Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

CHP Genel Başkan Yardımcısı Zeybek: “Bursa’da milletin iradesi yargı eliyle el değiştiriyor. Bu zaten başından beri planlanmış”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, AK Parti’li Şahin Biba’nın, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekilliğine seçilmesine ilişkin, “Bursa’da milletin iradesi yargı eliyle el değiştiriyor. Bu zaten başından beri planlanmış. Aşama aşama belli eksiklikleri giderilmiş ve iktidarın Bursa’da milletin kendisine vermediği yetkiyi yargı yoluyla ele alması için oluşturduğu bir süreç” dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, AK Parti'li Şahin Biba’nın,

(İSTANBUL) – CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, AK Parti’li Şahin Biba’nın, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekilliğine seçilmesine ilişkin, “Bursa’da milletin iradesi yargı eliyle el değiştiriyor. Bu zaten başından beri planlanmış. Aşama aşama belli eksiklikleri giderilmiş ve iktidarın Bursa’da milletin kendisine vermediği yetkiyi yargı yoluyla ele alması için oluşturduğu bir süreç” dedi.

CHP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, görevden uzaklaştırılan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in yerine Belediye Meclisi’nde yapılan oylama sonucu AK Parti’li Şahin Biba’nın, Büyükşehir Belediye Başkan Vekilliğine seçilmesinin ardından ANKA Haber Ajansı’na konuştu.

Bursa’da milletin iradesinin yargı eliyle el değiştirdiğini belirten Zeybek, “Bu zaten başından beri planlanmış. Aşama aşama belli eksiklikleri giderilmiş ve iktidarın Bursa’da milletin kendisine vermediği yetkiyi yargı yoluyla ele alması için oluşturduğu bir süreç” diye konuştu.

Bursa’daki seçimde Başkan Bozbey’in en yakın rakibine tam 170 bin oy fark attığını aktaran Zeybek, şunları kaydetti:

“Belki bazı yurttaşlarımız ‘o zaman nasıl oluyor da meclis çoğunluğu Cumhuriyet Halk Partisi’nde değil’ diye sorabilirler. Bursa’nın merkez ilçe ve büyük ilçelerin tamamında Cumhuriyet Halk Partisi birinci parti olurken, küçük ilçelerinde AK Parti belediye kazandığı zaman belediye başkanı birinci sıra meclis üyesi ve kontenjan birinci sıra meclis üyeleri otomatik olarak büyükşehire geliyorlar. Böylelikle küçük ilçelerden gelen belediye meclis üyeleri de bir sayısal çoğunluk sağlamış oldular. Şöyle düşünün, 800 bin nüfuslu Osmangazi ilçesinden 9 meclis üyesi geliyor ama 8 bin nüfuslu başka bir ilçeden 3 meclis üyesi geliyor. Osmangazi ilçesinde meclis dağılımı 6’ya 3 oluyor. Yani orada 150 bin fark atıyorsunuz, 3 meclis üyesi fark atıyorsunuz ama diğer tarafta 500 oyla seçimi kaybediyorsunuz. Orada da 3 meclis üyesi kayıpla başlıyorsunuz. Bunu biliyordu AK Parti. Cumhuriyet Halk Partisi’nin 14 büyükşehir içinde meclis çoğunluğu olmayan tek ildi ve bu manada uzun süredir Bursa’ya, Sayın Bozbey’e ‘ya AK Parti’ye katıl, ya cezaevine tıkıl’ modunda bir yaklaşım olduğunu görüyorduk. Ya da ‘biz seni tutuklayıp belediye meclisinde çoğunu ele geçireceğiz’ dediler.”

“Biz oynanan bu oyunun bir parçası olmak istemedik”

Gökhan Zeybek, Genel Merkezin görüşü doğrultusunda, Bursa Belediye Meclisi’ndeki belediye başkan vekili seçimine aday çıkarmama kararı alındığını belirterek, “Çünkü biz oynanan bu oyunun bir parçası olmak istemedik. Buna tiyatro demiyorum. Çünkü tiyatro yapanlara saygısızlık etmek istemiyorum. Burada çok kötü bir oyun oynandı. Burada oynanan oyunun adı da çok açık biçimiyle ‘millet iradesi gasp ediliyor’ oyunuydu. Başrolünde de yargı marifetiyle bu süreci yöneten AK Parti iktidarı vardır” şeklinde konuştu.

“İBB davası siyasidir”

Silivri’deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu duruşma salonunda görülen İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik davayı izleyen Gökhan Zeybek, davaya ilişkin de şunları söyledi:

“Bugün, ‘İstanbul Senin’ projesi kapsamında tutuklularla ilgili savunmalar yapılıyor. Melih Geçek’in yaptığı çok güçlü savunma vardı. Bu savunma HTS ve baz kayıtları üzerinden yapılan eşleştirmelerin ve buna dayalı tutuklamaların fiilen iflas ettiğini ve geçersiz olduğunu çok net biçimde ortaya koydu. Hem mahkeme heyetinin geçmişte benzer durumlarla ilgili almış olduğu farklı kararları belgesiyle ortaya koydu hem de kendisinin adeta Franz Kafka’nın bir romanındaki gibi oluşturduğu senaryoyla bu iddiaların nasıl çöktüğünü de ortaya koydu. Güçlü bir savunma oldu. Öğleden sonra da devam edecek.

Başından beri Sayın Özgür Özel’in söylediği gibi ‘bu dava siyasidir’. Bu davanın savcısı siyasidir. Bu dava iktidar tarafından Türkiye’de meşru iktidarda olan Cumhurbaşkanı’na değil, ilk yapılacak olan seçimlerde seçilecek olan cumhurbaşkanına yapılmış olan bir sivil darbe girişimidir. O nedenle bu mahkemenin adil bir yargılama yapmasını elbette umuyoruz ve diliyoruz. Zaten ortaya konan deliller, yapılan savunmaların tümü de arkadaşlarımızın suçsuz, masum, iddiaların gerçek dışı ve iddia sahiplerinin de iftiracı olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur.”