(ANKARA) – CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, gazeteci Alican Uludağ’ın gözaltına alınmasına tepki göstererek, “Uyuşturucu soruşturmasında adı geçen bir ismin, hesap vermek yerine Adalet Bakanı’nın sağ kolu olmaya cüret etmesi, bugünkü yargı sisteminin ve iktidar zihniyetinin çürümüşlüğünün en net göstergesidir. İktidara yakın medyanın bile ‘100 bin lira maaşla 40 milyonluk ev nasıl oluyor?’ diye isyan ettiği, ancak sonradan gelen bir telefonla apar topar sildirdiği akıl almaz bir zenginleşme ve güç zehirlenmesi tablosu ortadadır. Bir televizyon kanalına anında haber sildirecek, kendi başarısızlıklarını haberleştiren Alican Uludağ gibi saygın bir gazeteciyi gözaltına aldıracak kadar pervasızlaşmış, hukuku kendi aparatına dönüştürmüş bir yapıdan bahsediyoruz” dedi.
CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, gazeteci Alican Uludağ’ın gözaltına alınmasına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Emir, Uludağ’ın gözaltına alınmasının tesadüf olmadığını savundu.
Emir, açıklamasında, “Adalet Bakanı Akın Gürlek’in Ankara’ya geliş sürecinde beraberinde getirdiği ve Adalet Bakanlığı’nda basın müşaviri olarak görevlendirilmek istendiği” öne sürülen Furkan Torlak’a ilişkin iddiaları daha önce kamuoyu gündemine taşıdıklarını belirtti. Bu atamanın kamuoyunda oluşan tepkiler üzerine durdurulduğunu ifade eden Emir, söz konusu gelişmeyi kamuoyuna duyuran gazeteci Uludağ’ın gözaltına alınmasının dikkati çekici olduğunu kaydetti.
Emir, açıklamasında, “Devletin koltuklarına sızamayan, kapıdan kovuldukça bacadan girmeye çalışan bu yapı, şimdi öfkesini gerçekleri yazanlardan çıkarıyor. Atamanın iptal edildiğini kamuoyuna duyuran Alican Uludağ’ın gözaltına alınması asla bir tesadüf değildir. Biliyoruz ki arkasında, ataması yapılmayan Furkan Torlak ve ekibinin intikam hırsı, yargı içindeki zehirli nüfuz kullanımı yatmaktadır” ifadelerini kullandı.
“Hukuku kendi aparatına dönüştürmüş bir yapıdan bahsediyoruz”
“Karşımızda sıradan bir bürokrat veya danışman krizi yok. Kendi partileri (AKP) içinde dahi sevilmeyen, izole olmuş ancak devletin bazı noktalarından inanılmaz bir güç devşiren, mafyatik yöntemlerle iş gören dar bir klik var” diyen Emir, şunları kaydetti:
“Uyuşturucu soruşturmasında adı geçen bir ismin, hesap vermek yerine Adalet Bakanı’nın sağ kolu olmaya cüret etmesi, bugünkü yargı sisteminin ve iktidar zihniyetinin çürümüşlüğünün en net göstergesidir. İktidara yakın medyanın bile ‘100 bin lira maaşla 40 milyonluk ev nasıl oluyor?’ diye isyan ettiği, ancak sonradan gelen bir telefonla apar topar sildirdiği akıl almaz bir zenginleşme ve güç zehirlenmesi tablosu ortadadır. Bir televizyon kanalına anında haber sildirecek, kendi başarısızlıklarını haberleştiren Alican Uludağ gibi saygın bir gazeteciyi gözaltına aldıracak kadar pervasızlaşmış, hukuku kendi aparatına dönüştürmüş bir yapıdan bahsediyoruz”
Adalet Bakanı Akın Gürlek’e de çağrıda bulunan ve Bakanlık çevresinde etkili olduğu öne sürülen kişilerle ilgili iddiaların açıklığa kavuşturulmasını isteyen Emir, “Bakanlığınızın etrafında dolanan, gazetecileri gözaltına aldıran bu gölge yapıyla neden görüntü verdiniz? Bu pervasızlık gücünü sizden mi alıyor?” sorularını yöneltti.
Emir, açıklamasında ayrıca gazetecilere yönelik işlemlerin basın özgürlüğü açısından kaygı verici olduğunu vurguladı.

