Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

CHP’li Aşkın Genç: Türkiye’de dakikada 19 icra dosyası açılıyor, vatandaş günde 3,3 milyar TL faiz ödüyor

CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, açıklanan enflasyon verilerinin vatandaşın yaşadığı geçim krizini gizleyemediğini söyledi. Memur ve emekli zamlarının daha cebe girmeden eridiğini belirten Genç, vatandaşın 2025’te bankalara 1,2 trilyon TL faiz ödediğini, icra dosyalarına ise sadece ocak ayında 866 bin yeni dosya eklendiğini açıkladı. Çocukların beslenmesiz okula gittiğini vurgulayan Genç, “Bugün milyonlarca insan ay sonunu değil günü kurtarma derdinde” dedi.

CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç TBMM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada,

(TBMM) – CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, açıklanan enflasyon verilerinin vatandaşın yaşadığı geçim krizini gizleyemediğini söyledi. Memur ve emekli zamlarının daha cebe girmeden eridiğini belirten Genç, vatandaşın 2025’te bankalara 1,2 trilyon TL faiz ödediğini, icra dosyalarına ise sadece ocak ayında 866 bin yeni dosya eklendiğini açıkladı. Çocukların beslenmesiz okula gittiğini vurgulayan Genç, “Bugün milyonlarca insan ay sonunu değil günü kurtarma derdinde” dedi.

CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada enflasyon rakamları ile vatandaşın yaşadığı hayat pahalılığı arasında büyük bir fark olduğunu söyledi. TÜİK’in aralık ayında düşük açıkladığı enflasyon nedeniyle memur ve emekli zamlarının düşük kaldığını belirten Genç, ocak ayındaki yüksek enflasyonun ise yapılan artışları daha vatandaşın cebine girmeden erittiğini ifade etti.

Türkiye’de yaşananın bir istatistik sorunu değil, doğrudan bir geçim krizi olduğunu vurgulayan Genç, vatandaşın borçla ayakta kaldığını, bankalara ödenen faizlerin rekor seviyeye çıktığını ve icra dosyalarındaki artışın ekonomik tabloyu net biçimde gösterdiğini söyledi.

“Arada sadece rakam farkı değil, hayat farkı var”

CHP’li Genç, konuşmasında şunları kaydetti:

“Dün enflasyon rakamları açıklandı. TÜİK ocak ayı enflasyonunu aylık yüzde 4,84, yıllık yüzde 30,65 dedi. ENAG ise aylık yüzde 6,32, yıllık yüzde 53,42 olarak hesapladı. Arada sadece rakam farkı yok, aynı zamanda hayat farkı var. Çünkü pazarda, markette, kirada, elektrikte vatandaşın yaşadığı gerçek; açıklanan tablodan çok ama çok farklı. İktidar ‘enflasyon düşüyor’ masalı anlatırken; aralık ayında TÜİK’in açıkladığı yüzde 0,89’luk düşük oran, memurun-emeklinin 6 aylık enflasyon farkını aşağı çekti. Daha maaşlar cebe girmeden yüzde 4,84 ocak enflasyonu ile o zammı tek kalemde geri aldı. Yani vatandaşın cebine girmeyen para, enflasyonla şimdiden buhar oldu. Bu tabloya halkın tesadüf demesini kim bekleyebilir? Aralıkta enflasyonu düşük göster, zammı düşük tut, ocakta yeniden hızlan… Sonuç, yük yine dar gelirlinin sırtında.

“İşsizlik azalmıyor, umutsuzluk büyüyor”

Bakın, ‘İşsizlik azalıyor’ dedikleri dönemde işgücü de istihdam da geriliyor. İş aramaktan vazgeçenler artıyor, yani işsizlik azalmıyor, umutsuzluk büyüyor. Gerçek işsiz sayısı; eksik istihdam ve umutsuzların toplamıyla 11 milyon 621 bin kişiyle yüzde 29’lara dayanmış. Bu, sadece bir istatistik değil, evine ekmek götürme endişesidir. Şimdi gelin borca bakalım. Vatandaşın bireysel kredi ve kredi kartı borcu 5 trilyon 973 milyar TL, varlık yönetim şirketleri dahil toplam 6,1 trilyon TL. Bu borç bir haftada 66,5 milyar TL artıyor. Bu ne demek? İnsanlar keyfinden borçlanmıyor; maaş yetmiyor, borçla ayakta kalmaya çalışıyor.

“Maaş yetmiyor, vatandaş borçla ayakta kalıyor”

Daha çarpıcı bir veri… Vatandaş, sırf bireysel krediler ve kredi kartları nedeniyle bankalara 2025’te 1 trilyon 222 milyar TL faiz ödemiş. Günde 3,35 milyar TL faiz demek. Saatlik yaklaşık 140 milyon TL, dakikada 2,3 milyon TL… Yani bu ülkede saat başı, sadece vatandaşın faiz yükü üzerinden bir servet transferi yaşanıyor. Peki bankalar? Bankacılık sektörü 2025’i 1,2 trilyon TL brüt karla kapatmış; net kar 940,2 milyar TL. Bu da günde yaklaşık 2,58 milyar TL net kar demek. Bir tarafta vatandaş günde 3,35 milyar TL faiz ödüyor, diğer tarafta bankalar günde 2,58 milyar TL net kar yazıyor. İşte ekonominin özeti: Emeğin cebinden, finansın kasasına.

“Gerçek ekonomi mutfakta yaşanıyor”

İcra daireleri… Ocak’ta icra dairelerine 866 bin yeni dosya eklenmiş. Yani günde 27 bin 935 dosya. Saatte yaklaşık bin 164, dakikada 19 dosya… Her üç dakikada bir onlarca aile icralık oluyor. Bu, ‘düşen enflasyon’ hikâyesiyle yan yana durmaz; bu, geçim krizinin tam da fotoğrafıdır. Bugün ülkede milyonlarca insan ay sonunu değil, günü nasıl çıkaracağını düşünüyor. Pazara giden fileyi dolduramıyor, kirayı ödeyince maaşı tükeniyor, çocuğunu okula gönderirken beslenme koyamıyor. İşte gerçek ekonomi budur. Eğer vatandaşın sofrası küçülüyorsa, siz istediğiniz kadar ‘büyüme’ deyin, o büyüme milletin hayatına yansımıyorsa bunun adı refah değil; yokluktur, yoksulluktur.

“Enflasyonla mücadele tabelayla değil, mutfakta yapılır”

En düşük emekli maaşı da asgari ücret de açlık sınırının üstüne çıkarılmalıdır. Çünkü bugün ocakta açıklanan enflasyon, aralıkta düşük tutulan artışların nasıl buharlaştığını hepimize gösterdi. Vatandaşın zamları daha cebine girmeden eridi. Bu nedenle iktidara çağrımız nettir. Enflasyonla mücadele; tabelayı değil, mutfağı baz alarak yapılır. Gelir politikası; bankayı kollayarak değil, emekliyi, memuru, asgari ücretliyi koruyarak yapılır. ‘Zam verdik’ demekle olmaz, zammın alım gücünü enflasyona ezdirmeyecek gerçek bir refah düzenlemesi gerekir. Bugün TÜİK’in söylediğiyle ENAG’ın söylediği arasındaki fark, aslında vatandaşın ‘benim enflasyonum’ dediği şeydir. Aralıkta düşük, ocakta yüksek… Bu düzen, maaşın değerini törpüleyen, borcu büyüten, icrayı artıran bir düzendir. Cumhuriyet Halk Partisi olarak; emeği koruyan, emekliyi yaşatan, asgari ücreti açlık sınırının üstüne çıkaran, vergide adaleti sağlayan, üretimi büyüten bir ekonomik düzeni kurmakta kararlıyız.”