(TBMM) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, iktidarın 2 boğaz köprüsü ve 7 otoyolu özelleştirmek istediğini belirterek, “Satışta yetkiyi İngiliz Ernst & Young firmasına vermişler. Kanadalı BTY Group’u da teknik danışman yapmışlar. 2 köprünün ve 7 otoyolun sadece geçen yılki geliri 600 milyon dolar. Bakım masrafı yüzde 2. Şimdi burayı 3 milyar dolara yani 5 yıllık gelirini peşin almak için altın yumurtlayan tavuğu kesiyorlar” dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında CHP’li belediyeler tarafından deprem bölgesine yapılan hizmetlerden vatandaştan hiçbir kaynak payı, katılım payı almadıklarını belirterek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a deprem konutlarından ücret alınmaması çağrısını yenileyerek şöyle konuştu:
“Artan vergiler, mükerrer alınan vergiler, motorlu taşıtlar, KDV, ÖTV, yurt dışı çıkış harcı, yapılan yurt içi kampanya, yurt dışı kampanyalar toplam 71 buçuk milyar dolar toplandı depremden beri. Kendileri açıkladılar, deprem konutlarına 40 milyar dolar harcadık diye. Yani demek ki hala 31 milyar paramız var. Elbette konutla bitmez, elbette o para harcanacak, belki de yetmez. Ama 40 milyarı çoktan toplamışız. Ama depremzedenin önüne sözleşme nokta nokta TL’yi nokta nokta faizle, ‘faize çizgi çek diyoruz’ çekince anahtarı geri alıyorlar. Yeni Afet Kanunu olunca vergi alınmaz, faiz alınmaz. Evet, rezerv alan onun dışında diyorsun, dükkanlar onun dışında diyorsun, bir tek TOKİ’nin yaptıklarında bunu yapıyorsun, yerinde dönüşüm bunun dışında diyorsun. Onun için, buradan Erdoğan’a samimi çağrımdır. Gel, madem ki bu para toplandı, bu vakitten sonra o borç senetleri yırtıp atalım, ben de gelecek hafta grup toplantısında sayın Erdoğan’a yürekten teşekkür ediyorum diyeceğim, söz veriyorum. Erdoğan’a kalırsa 2 yıl ödemesiz 18 yıl boyunca ödenecek, Afet Kanununa girmeyenlerden TEFE-TÜFE alacak, faiz alacak, o boş senetleri vatandaşın aklını karıştıran o boş senetleri yırtıp atalım diye çağrıda bulunuyoruz.
“İstanbullular ‘Murat Kurum bu işler senin harcın değil, al sana İstanbul’un maketi evde oynarsın’ dedi”
Maalesef 13 Şubat Erzincan’ın İliç ilçesinde 9 canımızı kaybettiğimiz maden felaketinin ikinci yıl dönümüdür. Dönemin Çevre Bakanı Murat Kurum, çok açık hatası olduğu ortadayken, oraya attığı imzayla bütün sorumluluk kendisindeyken, reddettiğinde belgesini göstermişken istifa etmek yerine özür dilemek yerine bir de gidip İstanbul’a talip oldu. İliç’te yaptıkları ortadayken İstanbul’un başına musallat olmaya kalktı. Allah’tan İstanbullular kefenin iki tarafına baktı, doğru tarttı. Tayyip Bey İstanbul’da Ekrem Başkan’ın karşısına Başbakan koydu olmadı, Meclis Başkanı koydu olmadı. Bu işleri Kurum bilir dediler. Murat Kurum’u oraya koydu. Hani diyor ya ‘CHP benim yaptığım evlerin maketini bile yapamaz’ diye hava yapmaya kalkıyor devletin parasıyla. İstanbullular ilk seçimde 13 bin, ikinci de 800 bin. Murat Kurum’u görünce 1 milyon 100 binin üstünde farkla Murat Kurum’a dedi ki ‘Murat Kurum bu işler senin harcın değil, al sana İstanbul’un maketi evde oynarsın’ dedi. Bugün İliç felaketinde ki grubumuz ilk günden bugüne İliç faciasını en yakından en samimi şekilde hem hukuki destek hem insani dayanışma olarak takip etti. Hayatını kaybeden Uğur Yıldız kardeşimizin babası Ali Ekber Yılmaz ve ailesi aramızda. Bir kez daha acılarını paylaşıyoruz. Hukuk mücadelelerinde asla yalnız bırakmayacağız kendilerini.
“2 boğaz köprüsü ve 7 otoyolu özelleştirmek istiyorlar”
1986’dan bu yana yapılan özelleştirmelerin yüzde 86’sı AK Parti’nin döneminde yapıldı. Şeker fabrikalarını bunlar sattı, termik santralleri, limanları ne bulduysa sattılar. Şimdi 2 boğaz köprüsü ve 7 otoyolu özelleştirmek istiyorlar. Resmi bir açıklama yok. Nihayet İBB’deki bir belediye meclis üyeleri baklayı ağzından çıkardı. Ama hazırlıklar biliniyor ki ve yalanlamıyorlar zaten. Satışta yetkiyi İngiliz Ernst & Young firmasına vermişler. Kanadalı BTY Group’u da teknik danışman yapmışlar. 2 köprünün ve 7 tane otoyolun sadece geçen yılki geliri 600 milyon dolar. Bakım masrafı yüzde 2. 2 masraf ediyorsun 98 kar ediyorsun. Şimdi burayı 3 milyar dolara yani 5 yıllık gelirini peşin almak için bakın birini zaten alacaksın. İkincisini de iktidarında alacaksın. Eğer seçim zamanında olursa ısrar ettiğin gibi. Bizim iktidarımızdaki üç yıllık geliri bugünden almak için altın yumurtlayan tavuğu kesiyorlar. Ve bedeli ağır olarak vatandaşa ödetilecek. Çok net. Satılacak olan köprüden geçiş ücreti 59 lira. Bunların geçiş garantili yaptırdığı köprünün geçiş ücreti 995 lira. Bu köprüyü 59 liraya satacaklar. Alan bu köprünün geçiş ücretini 590 lira yapacak en az. Bakın İzmir Çeşme Otoyolu şu anda 53 lira. Bunların modeliyle yapılan otobandan Çeşme’ye değil 10 kilometre Akhisar’a doğru git 365 lira alınıyor. İki model arasında vatandaşa maliyet hani diyor ya ‘bir kuruş cebimizden çıkmadan geçiş garantili yaptık. Geçerse vatandaş ödüyor, geçmezse devlet tamamlıyor’ diyor. 100 kilometresi Özal’ın otobanında 53 lira. Şimdi bunu özelleştirecekler. Tayyip Bey’in yapıp övündüğü açtığı otobanda 365 lira. Yedi kat fark var. İzmir Çeşme Otobanı özelleştirdiğinde İzmir Çeşme de 365 liraya çıkacak aynı modelle. Sayın Erdoğan’a 2012 yılında bu köprüleri satmaya kalktığında vatandaş ayağa kalkmıştı. ‘Bakıyoruz’ demişti. 5,7 milyar dolar teklif gelmişti. Erdoğan, ‘7 milyardan aşağıya satmak vatan hainliği olur’ demişti şu anda aynı köprüleri 3 buçuk milyar dolara satıyor. Vatan hainliğini ikiye katlıyor beyefendi.
“Sayın Erdoğan kusura bakma, bu paranın itibarı bizim Türk milletinin değil senin itibarındır”
Enflasyon karabasan gibi milletin üstünde. Geçen hafta TÜİK rakamları açıkladı. Bir önceki ay hem zamları yapmayarak hem fiyatları özenle seçerek TÜİK’le Mehmet Şimşek’in üstün gayretleriyle enflasyon yüzde 30,6 hesaplandı ki emekli ve devletin memuru enflasyon zammını düşük alsın. Bu ay enflasyon yüzde 4,8 çıktı. Yani bu, geçen ay çıkaydı herkese yüzde 3-4 fazla vereceklerdi. O devlet memurlarının alacağı zamdan yüzde 3 buçuğu çalmak için bu numarayı yaptılar. Şimdi yüzde 4,8 enflasyona bahane uyduruyorlar, ‘Ocak ayında hava soğuktu. O yüzden enflasyon oranı yüksek geldi.’ Bu lafı söyleyene söylüyorum. 2025 Ocak’ta geçen sene son 55 yılın en sıcak Ocak ayı geçmişti. Enflasyon yüzde 5 gelmişti. Soğukta yüzde 4,8 gelmiş. Demek ki siz hep Aralık’ta aynı numarayı çekip Ocak’ta Aralık’ı oraya bindiriyorsunuz da bu iş bundan dolayı oluyor. Emekliye ilk altı ay için yüzde 12 zam yapmışlardı. Yarısını böylece çaldılar, asgari ücretlinin alım gücü de bu enflasyonla bir ayda 2 bin lira düştü. Yani kavga dövüş 28 bin lira yapmışlardı. Şu anda 26 bin liralık satın alma gücü kaldı asgari ücretin.
“Bu millet yakasından düşmen için her akşam dua ediyor”
Şimdi Erdoğan ne diyordu? 2013 yılında ne demiş? ‘Para bir milletin itibarıdır.’ Bunu kabul etmiyoruz. Şu anda yürürlükte olan para, Türk milletinin itibarı değildir. Sayın Erdoğan senin itibarındır. Çünkü o lafı dediğin sene rahmetli Kadir Topbaş’la birlikte bir bayram namazı çıkışında 200 lira vermiştin. Gazetecilere veriyordu o zaman. ‘Al al, bayram parası alınır’ diyordu. Verilen 200 lira, 2013’te 1,5 çeyrek altın alıyordu. Depremzedeye ve babasına 200 lira verdi ya, bakın arkadaşlar cımbızla yapmışlar. 0,03 gram altın alıyor. 1,5 çeyrek altın, 0,03 gram altın. 8 kilo kıyma alıyordu 200 lira 2013’te. 150 gram kıyma alıyor. 2013’te 200 simit alıyordu 200 lira. Şu anda 10 simit alıyor. Sayın Erdoğan kusura bakma, bu paranın itibarı Türk milletinin değil senin itibarındır. Erdoğan’ı tarihle sınamanın, kendi sözleriyle bu millete anlatmanın çok faydası var. Bunu hem 200 lirada olduğu gibi hem de her hafta geçmişte söylediği ve altında kaldığı laflarla göstermeye devam edeceğim. Bakın diyor ki 30 Kasım 2005’te? ‘Üç yıl öncekinden az ekmek alıyorsanız, bana beddua edin. Eğer maaşınızla üç yıl öncekinden az ekmek alıyorsanız, bana beddua edin.’ Yıl 2005. 2002 yılına kıyaslıyor ve ‘Beddua edin’ diyor, üç yıl öncekinden az alıyorsanız. 2026 yılı emekli maaşıyla bin 300 ekmek alınıyor, üç yıl önce bin 500 ekmek alınıyormuş. Ne diyor? ‘Beddua edin.’ Beddua bizim işimiz değil. Ama bu millet yakasından düşmen için her akşam dua ediyor. Başta emekliler. Dedim ki arkadaşlara, ‘Ya çocuklar üç yıl önce diyor ama bir de o dediği tarihle karşılaştırın.’ Dediği tarihte 2 bin 450 alıyormuş asgari ücretli, bin 800 ekmek alıyor şimdi. Ekmeğe zam gelmedi, asgari ücret de yeni yükseldi. Bu yeni 28 bin lira ile bin 800 alıyor, o lafı söyledi gün 2 bin 450 ekmek alıyormuş. Beddua ağzımıza yakışmaz ama Erdoğan’ın asgari ücretlinin ve emeklinin yakasından düşmesi için, her akşam hep beraber dua edelim. Her akşam hep beraber dua edelim.”
(SÜRECEK)

