Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

CHP Grup Toplantısı… Özgür Özel’den Bahçeli’ye emekli aylığı çağrısı: “Önergeyi sen ver, biz kayıtsız şartsız senin dediğin iyileştirmeye destek vereceğiz”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin emekli aylıkları hakkındaki düzenlemeye ilişkin açıklamalarına yanıt verdi. Özel, Bahçeli’ye “Açık net söylüyorum: Sayın Devlet Bahçeli önergesini versin, onun önergesini geçirelim. Buyursun değerli büyüğümüz, emeklilere bir büyüklük yapsın, iki elimizle birden destek verelim Devlet bey. Emekli bu kadar perişan durumdayken siz de bir yandan buna sefalet ücreti derken efendim CHP bilmem ne ben yokum. Önergeyi sen ver, biz kayıtsız şartsız senin dediğin iyileştirmeye destek vereceğiz” çağrısında bulundu..

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin

(TBMM) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin emekli aylıkları hakkındaki düzenlemeye ilişkin açıklamalarına yanıt verdi. Özel, Bahçeli’ye “Açık net söylüyorum: Sayın Devlet Bahçeli önergesini versin, onun önergesini geçirelim. Buyursun değerli büyüğümüz, emeklilere bir büyüklük yapsın, iki elimizle birden destek verelim Devlet bey. Emekli bu kadar perişan durumdayken siz de bir yandan buna sefalet ücreti derken efendim CHP bilmem ne ben yokum. Önergeyi sen ver, biz kayıtsız şartsız senin dediğin iyileştirmeye destek vereceğiz” çağrısında bulundu.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Meclis Grup Toplantısı’nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bolu Kartalkaya Grand Kartal Otel yangınının üzerinden bir yıl geçtiğini, görülen davalarda ise Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkililerinin korunmaya çalıştığını söyleyen Özel, “Peki kim korunuyor? Baş sorumlu korunuyor. Kim tarafından en baş sorumlu tarafından? ‘Benim ben’ diyen kişi. O Kültür Turizm Bakanlığı’na atayan kişi. O mürekkebin sahibi, dolma kalemin sahibi böyle etrafında dönen kamerayla böyle bakan atamalarını yapan kişi sorumluluğu kendi de üstlenmiyor. O bakana hesap vermesini sağlayacak ne Yüce Divan yolunu açıyorlar ne görevden alıyorlar. Buradan açıkça söylüyoruz; Kartalkaya davasında son sorumlu yargılanıp cezasını alana kadar Kartalkaya davası Cumhuriyet Halk Partisi’nin onur davasıdır. Sonuna kadar takip edeceğiz” dedi.

“Motokuryenin hakkını yiyen babamın oğlu olsa boykotu yer”

Hakları için 3 gündür eylemde olan Yemeksepeti motokuryelerinin yaşadığı sorunlara da değinen Özel, motokurye sisteminin işçi aleyhine işletildiğini belirterek, şunları ifade etti:

“Motokuryeler çok büyük haksızlıklarla muhattap. En başta alıyor adamı çalıştırıyor. Performans kriteri koyuyor. Yapay zekayla güzergah belirliyor. Günde 40 paketi ışık hızıyla teslim etmezsen şuradan keserim, buradan yaparım. Yani adeta onları bilgisayar desteğiyle ölüme yolluyorlar. Bazen onlara kızıyoruz trafikteki tehlikeli hareketlerinden dolayı. Ama bütün sistem algoritmalar, bir motokuryenin yapabileceğinden 2 kat, 3 kat fazla iş istiyorlar. Bu arkadaşların önemli bir kısmı bir şirket üzerinden uğradıkları haksızlık için eyleme gittiler. Bugün eylemin 3’üncü günündeler. Normalde bu eyleme sipariş vermeme desteği yapacaktık. Sonra bir hesap yaptık. Dedik ki; ‘bu hizmet aksamazsa bu firma 3 günlük ciro kaybına razı olur, motokuryenin varlığının önemi görülsün.’ Bir fikir de motokuryelerin hakkını yiyenlere bir boykot yapalım diye var.

Motokuryelerin 5 tane talebi var: 1: Paket başına ödenen ücret şeffaf, öngörülebilir ve sabit bir yapıya kavuşturulsun. 2: Teşvik sistemlerinin erişilebilir, adil ve objektif kriterleri olsun. 3: Mesafe bazlı ücretlendirmeden gerçek yakıt, bakım ve zaman maliyetleri dikkate alınarak yeni bir ücretlendirme sistemine geçilsin. 4: Olumsuz hava koşullarında ücretli izin hakkı olsun. Kar yağıyor, valilik yasaklıyor ya, motokuryo o gün para almıyor. Yani valiliğin yasağı motokuryenin maaşından gidiyor. 5: İş sağlığı ve güvenliği önlemleri uygulansın, kurye temsilcilerinin çalışma koşullarını ilgilendiren karar alma süreçlerine doğrudan dahil edilsin. Yani kuryelerin seçtikleri temsilciler dahil edilsin. O firmaya söylüyoruz. Bu 3 gün boyunca boykot, bu 3 gün boyunca eylem yapıldı. Sonra bu taleplerle masaya oturulacak. Bu talepleri yerine getirirsen getirirsin. Getirmezsen vallahi senin en kuvvetli müşterin bizleriz, bizim sözümüze kıymet verenlerdir. Kafamızı bozma, senin karşında motokuryenin arkasında dururuz. Net söylüyorum. Sonra o geçen boykot gibi bana aslında şu firmanın babası da CHP’liydi. Bilmem kim milletvekilinin torunuydu eskiden. Sen boykot ediyorsun ama vallahi hiç gelmeyin. Motokuryenin hakkını yiyen babamın oğlu olsa boykotu yer. Açık söylüyorum.”

Emekli aylıklarının artırılması…

CHP’nin TBMM’de en düşük emekli aylığının artırılması istemiyle sürdürdüğü “Meclis’i terk etmeme eylemine” değinen Özel, şöyle devam etti:

“Toplumun her kesiminde ağır sorunlar var. Ancak AK Parti’nin bu sorunları çözecek artık becerisi de enerjisi de yok. Biz sorunları konuşmaya çözüm üretmeye devam ediyoruz. Biraz önce söyledim. Cumhuriyet Halk Partisi’nin kıymetli grubu tam 13 gündür 7 gün 24 saat bu yüce Meclis’te emekliler için nöbet tutuyor. Olay nasıl gelişti? Emeklilere en düşük emekli maaşı 18 bin 938 lira olacak. Hiçbir emekliye seyyanen zam verilmediği emeklilerin açlığa, sefalete sürüklendiği bir fiyat teklif ettiler. Grup başkanvekillerimizle hızlı bir görüşmeden sonra peki dedim ne yapıyor AK Parti? AK Parti dediler naaş. Nereye gidiyor? Vallahi eve gidiyor. Bir düzeltme yapmayacaklar mı? Yok yapmayacaklar. O zaman biz gitmeyelim. Meclis’te kalalım ve dikkatleri buraya çekelim dedik. Grup başkanvekillerimiz, grubumuz sağ olsunlar büyük bir emekle, gayretle, dirayetle ayrıca meseleyi sadece eylem yaparak değil toplumsallaştırarak, emekliler geldi Meclis kulislerinde 300 emekli grubumuzun nöbetçilerini ziyaret etti. Bine yakın emekçiyle emekliyle birlikte emekliler için onurlu yaşam toplantıları yapıldı. Oradan buraya yürüyüşler oldu. Türkiye’nin dört bir yanında yağmur altında kar altında emekliler bu eyleme etkileşim verdiler, destek verdiler. Hep birlikte takip ettik. Bu süreç zarfından çok umut verici bir gelişme oldu. Ve o gelişme şuydu: Sayın Devlet Bahçeli çıktı ve dedi ki ’emeklilere verilen bu ücret sefalet ücretidir.’ Vallahi biz bak Devlet Bahçeli ‘sefalet ücreti’ dedi. İşte ‘koalisyon çatırdıyor, ittifak çöküyor’ falan demedik. Dedik ki; ‘bu bir fırsat.’ Farklı görüşlerimiz olabilir. Ama ilk kez CHP, DEM, Yeni Yol ve MHP’nin milletvekillerini topladığımızda emekliler azınlıkta değil, çoğunlukta. ‘Biz azınlıktayız ama emekliler çoğunlukta herkes sözünü tutarsa’ dedik. Ve hem bütün gruplarla görüştük hem de en en yapıcı diyaloglarla emekliler için bu işi nasıl sağlarız onu konuştuk.

“Hepimiz ortaklaşırız, ona da oy veririz”

MHP’den de bu konuda bir yanıt bekliyorduk. Yanıt sayın Bahçeli’den bugün geldi. Efendim en düşük emekli maaşı konusunda Cumhur İttifakı’nın içine nifak sokuyormuşum. Ne yapacakmış? Cumhuriyet Halk Partisi’nin iyileştirme önergesine oy vermeyecekmiş. Eyvallah, hiçbir itirazım yok. Biz kendi önergemizi vereceğiz, oy veren arkadaşlarla birlikte oy veririz. DEM iyileştirme önergesi verir, ona da oy veririz. Yeni Yol’un önergesi olur, ona da oy veririz. Hepimiz ortaklaşırız, ona da oy veririz. Açık net söylüyorum: Sayın Devlet Bahçeli önergesini versin, onun önergesini geçirelim. Buyursun değerli büyüğümüz, emeklilere bir büyüklük yapsın, iki elimizle birden destek verelim Devlet bey. Emekli bu kadar perişan durumdayken siz de bir yandan buna sefalet ücreti derken efendim ‘CHP bilmem ne’ ben yokum. Önergeyi sen ver, biz kayıtsız şartsız senin dediğin iyileştirmeye destek vereceğiz.

“Sefalet devam ediyor”

Bana diyor ki efendim bizim kitaplar var. Çok iyi. Neymiş kitap baktım, ‘Ailelere Gelir Desteği ve Hilal Kart Uygulaması’. 2011’de Kemal Bey Aile Sigortası’nı deyiverince MHP’de onunla uyumlu Hilal Kart demişti. Eyvallah. 2015 biz Aile Sigortası’nı revize ettik, onlar Hilal Kartı revize ettiler.
Bunun yanında beslenme, barında giyim konusunda kitaplarımız var diyor. Evet. Ne yapalım? O zaman şöyle yapalım. Devlet Bey getirsin aile gelir desteğini oy verin arkadaşlar. Devlet Bey getirsin beslenme desteği, barınma desteği, giyim, kuşam desteği çalışmalarını oy verelim arkadaşlar. Diyor ki ‘ben ittifak ortağıyım, iktidar ortağı değilim’. Yani yani şunu söylemek istiyor: ‘Ben AK Parti’nin yaptığı riskli işlerde tepki çeken işlerde siyasi riskleri ittifak adına sigortalıyım, konuşuyorum ama oy vermiyorum. Sefalet devam ediyor. AK Parti’den dökülenler olursa onları toplamak için aşağıda bekliyorum.’ Böyle siyaset yok.

“Yakışıyor mu şanlı Türk milletinin emeklisine mandıranın önünden geçememek, kasaptan gizlenmek…”

Toplayıcılık cilalı taş devrinde bitti. Aslan gibi siyaset yapacağız burada. Koyacağız ortaya önergeyi, oy veren vermeyen belli olacak. Devlet bey dinlersen çok iyi. Diyor ki beslenme, barınma, giyim. ‘Türklerin yüz yıllardır, bin yıllardır en temel gereksinimleridir’ diyor. Türklüğün gereğidir. Çok doğru. Çok doğru da Devlet bey. Türklere dağılan pazarlarda çürümüş sebze meyve kovalamak yakışıyor mu şanlı Türk milletine? Yakışıyor mu şanlı Türk milletinin emeklisine 200 liralık otellerde sefalet çekmek? Yakışıyor mu şanlı Türk milletinin emeklisine mandıranın önünden geçememek, kasaptan gizlenmek, torunu karne getirince halının püskülünü saymak yakışıyor mu emekliye? Yakışıyor mu Türk milletine? Ne ağır laflar duydum, hepiniz şahitsiniz. Birine dönüp bir şey demedik. Büyüğümüzdür dedik, onu dedik, bunu dedik. Burada da şunu diyorum Devlet beye; Devlet bey, siz burada bir büyüklük yapın, Cumhuriyet Halk Partisi kayıtsız şatsız destek versin. Ama hem sefalet ücreti deyip ‘hem AK Parti’ye kızanların oyu ittifakta kalsın, emekliyi ezen düzen devam etsin.’ Bu kara düzeni değiştireceğiz Devlet bey. Bitiyor bu kara düzen. Herkes tarafını yeniden belirleyecek. AK Parti’nin kara düzenine destek veren AK Parti’yle birlikte tarihin kara deliğine gider. Devlet aklı ne diyor? Bu konuda bilmem, millet aklı bunu diyor.”

(Sürecek)