Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

CHP’den Toplumsal Barış ve Demokrasi Konferansı… Resul Emrah Şahan: “Bu ülkenin barışına duyduğum sorumluluktan bir yurttaş olarak asla vazgeçmem”

Görevden alınarak yerine kayyum atanan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, partisinin düzenlediği Toplumsal Barış ve Demokrasi Konferansı’na tutuklu bulunduğu Silivri’den mesaj gönderdi. Şahan, “Bugün özgürlüğümden mahrum bırakılmış olabilirim ancak bu ülkenin barışına, demokrasisine ve birlikte yaşama umuduna duyduğum sorumluluktan bir evlat, bir eş, bir baba, Cumhuriyet’in yetiştirdiği bir yurttaş olarak asla vazgeçmem. Anadolu topraklarının bin yıllık yaşama kültürü bu ülkenin en büyük gücüdür. Bu mayayı geleceğe taşımak hepimizin ortak görevidir” dedi.

Görevden alınarak yerine kayyum atanan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah

Haber: Çağatan AKYOL – Kamera: Gencer KETEN

(İSTANBUL) – Görevden alınarak yerine kayyum atanan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, partisinin düzenlediği Toplumsal Barış ve Demokrasi Konferansı’na tutuklu bulunduğu Silivri’den mesaj gönderdi. Şahan, “Bugün özgürlüğümden mahrum bırakılmış olabilirim ancak bu ülkenin barışına, demokrasisine ve birlikte yaşama umuduna duyduğum sorumluluktan bir evlat, bir eş, bir baba, Cumhuriyet’in yetiştirdiği bir yurttaş olarak asla vazgeçmem. Anadolu topraklarının bin yıllık yaşama kültürü bu ülkenin en büyük gücüdür. Bu mayayı geleceğe taşımak hepimizin ortak görevidir” dedi.

CHP, İstanbul Kongre Merkezi’nde Toplumsal Barış ve Demokrasi Konferansı düzenleniyor. Çok sayıda siyasi parti temsilcisi ile TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu üyelerinin de katıldığı konferansa görevden alınarak yerine kayyum atanan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, tutuklu bulunduğu Silivri’den mesaj gönderdi. CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik’in okuduğu mesajda Şahan, tutukluluklarının 11 aya yaklaştığını belirterek, şunları kaydetti:

“Özgürlüğünden mahrum bırakılmış bir insan için zaman takvim yapraklarıyla ölçülemez. Bu süreçte asıl ağırlığını hissettiğim, sözümü ve emeğimi ülkenin geleceğini inşa edecek adımlar için yeterince kullanamıyor oluşumdur. Bu siyasi tutuklamalar, basit gündelik hesapların ötesinde bu milletin evlatlarının kaderinin hangi normda belirleneceğine dair bir kavganın sonucudur. Demokrasi, barış, hak ve özgürlükler ekseninde bir gelecek mi, yoksa yurttaş iradesinin belirsizlik ve güvencesizlik tehdidi altında sınırlandığı bir geleceksizlik mi? Bir şehir plancısı, bir kamu yöneticisi ve bir siyasetçi olarak benim için bu normu belirleyen her zaman yurttaşın kendisi olmuştur. İlkesel olarak barıştan yana, stratejik olarak ise siyasal alanın genişlemesinin devleti güçlendireceğine inanan bir belediye başkanıyım. Bu nedenle önce belediye meclis üyesi, daha sonra ise Şişli Belediye Başkanı adayı olduğum ilk seçimde de CHP’nin benimsediği İstanbul ittifakı, Türkiye İttifakı fikrini bir seçim taktiği olarak değil, Cumhuriyet’in kurucu aklına dayanan bir sorumluluk olarak gördüm. Farklılıkların yan yana geldiğinde birbirini tehdit etmediği, aksine birbirini besleyerek güçlendirdiği bir Türkiye Cumhuriyeti hayaline inandım.

“Demokrasi yerelden başlar”

İnançların, kimliklerin ve hayat tarzlarının bir arada yaşama iradesiyle çoğaldığı bu ortak zemini kamusal sorumluluğun temel dayanaklarından birisi olarak gördüm. Bu anlayışı Şişli’de hayata geçirmek için gece gündüz çalıştık. Görev sürem boyunca plan çizerken de asfalt dökerken de çocuklar, gençler, kadınlar ve yaşlılar için projeler üretirken de aynı ilkeyle hareket ettik. Yurttaşın kamuyla kurduğu ilişkinin korkuya değil, güvene dayanması; devletle toplum arasındaki mesafenin azaldığı, herkesin sokakta, kentte ve ülkenin her köşesinde kendini güvende hissettiği, haklarının korunduğuna dair inancın güçlendiği bir siyasal kültürün yerleşmesi için çaba gösterdik. Bugün tutuklu bulunmamın da cumhuriyetin ilk adımlarının atıldığı, şu an sınırları içerisinde bulunduğunuz Şişli’nin kayyum yönetimi altına alınmasının da nedeni budur. Eşitliği, adaleti ve hak temelli bir kent yaşamını sözde değil; uygulamayla, icraatla ve kararlılıkla hayata geçirme iradesidir. Demokrasi yerelden başlar, gündelik hayatın içinde kurulan ilişkilerden, göz hizasından başlar. Yurttaşın kamuyla temas ettiği her anda yeniden anlam kazanır.

“Tarihsel bir kavşaktayız”

Yerel yönetimler adaletin, eşitliğin ve güven duygusunun doğrudan sınandığı alanlardır. Eşit yurttaşlık fikri sosyal demokrat siyaset anlayışının en güçlü dayanaklarından bir tanesidir. Bugün yerelde kurmaya çalıştığımız bu anlayışın yarın ülkenin tamamında demokratik bir iklime dönüşeceğine yürekten inanıyorum. Bugün Türkiye yeni bir devrin eşiğindedir. Açılan bu yeni sayfanın ilk cümlesi bu vatanın bütün evlatları için kullanılmalıdır. Yan yana gelebilen, konuşabilen, birbirini anlayabilen bir toplum olabilmek içindir ancak bu cümle hepimizi kapsayan bir adalet ve eşitlik anlayışıyla kurulmadığı sürece kalıcı bir toplumsal barış mümkün olmayacaktır. Genç kuşak siyasetçilerin bu topraklarda siyaset yapma iradesinin baskıyla değil; hukukla, siyasi rekabetle, özgürlükle güçlendirilmesine ihtiyaç vardır. Türkiye’nin geleceğine dair söz söyleyen herkesin bulunduğu makamdan bağımsız olarak devleti güçlendirmeye, hukuku güvenilir kılmaya, milletin birbirine olan bağını onarmaya katkı sunması gereken tarihsel bir kavşaktayız.

“Bu ülkenin geleceği en zor zamanlarda bile sözünü sakınmayanların emeğiyle kurulacaktır”

Yaşadığım bu süreci kişisel bir hikayemin ötesinde Türkiye’nin ortak geleceğinin kurma iradesinin sınandığı bir dönem olarak görüyorum. Bugün özgürlüğümden mahrum bırakılmış olabilirim ancak bu ülkenin barışına, demokrasisine ve birlikte yaşama umuduna duyduğum sorumluluktan bir evlat, bir eş, bir baba, cumhuriyetin yetiştirdiği bir yurttaş olarak asla vazgeçmem. Anadolu topraklarının bin yıllık yaşama kültürü bu ülkenin en büyük gücüdür. Bu mayayı geleceğe taşımak hepimizin ortak görevidir. Bugün bu buluşmaya sahip olduğum tek bir imkanla katılıyorum; bir kalemle, bir kağıtla ama şunu biliyorum. Bu ülkenin geleceği en zor zamanlarda bile sözünü sakınmayanların emeğiyle kurulacaktır.”