Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

CHP’li Çiftci’den Bakan Gürlek’e tepki: Yargı dosyaları, siyasi meşruiyet üretmek için televizyon stüdyolarında anlatılamaz

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftci, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in katıldığı bir televizyon yayınındaki konuşmalarına ilişkin, “Yargı dosyaları, siyasi meşruiyet üretmek için televizyon stüdyolarında anlatılamaz. Savunma hakkı, ‘düzenleme yapacağız’ denilerek daraltılacak bir alan olarak görülemez. Etkin pişmanlık, baskı altında beyan üretmenin kılıfı haline getirilemez. Adalet Bakanı’nın devam eden dosyalar hakkında tek taraflı anlatılar kurması hakimlere, savcılara ve topluma verilen açık bir mesajdır” dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftci, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in

(ANKARA) – CHP Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftci, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in katıldığı bir televizyon yayınındaki konuşmalarına ilişkin, “Yargı dosyaları, siyasi meşruiyet üretmek için televizyon stüdyolarında anlatılamaz. Savunma hakkı, ‘düzenleme yapacağız’ denilerek daraltılacak bir alan olarak görülemez. Etkin pişmanlık, baskı altında beyan üretmenin kılıfı haline getirilemez. Adalet Bakanı’nın devam eden dosyalar hakkında tek taraflı anlatılar kurması hakimlere, savcılara ve topluma verilen açık bir mesajdır” dedi.

Çiftci, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in bir televizyon yayınında yaptığı değerlendirmelere ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Çiftci, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Adalet Bakanı Akın Gürlek, bu akşam yaptığı açıklamalarla, Adalet Bakanlığı makamının taşıması gereken anayasal sorumluluğun sınırlarını bizzat aşan bir tablo ortaya koymuştur. Adalet Bakanı sıfatını taşıyan bir kişinin, henüz yargılaması devam eden dosyalar hakkında ayrıntılı değerlendirmelerde bulunması ve etkin pişmanlık beyanlarını savunma konusu yapması yargı bağımsızlığı ilkesinin özüyle açıkça çelişmektedir. Adalet Bakanı, geçmişte savcı sıfatıyla imza attığı iddianameleri bugün kamuoyu önünde savunur konuma yerleşmiştir. Bu tutum, dosyaya bakan hakim ve savcılar üzerinde nesnel bir baskı zemini üretmektedir.

Bir yargı mensubunun, hakkında karar vereceği dosyayı; aynı dosyanın eski savcısı, bugünün Adalet Bakanı ve aynı zamanda HSK’nın başkanı konumundaki bir aktörün ekranlardan anlatması, adil yargılanma hakkının yok edilmesidir. Canlı yayında dile getirilen ‘tutukluların avukat görüşmelerine ilişkin yeni düzenleme’ hazırlığı, savunma hakkı açısından alarm verici niteliktedir. Avukat-müvekkil görüşmesi, ceza yargılamasının temel güvencelerinden biridir. Bu alanda ‘boşluk’ iddiasıyla yapılacak her müdahale, tutukluluğu peşin cezaya dönüştürmektir. Canlı yayında ‘zorlama yok, herkes kendi iradesiyle başvurdu’ şeklinde sunulan etkin pişmanlık anlatısı, uygulamayla örtüşmemektedir.

“Yargının siyasal gölge altında çalıştığını bir kez daha ilan etmektir”

Dosyalara yansıyan tablo, uzun tutukluluk, aile bireyleri üzerinden kurulan baskı, ekonomik ve psikolojik tehditlerle beyan üretildiğini açık ve bir net şekilde ortaya koymaktadır. ‘Siyasi partilerin kapatılması olmaz. Bunu zorlaştıran da zaten AK Parti. Bunlar tamamen yanlış bilgi’ ifadesi ise gerçeği yansıtmamaktadır. İBB iddianamesinin kabul edilmesinin hemen ardından Yargıtay’a kapatma ‘ihbar’ı gönderen bizzat Sayın Bakan’ın kendisidir. Belki de en vahimi ise; hakimler, iddianamenin aksine bir ara karar verdiğinde dahi bu kararın ardından mesleki geleceğiyle ilgili risk hesaplamak zorunda kaldığı bir sistemin işlemekte oluşudur.

Adalet Bakanı aynı zamanda HSK’nın başkanıdır. Bu gerçeklik, devam eden davalar hakkında yapılan her açıklamayı çok daha ağır bir anayasal sorun haline getirir. Dolayısıyla yargı dosyaları, siyasi meşruiyet üretmek için televizyon stüdyolarında anlatılamaz. Savunma hakkı, ‘düzenleme yapacağız’ denilerek daraltılacak bir alan olarak görülemez. Etkin pişmanlık, baskı altında beyan üretmenin kılıfı haline getirilemez. Adalet Bakanı’nın devam eden dosyalar hakkında tek taraflı anlatılar kurması hakimlere, savcılara ve topluma verilen açık bir mesajdır. Bu mesajın adı bağımsız yargı değildir. Bu mesaj, yargının siyasal gölge altında çalıştığını bir kez daha ilan etmektir.”

Reklamı Geç