(İZMİR) – CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait bazı mülklerin Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilmesine “Bugün bir belge ulaştı elimize. Meslek Fabrikası’nın olduğu bina zamanında Atatürk tarafından parasıyla alınmış ve belediyeye verilmiş. Bununla ilgili kararname geldi. Şimdi böyle ufak tefek siyasi oyunlarla, ufak tefek böyle bürokratik işlemlerle İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden zorla böyle kendi mallarını almaya çalışıyorlar” diye tepki gösterdi.
CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, ANKA Haber Ajansı Ege Bölge Temsilciliği’ni ziyaret etti. Burada gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Güç, iki aylık süreçte İzmir’in 30 ilçesini gezdiklerini belirterek, halkın derin bir yoksulluk ve umutsuzluk içinde olduğunu söyledi.
Sahadaki gözlemlerinin ekonomik krizin toplumsal etkilerini açık biçimde ortaya koyduğunu belirten Güç, şu ifadeleri kullandı:
“Halkımız açısından çok üzücü bir tablo var. Çünkü ciddi bir ekonomik sıkıntıya bağlı ciddi bir garibanlık var. Yoksulluk var. Bu da tabii gençleri etkiliyor, emeklileri etkiliyor, toplumu etkiliyor ve ruh halini etkiliyor. Bunun tabii ki değişmesi yönünde bizim bir dileğimiz var. Her gittiğimiz yerde benzer şeyler söylüyoruz. Çünkü bunları söyledikçe insanlar aslında kendi hayatlarındaki şeyi şaşırıyorlar. Yani bu kadar bu yoksulluk neden oldu? Ben bu hale nasıl geldiğimi şaşırıyorlar.”
“Cumhuriyet Halk Partisi’ne ihtiyaç var”
Güç, ekonomik sorunların yalnızca gelir kaybıyla sınırlı kalmadığını, özellikle gençler üzerinde derin bir gelecek kaygısı yarattığını vurgulayarak şöyle devam etti:
“Çünkü inanın bu kadar üretimin iyi olduğu, hızlı olduğu bir dünyada yaşarken, insanlar bu kadar yoksulluk yaşaması, gençlerin sosyal yaşamında neredeyse hiç olmayışı, barınma sorunun getirdiği büyük problemler, gençlerin gelecek kaygısı bunlar toplumda çökmüş, bu ruh haline neden olmuş. Bunların düzelmesi için iktidarın değişmesi lazım çünkü meclis iktidar artık ülkeyi yönetemez hale gelmiş. Kadroları buna uygun değil. Bir heyecanları kalmamış. Uzun yıllardan beri iktidarda olmanın bir demerolize olmuş bir yapısı var. Artık iktidarın değişmesi bu işi daha iyi yapabilecek, bu işe inanmış ülkesini daha çok seven, daha heyecanlı ülkesine daha çok katkı sunabilecek Cumhuriyet Halk Partisi’ne ihtiyaç var. Umudumuz en yakın zamanda seçimin olması. Zaten seçim olduğu zaman biz iktidara geleceğimizden eminiz.”
“Siyasi oyunlarla, bürokratik işlemlerle İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden almaya çalışıyorlar”
İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait bazı mülklerin Vakıflar Genel Müdürlüğü bünyesine geçirilmesine ilişkin ise Güç, şunları kaydetti:
“Çok üzücü. Çünkü şöyle böyle bir açıklama da geldi bir üst düzey bir yöneticilerinden. ‘Bu vakıflar işte Yunan Vakfı mıdır, ne oluyor’ dedi. Peki yani İzmir Büyükşehir Belediyesi Yunan Belediyesi mi? Ben anlayamadım. Ayrıca bugün bir belge ulaştı elimize. Meslek Fabrikasının olduğu bina zamanında Atatürk tarafından parasıyla alınmış ve belediyeye verilmiş. Bununla ilgili kararname geldi. Şimdi böyle ufak tefek siyasi oyunlarla, ufak tefek böyle bürokratik işlemlerle İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden zorla böyle kendi mallarını almaya çalışıyorlar. Madem ‘biz Yunan Vakfı’ diyor ya biz Yunan belediyesi miyiz? Veya İzmir Yunan şehri mi? Mesela şu bakış açısıyla baktığımız zaman İzmir’e mesela neden yatırım gelmiyor? Neden belli şehirlerde, spor tesisleri, kapalı spor tesisleri, stadyumlar, yollar, raylı sistemler… Gaziantep’te yapıldığı gibi neden İzmir’de yapılmıyor?
“İzmir halkının malını kimseye vermeyeceğimizi bilmeleri gerekiyor”
Bu bakış açısıyla baktığımız zaman aslında İzmir çok AKP hükümeti tarafından yalnız bırakılmış bir şehir. Biz kendi kendimize yeteriz o ayrı mesele ama kardeşim bizim yettiğimiz şeyleri de bırakın bizde kalsın. Bırakın biz kendi Meslek Fabrikamızda bırakın insanlarımıza kurs verelim. O Meslek Fabrikası’nda 215 kurs veriliyor ve bunların büyük bir çoğunluğu gençlere ve kadınlara yönelik. Amaç onlara bir meslek sahibi yapabilmek. Şimdi sen bunu elinden alıyorsun diyorsun ki burası ‘benim’. Hukukun bu kadar zorlandığı, bakış açısının bu kadar sertleştiği İzmir halkını cezalandıran bir yapıyla ilerlenen bir siyaset siyaset değildir. İzmir’deki AKP’li siyasetçiler gerçekten bu konuda daha itidalli, daha İzmir taraflı davranmalarını rica ediyoruz. Biz böyle İzmir’in malını öyle kimseye yedirecek durumda değiliz. Ne Cemil Tugay ne ben il başkanı olarak bu konularda çok sert tepki vereceğimizi, İzmir halkının malını kimseye vermeyeceğimizi bilmeleri gerekiyor.”

