaş ve TOKİ arasında çıkan anlaşmazlıklar nasıl çözümlenmiştir? Kaç TOKİ konutunda hasar tespit çalışmaları yapılmış ve bu çalışmalar kapsamında bilirkişi raporları düzenlenmiştir? Akasya Mahallesi’nde TOKİ’de oturanlar hak sahibi olabilecekler mi? Bu gibi konuları, soru önergeleri de hazırlayarak Meclis gündemine getirmeyi; böylece Akasya Mahallesi’nde karşımıza çıkanlara benzer sorunların çözülmesini hedefliyoruz.”

