(İZMİR) – 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında CHP İzmir İl Kadın Kolları tarafından CHP İzmir İl Başkanlığı binasında üye kayıt ve rozet takma töreni düzenlendi. Törende partiye katılan 500 kadına rozetleri takıldı.
CHP İzmir İl Başkanlığı binasında gerçekleştirilen törene CHP İzmir İl Sekreteri Duygu Kumaş Reel, CHP İzmir İl Kadın Kolları Başkanı Zahide Kurun’un yanı sıra ilçe belediye başkanları, il ve ilçe yöneticileri ile çok sayıda partili katıldı.
İl Sekreteri Duygu Kumaş Reel, törende yaptığı konuşmada, “8 Mart, tüm kadınlar için hayatın her alanında eşit bir şekilde var olmak, hak ve özgürlüklerini kazanmak için verilen mücadelenin en önemli simgelerinden biridir. Emeğinin hakkını arayan, eşit ve güzel bir dünya için mücadele eden tüm kadınların günüdür. 8 Mart, emeği yok sayılan, hakları gasp edilen ama asla boyun eğmeyen kadınların mücadelesidir. Bu tarih eşit işe eşit ücret isteyenlerin, şiddete karşı yaşam hakkını savunanların, özgür ve eşit bir dünya isteyen kadınların tarihidir. Bugün burada, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü vesilesiyle yalnızca bir günü anmak için değil, kadınların eşitlik, özgürlük ve adalet mücadelesini büyütmek, dayanışmamıza güç katmak için bir aradayız. Cumhuriyetimizin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, kadınların toplumdaki yerini yıllar önce çok net bir şekilde şu sözlerle ifade etmiştir,’Dünyada her şey kadının eseridir.’ Cumhuriyet devrimleriyle kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanınmış, eğitimden siyasete kadar pek çok alanda önemli adımlar atılmıştır” dedi.
“Güçlü bir demokrasi ancak kadınların eşit temsiliyle mümkün”
Kadınların eşitsizlikle, şiddetle ve ayrımcılıkla mücadele etmek zorunda olduğunu belirten Duygu Kumaş Reel, şunları kaydetti:
“Bugün geldiğimiz noktada biliyoruz ki kadınlar hâlâ eşitsizlikle, şiddetle ve ayrımcılıkla mücadele etmek zorunda bırakılmaktadır. Kadın cinayetleri, ekonomik eşitsizlikler ve sosyal hayattaki adaletsizlikler bizlere gösteriyor ki mücadelemiz hâlâ devam etmektedir. Bizler Cumhuriyet Halk Partisi olarak biliyoruz ki güçlü bir demokrasi ancak kadınların eşit temsiliyle mümkündür. Kadınların siyasette, yerel yönetimlerde, çalışma hayatında ve karar mekanizmalarında daha güçlü yer alması için mücadele etmeye devam edeceğiz. Toplumsal cinsiyet eşitsizliğine karşı, kadına yönelik her türlü şiddete karşı ve İstanbul Sözleşmesi’nin yeniden yürürlüğe girmesi için mücadelemizi sürdüreceğiz. Kadınların siyasal ve iş hayatındaki temsiliyetini artırmak için taleplerimizi güçlü bir şekilde dile getirmeye devam edeceğiz. Çünkü bizler için kadın hakları meselesi aynı zamanda bir insanlık onuru meselesidir. Kadınların özgür olduğu, emeğinin değer gördüğü, şiddetin son bulduğu bir Türkiye’yi hep birlikte kuracağız. Çünkü biz inanıyoruz ki kadınların mücadelesi aynı zamanda demokrasinin, adaletin ve cumhuriyetin mücadelesidir.”
Kurun: “Kadın güçlenmeden demokrasi güçlenmez”
İzmir İl Kadın Kolları Başkanı Zahide Kurun da “Bugün yalnızca bir günü kutlamak için değil, bir tarihi anmak, bir mücadeleyi büyütmek ve bir direnişi geleceğe taşımak için bir aradayız. 8 Mart emeği sömürülen, sesi bastırılmak istenen ama boyun eğmeyen kadınların günüdür. 8 Mart, direnenlerin, değiştirenlerin, dönüştürenlerin günüdür. 8 Mart, yılın geri kalan 364 gününde kadın hakları mücadelesi verenlerin birbirine ‘sen yalnız değilsin’ deme günüdür. Bugün, 1857’de hak mücadelesinde hayatını kaybeden kadın işçileri anıyoruz. Bugün, bu topraklarda şiddete kurban giden kadınları anıyoruz. Bugün, eşit işe eşit ücret mücadelesi veren emekçi kadınları anıyoruz. Ama sadece anmıyoruz. Bizler mücadeleyi de büyütüyoruz. Biz, Cumhuriyet Halk Partili kadınlar olarak biliyoruz ki Kadın özgürleşmeden toplum özgürleşmez. Kadın güçlenmeden demokrasi güçlenmez. Cumhuriyet’in kurucusu Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk, kadınlara seçme ve seçilme hakkını birçok Avrupa ülkesinden önce tanıdı. Çünkü o biliyordu: Bir milletin yarısı zincirliyse, o millet yükselemez. Bugün ise bizler hâlâ eşitlik mücadelesi veriyoruz. Kadın cinayetlerine karşı, yoksulluğa karşı, emeğin görünmezliğine karşı, siyasette yok sayılmaya karşı mücadele ediyoruz. Ve buradan açıkça söylüyoruz: Kadınların hayatı politiktir. Çünkü kadın cinayetleri politiktir. Kadınların mücadelesi politiktir. Ve bizler susmayacağız. İsyanımız var evet ama umudumuz da var. İsyanımız adaletsizliğe, eşitsizliğe, kadınların yaşam hakkının tartışma konusu yapılmasına. Umudumuz ise örgütlü gücümüzdür, yan yana gelişimizdir, bu salonu dolduran cesur kadınlardır” ifadelerini kullandı.
“Kadınlar karar verdiğinde gelecek değişir”
Kurun, 500 kadının CHP’ye katılmasıyla ilgili ise şunları söyledi:
“Bugün burada ‘katlanmak zorunda değiliz’ diyen yeni yol arkadaşlarımız da aramıza katılıyor. Bu çatı yalnızca bir siyasi çatı değildir. Burası dayanışmanın, cesaretin, omuz omuza mücadelenin evidir. Sizler sadece bir partiye değil, eşitlik mücadelesine, laik Cumhuriyet’e, kadınların özgür yarınlarına katılıyorsunuz. Hoş geldiniz. Mücadelemize güç kattınız. Bizler biliyoruz ki kadınlar bir araya geldiğinde tarih değişir. Kadınlar ayağa kalktığında düzen değişir. Kadınlar karar verdiğinde gelecek değişir. Bugün buradan bir kez daha haykırıyoruz: Eşitlikten vazgeçmeyeceğiz. İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmeyeceğiz. Kadınların yaşam hakkından asla vazgeçmeyeceğiz. Ve biz kazanacağız. Çünkü biz haklıyız. Çünkü biz örgütlüyüz. Çünkü biz güçlü kadınlarız.”



