Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Özgür Özel’den AK Partililere çağrı: “Bu kadar hukuksuzluğa, bu kadar haksızlığa ortak olmak istemiyorsanız kardeşim yürüme artık bunların peşinden”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı’na hakkında yaptıkları suç duyurularını hatırlatarak, “AK Parti iktidarına söylüyorum. Adalet Bakanı’na vicdanı olan herkese söylüyorum. 7 kere şikayet yaptık. Bu adamın bir malına, mülküne bakın yahu. Mal bildirime bakın yahu. Bir bakın. Borsa kurmuşlar, çatır çatır işletiyorlar. Yeter, yeter artık” dedi. AK Partililer de çağrıda bulunan Özel, “Bu kadar hukuksuzluğa, bu kadar haksızlığa, bu kadar zulme alet olmak, ortak olmak istemiyorsanız kardeşim Adalet ve Kalkınma Partisi zamanında bir niyetle kurulmuş, milletin teveccühüyle iktidar olmuş, kimseye nasip olmayacak imkanlar yaşamış. Bugün bu kadar sapıtmışsa yürüme artık bunların peşinden be kardeşim, bırakın artık bunları” diye konuştu.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı’na hakkında yaptıkları

 

(TBMM) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı’na hakkında yaptıkları suç duyurularını hatırlatarak, “AK Parti iktidarına söylüyorum. Adalet Bakanı’na vicdanı olan herkese söylüyorum. 7 kere şikayet yaptık. Bu adamın bir malına, mülküne bakın yahu. Mal bildirime bakın yahu. Bir bakın. Borsa kurmuşlar, çatır çatır işletiyorlar. Yeter, yeter artık” dedi. AK Partililer de çağrıda bulunan Özel, “Bu kadar hukuksuzluğa, bu kadar haksızlığa, bu kadar zulme alet olmak, ortak olmak istemiyorsanız kardeşim Adalet ve Kalkınma Partisi zamanında bir niyetle kurulmuş, milletin teveccühüyle iktidar olmuş, kimseye nasip olmayacak imkanlar yaşamış. Bugün bu kadar sapıtmışsa yürüme artık bunların peşinden be kardeşim, bırakın artık bunları” diye konuştu.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM’de partisinin haftalık grup toplantısında konuştu. Ekonomi üzerinden iktidarı eleştiren Özel, şunları ifade etti:

“Cumhuriyet Halk Partisi olarak 2025 yılını çok önemli bir mücadeleyle, çok önemli bir direnişle bunu da tek başımıza değil, Türkiye’nin bütün demokratlarıyla birlikte teker teker isimler mi saymayayım. Bütün muhalefet partilerinin dayanışmasıyla ve Türkiye’nin bütün demokratlarının sahip çıkmasıyla bir büyük mücadele geçirdik. Bir yönetimde çarkın ilk dişlisi hiç şüphesiz adalettir. Adalet olmazsa refah da olmaz, zenginlik de olmaz. 2025’in enflasyon hedefi yüzde 17’ydi. Yıl sonunda yüzde 31 ile bitti. Ne oldu 2025? Büyük bir felaket mi oldu? Deprem mi oldu? Meteor mu düştü? Savaşa mı girdik? İşgale mi uğradık? Ne yaptık, ne oldu da bu hale geldi bu memleket? 19 Mart’ta bir yıl önce 31 Mart’ta partisiyle ilk kez seçim kaybeden birinin hazımsızlığı yüzünden. Ve seçim kazandığında baş tacı yaptığı milli iradeyi küçük gören, ‘onlar karar veremez, İstanbul’u kimin yöneteceğine ben karar veririm. Binali yönetsin dedim. Olmaz dediler. Murat Kurum dedim, evine dönsün dediler’ deyip bu iradeyi hiçe sayan birisinin Cumhuriyetimizin bir sonraki Cumhurbaşkanı’na Türkiye Cumhuriyeti’nin bir sonraki iktidarına mevcut gücüyle haksızca kullandığı bağımsız olması gereken yargı üzerindeki talimatlarıyla bir sivil darbe girişimi oldu. O günden sonra 160 milyar dolar kaynağımız darbeye gitti.

Bugün ‘emeklilere gel para ver’ dediğinde bulamadığı para 19 Mart’ta yanan paradır. ‘Asgari ücreti arttır ama esnafa yük olmasın. Esnafın SGK desteklemesi 1.000 lira olmaz. 10 bin lira yapalım küçük esnafa’ dediğinde bulamadığı kaynak 19 Mart’tan sonraki süreçte yaktığı paradır. Borsayı çökerten, yatırımcıları kaçırtan, faizleri yükselten ve kredi kartına yüzde 96 ödeyemediğin zaman faiz bindiren hep 19 Mart darbesinin ürünüdür. Bugün kredi kartından çektiği parayı minimumunu ödeyemeyip ya da ödemek için başkasından çekip topu birazcık çevirip sonra hızla büyüyen kar topunun altında kalınmasının sebebi tutturulamayan hedefler ve hızla yükselen faizlerdir. Hepsinin sebebi 19 Mart’taki hukuksuzluktur.

“Türkiye’de yargıya güven yüzde 18.7’dir”

Dünyada yargı bağımsızlığı olup gerçek anlamda yargıya güvenin yüzde 80-90’larda olup enflasyonun çift taneli olduğu bir ülke yoktur. Doğrudan bağlantı vardır arada. Kuvvetler ayrılığı olan hiçbir ülkenin gerçekten kuvvetler ayrılığı tartışılmayan yani ülkeyi yönetenin yargıya karışmadığı yürütmenin yasamaya karışmadığı kuvvetler ayrılığının olduğu ülkelerde çift rakamlı enflasyon yoktur. Yüzde 5’in üzerinde faiz yoktur. Avrupa yüzde 3’lük enflasyon 5 olunca paniğe kapılıp 6’lık faizle tedbir alırken, yok nas var nas diye bir şey var deyip faizleri 80’lere enflasyonları 80’lere fırlatanların Türkiye’yi getirdikleri hal ortadadır. Ve yargıya güven yüzde 20’ye düştüğü bir ülkede bugün Türkiye’de yargıya güven yüzde 18.7’dir. 100 vatandaşın 18’i mahkemeye düşersem adaleti bulurum demektedir. 82’si maazallah düşersem perişan olurum demektir. İşte böyle bir ülkede yargı bağımsızlığının zaten çok tartışmalı olduğu bir ülkede Anayasa’ya uymayanlar Anayasa Mahkemesi’ni de itibarsızlaştırmışlar. Anayasa Mahkemesi’nin aldığı kararlara 1’inci kademe mahkemeleri hem de 15 Temmuz darbesini bahane edip serbest avukatlardan hakim alacağız deyip AK Parti Gençlik Kolları’ndan, AK Parti üyelerinden serbest avukatları mülakatlarda alarak doldurdukları yerde Anayasa Mahkemesi’nin, ki üyelerinin tamamı AK Parti döneminde atanmıştır. Hiçbir tanesini Ahmet Necdet Sezer atamadı. Tamamına yakın Erdoğan çok az bir kısmı sayın Abdullah Gül döneminde atandı.

“Tayfun Kahraman 15 metrekare odada 4 jandarmayla birlikte yatıyor”

O mahkemenin bile ‘dur artık’ dediği yerde birinci kademedeki Ak-toroslar çetesi ve o ak-toroslar çetesinin tesir ettikleri Anayasa Mahkemesi kararlarına dahi uymamaktadır. Şimdi karşımızda Türkiye yargı tarihinde daha önce de çok hatalı şekilde usulden bozulanlar, yürütmesi gerekenler Meclis’in aldığı okuma kararını okunmamış sayan çok doğru kararları var da Anayasa Mahkemesi. Ama ilk kez esastan bir iptal kararına 1’inci kademe mahkemesi uymamıştır. Tayfun Kahraman, İstanbul’da Gezi Parkı’nda ağaçlar kesilip yerine Topçu Kışlası yapılacakken çıkan olaylardan sonra barışçıl gösteriler tüm tahriklerle göstericilerin çadırları yakıldıktan sonradan hep FETÖ’cü metecü dediler saldıran zabıtaya da polise de ona da emniyet müdürüne de valiye de.

O kadar haksızlıklar yapıldıktan sonra orada Şehir Plancıları Odası adına gidip de arayı bulmaya çalışan Erdoğan’la görüştükten sonra ‘sayın Başbakanımız söz verdi, yargı kararını bekleyecek. Yoksa da referandum yapacak. Hadi Gezi’yi boşaltalım’ diyecek kadar inisiyatif alan hatta eleştiri bile alan Tayfun Kahraman FETÖ’cülerin yaptığı iddianame ile 3 kere hep birlikte beraat ettikleri halde Can’ıyla Kavala’sıyla Çiğdem Materi’yle bir kez daha birileri onları beraat ettirmeye kalktı deyip Erdoğan’ın zorlamasıyla yargılanıp ceza almıştır. Anayasa Mahkemesi adil yargılanmadığını yeniden yargılanmasını salıverilmesi gerektiğini söylemişti.

Ayrıca da sağlık durumuna da dikkat çekmişti. O konuda da bir karar vermiştir. Bugün gelinen noktada Tayfun Kahraman 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi anayasayı tanımadığı için daha doğrusu anayasayı tanımayan Erdoğan’dan cesaret alıp Anayasa Mahkemesi’ni tanımadığı için Tayfun Kahraman serbest kalması gerekirken içeride tutuldu.

Hem hastalığın yapısı gereği, hem geçen zaman kötü şartlar cezaevi şartları en son hastalığı olan MS’den yeni bir atak geçirdi. İlaçlar kar etmedi. İlaç değiştirilsin diye kortizon yüklemesi için Cerrahpaşa Hastanesi’ne götürüldü. Orada yatıyor Bakırköy’de. Ama tesis prefabrikmiş. Yattığı odadan firar edebilirmiş. O yüzden 15 metrekare odada 4 jandarmayla birlikte yatıyor. Jandarmalar değişiyor, Tayfun değişmiyor odada. 15 metrekare odada 5 kişiler. Neymiş? Depreme dayanıksız işte hızla yaptılar ya Cerrahpaşa’yı. Yapılana kadar oraya aldılar. Prefabrikmiş. Bina zayıfmış. Buradan firar edebilirmiş. Ayağını kaldıracak mecali olmayan kişiyi 4 jandarmayla birlikte orada tutuyorlar. Kapıdaki infaz korumalar, jandarmalar cabası. Odada en az 4 kişi olacağınız demişler. Öyle bir noktadayız ki bu kadarını bu kadarını kimse düşmanına yapmış.
Şu salonda namusumla kefilim. Şu salonda bunu en sevmediği kişiye yapılmasına rıza gösterecek bir kişi yok. Televizyonları başından beni izleyen AK Parti’nin MHP’nin seçmeninin içinde bu kadar vicdansızlığa susacak bir kişi yok. Bu millet böyle bir millet değil.

“Bütün maaşını hiç dokunmasa biriktirse o gayrimenkullerin 5’te 1’ini alamaz”

Bir tarafta en lüks arabalara binen İstanbul’a gidince dünya kadar savcı mütevazi lojmanlarda kalır, kirada oturur, güç bela bir lojman çıkarsa orada kalır. Efendim boğaz gören yerdeki bir villaya o günün parasıyla 48 milyon TL. Bir milyon TL 30 yıl çalışan öğretmene devletin verdiği 30 yıllık tazminat. Onun o günkü parayla 48 katı. Bugünkü parayla 56 katını tadilatına vermişler binanın. Orada oturacak bir başsavcı. 95 milyon liraya daire satış protokolü yapacak. 9 milyonluk bir daireyi 30 milyona alacak satacak. Bugün üzerinde 5’i satılmış toplam 17, 12 tane lüks, villa, arsa, tarla, bilmem ne tapusu olacak. Baktığında ömür boyu aldığı maaşları, ki ikinci maaş alamaz. Onu da yakalamıştık Lüksenburg’dan.
Bütün maaşını hiç dokunmasa biriktirse o gayrimenkullerin 5’te 1’ini alamaz. Bu adam oradan ahkam kesecek. O adam oradan kara çalacak. Bizim arkadaşlarımıza yolsuz diyecek. Kendisi orada oturacak. Vallahi de oturtmayacağız, billahi de oturtmayacağız.

Buradan AK Parti iktidarına söylüyorum. Adalet Bakanı’na vicdanı olan herkese söylüyorum. 7 kere şikayet yaptık. Bu adamın bir malına, mülküne bakın yahu. Mal bildirime bakın yahu. Bir bakın. Borsa kurmuşlar, çatır çatır işletiyorlar. Yeter, yeter artık. Bu kadar iktidar bu kadar adaletsizliğin yükünü nasıl taşıyorsunuz kardeşim? Bu ülkenin şerefli, namuslu hakimlerinden, savcılarından hiç mi utanmıyorsunuz? Sizin itibarınız bu çeteye mi kaldı? Erdoğan’ın eskiden Ak-Toroslar var dediği gün masasının üzerinden Ak-Toros resmi paylaşan adamın dağıtacağı adaletten ne olacak? Gizli tanıkların adını değiştirip değiştirip aynı ifadeyi ortaya koyan adamların adalet getireceğine kim inanıyor? Bir şeye inanıyorsunuz. O adamlar adalet getirmeyecek. Ama sizi yenecek iktidarı ülkenin başına getirmeyecek öyle mi? Vallahi de geleceğiz milletle geleceğiz. Açık açık çağırıyorum buradan, açık açık. Devlet bey de destek verdi. Geçtiğimizde de ‘Devlet bey diyorsa münasiptir’ dedi Erdoğan. Güveniyorsan savcına, güveniyorsan iddianame ne? Aha biz buradayız. Getirin kanunu. Siz iddia edin canlı yayında. Biz verelim cevabını canlı yayında. Hodri meydan. Hodri meydan.

“Tutuksuz, tarafsız ve canlı yayında bütün bunların hesabını teker teker vermeye hazırız”

Dünün sözde mağduru bugünün zalimi Erdoğan’a söylüyorum. Bütün bu suçlardan tutuksuz yargılanmış Erdoğan. Sana yapılmayanı bugün yaparak bu zulümle abat olamazsın, bu iktidarı zulüm ile sürdüremezsin, adaletten saparsan bu milletin gönlünden düşersin, tarihe de darbeci olarak geçersin. Adaletten kaçmıyoruz. AK-Toroslar çetesini alsınlar oradan. Tutuksuz, tarafsız ve canlı yayında bütün bunların hesabını teker teker vermeye hazırız. Bu kadar iftiradan, bu kadar haksızlıktan, bu kadar hukuksuzluktan bıçak kemiğe dayanmıştır. Buradan sonra daha fazla yapılacak, bundan sonra atılacak her adım AK Parti’nin tarih önündeki siyasi sorumluluğunu biraz daha arttıracaktır. Ve bugün Adalet ve Kalkınma Partisi’nde ‘efendim biz de karşıyız. Sözümüzü dinletemiyoruz.’ Dinletemiyorsan ayrıl kardeşim. Bu kadar hukuksuzluğa, bu kadar haksızlığa, bu kadar zulme alet olmak, ortak olmak istemiyorsanız kardeşim Adalet ve Kalkınma Partisi zamanında bir niyetle kurulmuş, milletin teveccühüyle iktidar olmuş, kimseye nasip olmayacak imkanlar yaşamış. Bugün bu kadar sapıtmışsa yürüme artık bunların peşinden be kardeşim, bırakın artık bunları.”