(ANKARA) – CHP Genel Başkan Yardımcısı Namık Tan, “yeni adalet ekibinin ilk icraatının” Gazeteci Alican Uludağ’ın tutuklanmak olduğunu, bu durumun Türkiye’nin uluslararası alanda son dönemde çizmeye çalıştığı “olumlu anlatıyı” boşa düşürdüğünü belirterek, “İktidarın şunu anlaması gerekir; dış politikanın okunaklı bir bütün oluşturması icap eder ve içeri başka dışarı başka hikaye anlatmanın hele bu devirde özellikle AB’de ve batılı muhataplarımız nezdinde itibarımıza darbe vurmaktan başka bir karşılığı yoktur” dedi.
CHP Dış Politika ve Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Namık Tan, Gazeteci Alican Uludağ’ın tutuklanmasının dış politikaya etkisine ilişkin açıklama yaptı. Tan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:
“AB’ye üyelik hedefini hatırlarmış gibi yapan iktidar sözcüleri, ardından kocaman bir ama diyerek asıl esneklik göstermesi gereken tarafın AB olduğunu dile getiriyor, öyle Türkiye’de anayasaya uyulmaması, hukuk devletinin esamisinin dahi okunmaması, demokrasiden giderek uzaklaşılması yollu uygulamalara takılmamak gerektiğini öne sürüyordu.
Her şeye rağmen AB tarafından son dönemlerde çıkan seslerden, Ankara’ya gelen devlet temsilcilerinden de Türkiye’nin jeopolitik önemi ve AB’nin beşinci ticaret ortağı olması gibi ‘olumlu’ taraflar öne çıkarılıyor ama ne gümrük birliğinin modernizasyonu ne vize serbestisi gibi başlıklarda da herhangi bir gelişmeyi işaret edecek somut adımlar atılmıyordu.
Bütün bunlar olurken, yeni adalet ekibinin de ilk icraatı, DW Türkçe Ankara muhabiri başarılı gazeteci Alican Uludağ’ı bundan bir buçuk yıl önceki IŞİD mahkumlarının salıverilmesine ilişkin bir paylaşımından Cumhurbaşkanına hakaret suçu üreterek, önce gözaltına alıp, sonrasında tutuklamak oldu. Üstelik Alican Uludağ, Ankara’da çocuklarının gözü önünde evi 30 polisle basılarak ve giyinmesine dahi müsaade edilmeden apar topar İstanbul’a götürüldü.
Uluslararası kanallara göz atılırsa, bu ilk icraatın tüm haber bültenlerinde başköşede yer bulduğu ve iktidar tarafından AB ile ilişkiler bakımından son dönemde çizilmeye çalışılan olumlu anlatıyı tamamen boşa düşürdüğü görülecektir. İktidarın şunu anlaması gerekir; dış politikanın okunaklı bir bütün oluşturması icap eder ve içeri başka dışarı başka hikaye anlatmanın hele bu devirde özellikle AB’de ve batılı muhataplarımız nezdinde itibarımıza darbe vurmaktan başka bir karşılığı yoktur.”

