Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Cemil Çapar Apartmanı davası sanıklarına verilen cezanın gerekçesi: Aynı dönemde yapılan bazı binalar ayakta kaldı

Hatay 3. Ağır Ceza Mahkemesi, 6 Şubat depremlerinde yıkılarak 52 kişinin hayatını kaybettiği Cemil Çapar Apartmanı davasına ilişkin gerekçeli kararı açıkladı. Kararda, “bilinçli taksir” suçundan 17 yıl 6 ay hapis cezası verilen 6 sanığın, “öngörülemez yüksek ivme” ve “yönetmelik yetersizliği” yönündeki savunmalarına itibar edilmediği, aynı bölgede, aynı dönemde ve benzer şartlarda yapılan bazı binaların ayakta kalmasının da bu değerlendirmeyi desteklediği belirtildi.

Hatay 3. Ağır Ceza Mahkemesi, 6 Şubat depremlerinde yıkılarak 52

Haber: Mehmet OFLAZ

(ANKARA) – Hatay 3. Ağır Ceza Mahkemesi, 6 Şubat depremlerinde yıkılarak 52 kişinin hayatını kaybettiği Cemil Çapar Apartmanı davasına ilişkin gerekçeli kararı açıkladı. Kararda, “bilinçli taksir” suçundan 17 yıl 6 ay hapis cezası verilen 6 sanığın, “öngörülemez yüksek ivme” ve “yönetmelik yetersizliği” yönündeki savunmalarına itibar edilmediği, aynı bölgede, aynı dönemde ve benzer şartlarda yapılan bazı binaların ayakta kalmasının da bu değerlendirmeyi desteklediği belirtildi.

6 Şubat depremlerinde Hatay’ın Antakya ilçesine bağlı Gazi Mahallesi’nde bulunan Cemil Çapar Apartmanı yıkıldı. Enkaz altında kalan bina sakinlerinden 52 kişi hayatını kaybetti. Binanın yıkılmasının ardından çıkan yangın nedeniyle bazı kişilerin naaşlarına ulaşılamadı.

6 sanığa 17 yıl 6 ay hapis cezası

Hatay 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında, yapı sahipleri ve müteahhitler Mehmet Özkan ile Yusuf Özkan, şantiye şefi ve statik proje müellifi Mehmet Güçlü, yapı denetim firmasının yetkilileri Habip Turhaner ile Bülent Kimyon ve kontrol elemanı Levent Numanoğlu hakkında, “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan 17 yıl 6 ay hapis cezası verildi.

Mahkeme, tutuklu sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verdi. Statik proje ve uygulama denetçisi Mehmet Tokdemir ise beraat etti.

“Sanıkların binadaki ‘asli kusurlu’ eylemleri nedeniyle binanın kısa sürede yıkıldığı”

ANKA Haber Ajansı’nın ulaştığı 87 sayfalık gerekçeli kararda, sanık savunmaları ile katılan ve tanık beyanlarına, bilirkişi raporlarına yer verildi.

Kararda, kolon kesildiği iddiasına ilişkin belediyelere yazı yazıldığı, 4 Mayıs 2010 tarihli yapı ruhsatı bulunduğu ve tadilat projesine rastlanmadığı belirtildi. Bilirkişi raporlarında da kolon kesildiğine dair bulgu olmadığı ifade edildi.

Zemine ilişkin incelemede ise Mart 2010 tarihli Zemin Etüt Raporu’nun yürürlükteki mevzuata uygun hazırlandığı, temel zemin parametrelerinin dikkate alındığı ve binanın zemin sıvılaşması nedeniyle yıkıldığına dair bir tespit bulunmadığı kaydedildi.

Gerekçeli kararda, sanıklar Mehmet Özkan, Yusuf Özkan, Mehmet Güçlü, Habip Turhaner, Bülent Kimyon ve Levent Numanoğlu’nun dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davrandıkları; mevcut sonucun gerçekleşmesinde etkili oldukları; binadaki “asli kusurları” nedeniyle yapının kısa sürede yıkıldığı ve 52 kişinin yaşamını yitirdiği belirtildi.

“Öngörülemez ivme” savunması reddedildi

Sanıkların “öngörülemez yüksek ivme” ve “deprem yönetmeliğinin yetersizliği” yönündeki savunmalarına itibar edilmediği aktarılan gerekçeli kararda, şunlar kaydedildi:

“Yapılan bilirkişi değerlendirmesinde; deprem güvenliğinin önemsendiği ve yapım ile konstrüktif kuralların titizlikle uygulandığı, yani sünek davranışın sağlandığı tüm betonarme binalarda, kısmi deprem hasarı olsa bile can kaybına yol açacak toptan göçmelerin oluşmaması gerektiğinin ifade edildiği; ayrıca aynı bölgede, aynı dönemde, aynı şartlar ve aynı malzemelerle yapılan binaların bir kısmının yıkılıp bir kısmının ayakta kalmasının da bunun bir kanıtı olduğu belirtildi.Yaşanan deprem felaketinde Deprem Yönetmeliği’ne uygun olarak yapılan birçok binanın yıkılmadığı kaydedildi.”

Yıkımın büyük ölçüde insan kaynaklı olduğu vurgulandı

Hatay ilinin 1. derece deprem bölgesi olduğu, fen ve sanat kurallarına uygun şekilde inşa edilmiş çok sayıda binanın da ayakta kaldığının görüldüğü hatırlatılan gerekçede, şu ifadelere yer verildi:

“6 Şubat 2023 depreminin büyük ölçüde insan unsurundan dolayı yıkıma ve can ile mal kaybına yol açtığının kabulü ile sanıklar tarafından kanunun ve yönetmeliğin kendilerine yüklemiş olduğu sorumluluğun yerine getirilmediğinin anlaşılması karşısında, sanıkların savunmalarına itibar edilmeyerek; inşa edilen yapının, bilirkişi raporunda belirtilen sebeplerin etkisiyle yıkıldığı ve sanıkların dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı, kusurlu eylemleriyle 52 kişinin ölümüne ve birden fazla kişinin de yaralanmasına neden oldukları kabul edilmiştir.

Böylelikle, sanıkların üzerlerine atılı ‘taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma’ suçunu işledikleri mahkememizce sabit görülmüş; binanın yıkılması sonucu vefat edenlerin sayısı, suçun işleniş biçimi ve özellikleri, sanıkların şahsi, sosyal ve ekonomik durumları, asli kusurlu olmaları, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı ile adalet ve nesafet ilkeleri göz önünde bulundurularak, cezanın alt sınırdan ayrılarak tertibinin dosya kapsamına uygun olacağı anlaşılmış ve bu nedenle alt sınırdan uzaklaşılmıştır.”

Kararda, Yargıtay ve bölge adliye mahkemesi kararlarına atıf yapılarak sanıkların eylemlerinin “bilinçli taksir” kapsamında değerlendirildiği, bu nedenle cezanın artırıldığı; ayrıca sanıkların gelecekleri üzerindeki olumsuz etkiler gözetilerek lehlerine takdiri indirim uygulandığı belirtildi.