Haber: Beril KALELİ/Kamera:Gencer KETEN
(İSTANBUL) ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla tüm dünyada artan enerji fiyatları Türkiye’de krizden bunalan vatandaşın cebini yakıyor. Yıllardır art arda gelen zamlardan korunabilmek için kılı kırk yaran yurttaşlar tepkili. Çeliktepe Pazarı’nda ANKA’ya konuşan bir yurttaş durumu, “Kuraklık oluyor, zam; sel basıyor, zam; mazota zam geliyor, zam. Bizim ne günahımız var? Bana verdin yüzde 12 zam, 2 bin lira. Alsın ‘saray’da harcasın o parayı. Al, şu anda aldığım şeyler bin 500 lira; biber aldım bir de sabun, deterjan. Bu nedir ya; yazık günah. Alamıyorsun. Çıkma peynir bakıyorum. Böreklik peynir alıyorum. Utanıyorum almaya da böreklik peynir istiyorum… Duysunlar bunları. 75 yaşındayım, ben böyle olay görmedim.” sözleriyle özetledi.
Son yıllarda yaşanan ekonomik ekonomik krizin etkisiyle açlık sınırının altında asgari ücrete ve gelire mahkum kalan milyonlarca yurttaş, geçim sıkıntısını gün geçtikçe daha fazla hissediyor. Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu’na göre açlık sınırı Mart’ta 1.856 lira daha artarak 36 bin lira sınırına yaklaşırken, yoksulluk sınırı da gıdayla birlikte diğer harcama gruplarında yaşanan yüksek fiyat artışlarının etkisiyle 107 bin liraya ulaştı. Son dönemde özellikle gıda ürünlerinde yaşanan artışlara İsrail ve ABD’nin İran’a saldırısıyla başlayan savaşın yol açtığı enerji fiyatlarındaki artışlar gerekçe gösteriliyor.
Yıllardır art arda gelen zamlardan korunabilmek için kılı kırk yaran yurttaşlar savaş gerekçe gösterilerek yapılan zamlara tepkili. Kağıthane Çeliktepe Pazarı’nda konuşan bir yurttaş durumu, “Kuraklık oluyor, zam; sel basıyor, zam; mazota zam geliyor, zam. Bizim ne günahımız var? Bana verdin yüzde 12 zam, 2 bin lira. Alsın ‘saray’da harcasın o parayı. Al, şu anda aldığım şeyler bin 500 lira; biber aldım bir de sabun, deterjan aldım. Bu nedir ya; yazık günah. Alamıyorsun. Çıkma peynir bakıyorum. Böreklik peynir alıyorum. Utanıyorum almaya da böreklik peynir istiyorum… Duysunlar bunları. 75 yaşındayım, ben böyle olay görmedim.” sözleriyle özetledi. ANKA Haber Ajansı’na konuşan vatandaşların görüşleri şöyle:
“Bizim ne günahımız var? Bana verdin yüzde 12 zam, 2 bin lira”
“Biz Kıbrıs Savaşı geçirdik. O zaman da savaş vardı, bütün Avrupa bizi engelledi. Kuyruk vardı ama rahmetli Ecevit bunları yapmadı. Halk yine geçindi… O yıllarda niye zam olmadı? Kuraklık oluyor, zam; sel basıyor, zam; mazota zam geliyor, zam. Bizim ne günahımız var? Bana verdin yüzde 12 zam, 2 bin lira. Alsın ‘saray’da harcasın o parayı. Al, şu anda aldığım şeyler bin 500 lira; biber aldım bir de sabun, deterjan aldım. Bu nedir ya; yazık günah. Alamıyorsun. Çıkma peynir bakıyorum. Böreklik peynir alıyorum. Utanıyorum almaya da böreklik peynir istiyorum… Duysunlar bunları. 75 yaşındayım, ben böyle olay görmedim. Benim paramla orada sefa yapıyorlar. Öyle iftar falan hava atmasınlar. Bütün millete iftar sofrası açsınlar.
Aydınlıyım, kızımın yanına misafirliğe geldim. Memlekete göre çok pahalı, iki katı. Marul bizim orada 20-30 lira arasında, burada 100 liraya çıkmış. Kerevizin tanesi 20-30 liraya satılıyor (Aydın’da), burada kilosu 100 lira. Bana göre çok anormal.
“Allah fakir fukaraya yardım etsin”
Her şey pahalı. Almak istediklerimin birazını alıyor, birazını da alamıyorum. bütçeme göre. İdare etmezsen geçim çok zor bu devirde, bu zamanda bu hayat pahalılığında Allah fakir fukaraya yardım etsin.
Mevsime göre fiyatlar yüksek. Pahalı olduğu için gönlümüzce alamıyoruz. Bundan birkaç yıl önce benim evim nüfusum kalabalıktı. Her şeyi alabiliyordum. Şimdi evde tek başımayım. Bana yetecek bir şeyi maalesef zor alıyorum.
Biz almaya çalışıyoruz ama alamayan çok var. İstediğini de alamıyorsun tabii. Mesela balıklara bakıyorsun güzel ama alamıyorsun. Her zaman alamıyorsun. Haftada bir kere balık yemek lazım. Yiyemiyorsun. Eskiden daha çok yedik. Maaşımız da azdı ama alabiliyorduk. Şimdi maaşımız yüksek ama alım gücü düşük olduğu için alamıyoruz.
Dört kilo portakal aldık. Bir buçuk kilo muz aldık. 380 lira para ödedik. Fiyatlar pahalı yani.”
Pazarcı esnafı tezgah doldurmakta zorlanıyor
Çeliktepe pazarında çok sayıda tezgahın kapalı olması dikkat çekerken, bir pazarcı durumu, “Mallar halden az gelmişti. Esnafın hepsi gidip boş geldi. Mal alamadık. Fiyatlar da yüksek. Esnafın yüzde 50’si boş geldi halden. Ben de mal almadan çıktım oradan. Normalde pazar daha kalabalık oluyordu. Her bir katta 10-15 esnaf gelmemiş. (tezgah açmamış)” sözleriyle özetledi.

