Haber: ÇAĞATAN AKYOL – Kamera: MEHMET ÇALPAR
(İSTANBUL) – CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, partisinin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Silivri’de görülen ve 6 Temmuz’a ertelenen diploma davasına ilişkin “Yargının saati, siyasetin zamanlamasına göre bazen hızla ilerliyor, bazen yavaşlıyor, bazen de örnekte olduğu gibi bekliyor. Bütün bunlar siyasetin mahkemeler üzerinden dizayn edilme çabasından başka hiçbir şey değildir. Burada Ekrem İmamoğlu yargılanıyor. Aslında Ekrem İmamoğlu burada bir savunma yapmıyor. Demokrasi adına, adalet adına Türkiye’ye duygularını ve düşüncelerini ifade ediyor” açıklamasını yaptı.
CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, 18 Mart’ta iptal edilen lisans diploması davası nedeniyle tutuklu bulunduğu Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nin duruşma salonlarında hakim karşısına çıktı. “Zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik” iddiasıyla yargılanan ve hakkında 8 yıl 9 aya kadar hapis cezası istenen İmamoğlu hakkında dördüncü duruşmada da karar çıkmadı. İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesi, duruşmayı 6 Temmuz tarihine erteledi.
Davanın ardından cezaevi önünde gazetecilere açıklama yapan CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, herhangi bir hukuk devletinde asla rastlanmayacak ne kadar iş varsa peş peşe olduğunu belirterek şunları söyledi:
“Aynı soruşturma dosyasından 41 kişinin evrakta sahtecilik yaptığı iddia ediliyorken yalnızca Ekrem İmamoğlu’nun dosyası tefrik edilmiş ve yalnızca Ekrem İmamoğlu’na yönelik bir dava açılmıştır. Bu dava ceza mahkemesinde görülmeye başlamıştır. Bir hukuki skandal olarak asliye ceza mahkemesi kararı için idare mahkemesinin kararını bekletici sorun saymıştır. Bu çerçevede biz bugüne kadar geldik ve bugün bu mahkeme, idare mahkemesi kararını vermesine rağmen bu kez de istinaf ve temyiz aşamasını bekleme iddiasıyla yani ‘Kararın kesinleşmesini bekleyeceğim’ diyerek 6 Temmuz’a bu duruşmayı ertelemiştir. Açıkça buradan ifade ediyorum. Yargının saati, siyasetin zamanlamasına göre bazen hızla ilerliyor, bazen yavaşlıyor, bazen de örnekte olduğu gibi bekliyor. Bütün bunlar siyasetin mahkemeler üzerinden dizayn edilme çabasından başka hiçbir şey değildir. Burada Ekrem İmamoğlu yargılanıyor. Aslında Ekrem İmamoğlu burada bir savunma yapmıyor. Demokrasi adına, adalet adına Türkiye’ye duygularını ve düşüncelerini ifade ediyor. Bütün bu süreci yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı, bugün Adalet Bakanı olmuştur ve Adalet Bakanı olarak yaptığı ilk iş de A Haber’e bir beyanat vermek olmuştur.
“Tarih yaşananların tamamını kaydediyor”
Görüyoruz ki soruşturmanın makul şüpheyle mi, basit şüpheyle mi başladığını bilmeyen bir Adalet Bakanı ile karşı karşıyayız. Görüyoruz ki tutuklu ve hükümlü arasındaki farkı bilmeyen, onların hangi haklara sahip olduğunu umursamayan bir Adalet Bakanı ile karşı karşıyayız. Yine görüyoruz ki tutukluların avukatla görüşmesinden rahatsız olan, buna yönelik de bir yasal düzenleme yaparak ‘Kısıtlama yapacağım’ diyen bir Adalet Bakanıdır söz konusu olan. Bunların her biri ayrı birer skandaldır. Tarih yaşananların tamamını kaydediyor. Biz de adalet, hukuk ve demokrasi diyerek bütün bu Silivri kapılarını tıpkı 12-13 yıl evvel aşındırdığımız ve salladığımız gibi bugün de aşındırmaya ve sallamaya devam edeceğiz. Türkiye bir ailenin tahakkümü altına girmeyecek. Türkiye, saltanatı çoktan kaldırdı. Türkiye, demokrasiyle ve adaletle yürümeye devam edecek.”
“Ankara Barosu’nun Danıştay’a doğru başvurusunu doğru düşünüyoruz”
Akın Gürlek’in Adalet Bakanlığı’na atanmasına ilişkin Ankara Barosu’nun Danıştay’a iptal başvurusuyla ilgili de Günaydın, şöyle konuştu:
“Akın Gürlek bir televizyon programı yaptı. Bu televizyon programı sonrasında Türkiye’nin tüm baroları Akın Gürlek’in açıklamasının hukuka aykırı olduğunu ifade eden bir ortak açıklama yaptılar. Üç baro hariç; İstanbul 2 No’lu Barosu, Ankara 2 No’lu Barosu ve Karaman Barosu. Demek ki baroları siyaseten öyle bir ayırmışsınız ki ayrılan barolar adaletin peşinde değil, iktidarın peşinde koşuyorlar. Yani kendi savunmaları gereken, üyeleri olan avukatların haklarını savunmak yerine avukatların tutukluyla görüşme hakkının kısıtlanması gerektiğini ifade eden Adalet Bakanının peşinden gidiyorlar. Bu bile yaşananların ne olduğunu gösteriyor. Geriye kalan tüm barolar, avukatların yüzde 96’sını temsil ediyor. Ankara Barosu, Danıştay’a bir başvuru yaptı. Bu başvuru hakimlik ve savcılık görevinden ayrılmaksızın bir idari göreve, bir siyasi göreve atamanın hukuka yetki, şekil, sebep, konu ve amaç yönleriyle aykırı olduğu yönleriyle Danıştay’a yapılmış bir başvurudur. Biz bu başvurunun doğru bir başvuru olduğunu düşünüyoruz. Sonucunu hep beraber bekleyeceğiz.”
“Hukuka uygun karar olduğunu düşünmüyorum”
Duruşmanın 6 Temmuz’a ertelenmesine ilişkin de Günaydın, “Kişisel olarak ben hakimin böyle bir karar vereceğini öngörmüştüm ama bu kararın hukuka uygun bir karar olduğunu düşünmüyorum. Yok hükmünde olan ve aslında açıkça hukuka aykırı olan bir idari yargı kararını ceza yargılamasının beklemesi yerine akla aykırı bu evrakta sahtecilik iddiasını derhal ele alarak, bu iddiayı reddederek Ekrem İmamoğlu’na bu davadan bir beraat kararı vermesidir hukuka uygun olan. Adaletin saati maalesef siyasetin saatine bakarak ona göre karar veriyor” ifadelerini kullandı.

