Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

CHP’li Güç’ten AK Parti İzmir Milletvekillerine tepki: “Yarın öbür gün bunun hesabını veremezsiniz”

CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, AKP’li siyasetçilerin belediyeler üzerindeki baskılarının hizmetleri yavaşlattığını savunarak, Körfez kirliliği başta olmak üzere İzmir’in sorunlarında merkezi hükümetin sorumluluk alması gerektiğini söyledi.

CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, AKP’li siyasetçilerin belediyeler üzerindeki

(İZMİR) – CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, AKP’li siyasetçilerin belediyeler üzerindeki baskılarının hizmetleri yavaşlattığını savunarak, Körfez kirliliği başta olmak üzere İzmir’in sorunlarında merkezi hükümetin sorumluluk alması gerektiğini söyledi.

CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, basın mensuplarının sorularını yanıtlayarak İzmir’de CHP’li belediyelerin çalışmalarının merkezi idare ve AK Parti’li siyasetçiler tarafından bürokratik müdahalelerle engellendiğini ifade etti. Güç, Körfez kirliliği konusunda İZSU ve İZDENİZ’in yoğun çaba gösterdiğini belirterek, Gediz Nehri’ndeki kirliliğin denetlenmesi ve İzmir’e yönelik yatırımlar için merkezi hükümete çağrıda bulundu.

İzmir’de CHP Yerel Yönetimlerden ve Dirençli Kentlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek ve CHP Örgütlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ensar Aytekin’in katılımıyla bir toplantı yapılacağını duyuran Güç, şunları kaydetti:

“Gökan Zeybek ve Ensar Aytekin ile beraber beraber önümüzdeki haftalarda bir toplantı gerçekleştireceğiz. Muhtemelen önümüzdeki hafta yapacağız. Bu genel süreci değerlendireceğiz. AKP’li İzmir’deki siyasetçilerin belediyeler üzerindeki baskılarını, belediyenin yapmak istediklerinin sürekli Ankara’da engellenmesine yönelik çalışmaları değerlendireceğiz. Çünkü gerçekten çok ciddi çalışmalar yapılmaya çalışılıyor. İzinler alınmaya çalışılıyor. Bakanlıklarda bürokrasi ile işler çözülüyor. Ama bir bakıyoruz ki İzmir milletvekilleri, genel sekreteri, il başkanı müdahale olmuş ve engellemeye çalışmış. Bu sıkıntıları biz kendimiz için çözmüyoruz, biz halkımız için çözmeye çalışıyoruz. Halkımız için çözüm getirmeye çalışıyoruz ama sürekli bürokrasiye müdahale eden bir siyasi anlayış var İzmir’de. Kendilerinin yaptıkları hiçbir şey yok. Ama Cumhuriyet Halk Partili belediyeler hizmet vermeye çalıştıkça onları engellemeye çalışıyorlar. Bizi burada siz engelliyorsunuz biz çalışamıyoruz değil, biz çalışıyoruz. Ama daha fazlası için bürokrasinin ilerlemesi gerekiyor. Buna da AKP’li İzmir milletvekillerinin ve genel sekreterinin bu konuda daha İzmirli olarak davranması gerekiyor. Basında sürekli açıklama yaparak ‘yok şöyle yapıyorsunuz, yok böyle yapıyorsunuz, bunu neden yapmıyorsunuz’ diyerek ilerleme kaydedemeyiz. Siz ilk önce İzmir’e ne hangi yatırımlar yaptınız bunları bir açıklayın. İktidar partisiniz ya. Bir iktidar partisi, sürekli belediyeyi eleştirerek siyaset yapabilir mi? Tek amaçları belediye eleştirisi üzerine konulmuş bir siyasi anlayış. İzmir’deki AKP siyasetçilerin anlayışlarının değişmesi gerektiğine inanıyoruz. Tamamen buna yönelik bir istişare toplantısı olacak önümüzdeki dönem, yoksa belediyelere yönelik herhangi bir böyle müdahale etme, öyle bir şeyimiz yok tabii ki. Öyle kurul, toplantı falan öyle bir şey söz konusu değil. Konu bundan ibaret.”

“Devlet memurları korku ve baskı altına alınmaya çalışılıyor”

Belediyelere operasyon iddalarına ilikin de Güç, şu değerlendirmede bulundu:

“Bizim de kulağımıza geliyor ama tabii böyle bir şeyi yok yani biz hiç bu doğru mudur, değil midir tabii ki hukuki sisteme, yargıya bununla ilgili hani var mıdır yok mudur diye soru sorulmaz ama bizim de kulağımıza geliyor yani biz de diyoruz hani böyle bir şey oluyor mudur var mıdır, böyle bir şey söz konusu değil şu anda sizin duyduğunuz şeyleri biz de duyuyoruz. Belediyelere sürekli büyük baskı var. Aslında bu haberlerin çıkmasının nedeni şu; belediyelerdeki bürokrasiyi sıkılaştırmak. Sonuçta belediyeler kamu kurumudur ve orada devlet memurları çalışıyor. O devlet memurları korku ve baskı altına alınmaya çalışılıyor bu haberleri yayarak. Belediyenin işleyişini yavaşlatmaya çalışıyorlar. Bu haberlerin biz bilerek yayıldığını düşünüyoruz. Bürokrasi yavaşlasın ki belediyeler daha çalışamaz hale gelsin anlayışıyla ilerlediğini düşünüyoruz. O yüzden bu haberi çok önemsemiyoruz ama belediye içerisinde bunun sıkıntıya neden olduğuna çok eminiz. Bilerek yapıldığına eminiz.”

“Yarın öbür gün bunun hesabını veremezsiniz”

Güç, ilçe başkanlarıyla yaptıkları toplantıda İZSU ve İZDENİZ’in yaptığı sunumlarla ilgili şöyle konuştu:

“Körfez kirliliğiyle alakalı teknik anlamda İZDENİZ’in, İZSU’nun bir açıklaması var. Bunu bizim siyasi anlamda topluma anlatmamız gerekiyor. Ciddi emek harcanıyor. İZSU ve İZDENİZ tarafından ama merkezi hükümet tarafından bununla ilgili adım göremiyoruz. Sadece işte ‘yapamıyorsunuz, edemiyorsunuz’ algısını yaratmak için kendilerinin üzerine düşen görevleri kesinlikle yapmıyorlar. Gediz Nehri şu anda üçüncü dereceden kirlilik seviyesinde. Menemen Ovası’na ve ara derelerle beraber İzmir Körfezi’ne ulaşan bir durumu var. Üçüncü seviye demek artık kirlenmiş su demek. Kirlenmiş suyun ne İzmir’e faydası var, ne Menemen Ovası’na faydası var, ne Körfeze faydası var. Bu Gediz’in denetlenmesi gerekiyor. Buraya organize sanayiler denetimsiz bir şekilde arıtma olmadan deşarj yapıyorlar. İzmir dışındaki birçok köyde bu Gediz Nehri’ne arıtma olmadan deşarj yapıldığını biliyoruz. Bunun ilgili teknik raporlar, akademik raporlar açıklandı. Ama şöyle bir olgu oluşuyor. ‘İşte Körfezi kirli tutalım da İzmir Büyükşehir Belediyesi’ni, İzmir belediyelerini eleştirelim’. Bu olgudan uzaklaşmamız gerekiyor. Burada İzmir şehrinde siz de yaşıyorsunuz. Yarın öbür gün bunun hesabını veremezsiniz. Teknik anlamda bir sene sonra, beş sene sonra, on sene sonra ya İZSU bakın bunları bunları bunları yapmış, İZDENİZ bakın bu çalışmaları yapmış, Çevre Bakanlığı ne yapmış dendiği zaman utanacaksınız. Çocuklarınıza vereceğiniz yanıtınız olmayacak. O yüzden şu İzmir kentine lütfen siyasi anlayışınızdan uzaklaşın. İzmir’e İzmirli olarak bakın ve bu Körfez temizliğiyle, çöp tesisiyle, katı atık yakma tesisiyle, Kara Yollarının ikinci çevre yolu yapılmasıyla alakalı ve raylı sistemlerle alakalı lütfen katkıda bulunun. 2026 bütçesinde yine yoklar. 2027 bütçesinde bari seçim bütçesinde lütfen bu konuyu ele alın ve bir İzmirli gibi davranarak İzmir milletvekili gibi davranarak İzmir’e katkı sunacak, çözüm öneleri getirin ve bütçe ayrılmasını sağlayın. Sadece İzmir’de oturup eleştiri üzerine yapılan bir siyasetin İzmirli’ye ve ulusa faydası yok. O yüzden konu bundan ibaretti. Amacımız örgütteki sağlam bilgilendirme toplantısı. Biz teknik anlamda hem örgütümüzü bilgilendiriyoruz. Hem üyelerimizi bilgilendiriyoruz. Neler yapacağımıza yönelik yani bu akademik çalışmalara, biz de ileriye dönük neler yapacağımızı, çalışmaları kendilerini biz üç ayda bir toplantı yaparak bilgilendirme yapmaya devam edeceğiz.”

“Aşırı derecede umutluyuz”

Güç, CHP Genel Merkezi’ndeki temaslarına ilişkin ise şunları kaydetti:

“İnanılmaz bir motivasyon var genel merkezimizde. Sağ olsunlar bu olguyu yaratan Genel Başkanımız, genel merkez yöneticilerimiz. Aşırı derecede umutluyuz. Bu umuda aslında halkta görüyoruz biz. Halkın bize karşı çok ciddi bir şeyi var. Aslında bu beklenti de bize sorumluluk veriyor. Ağır bir sorumluluk veriyor. Bu sorumluluğu inşallah yerine getireceğiz ve iktidarla beraber ülkeyi çok daha iyi konuma getireceğiz. Türkiye Cumhuriyeti çok güçlü bir devlettir. Suriye gibi, Irak gibi böyle aile devleti değildir burası. Yüzyıllardan beri devlet yapısına sahip bir cumhuriyettir burası. ‘Türkiye Cumhuriyeti’ni bir anda böyle dağılır, işte ekonomi toparlanamaz işte ülke nereye gidiyor’ gibi olgulara bizim milletimizin kapalı olması gerekiyor. Burada bir devlet yapısı vardır, devlet aklı vardır. Seçim olacak, bitecek ve ekonomi hızlı bir şekilde düzelecektir. Asla böyle bir kaygıya vatandaşlarımızın düşünmemesi gerektiğini dile getiriyoruz.”