Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Canan Çalağan: “Kayıplar Bulunana ve Gerçek Failler Yargılanana Kadar Cumartesi Anneleri’yle Birlikte Mücadelemiz Sürecek”

Yeşil Sol Parti Kadın Meclisi Sözcüsü Canan Çalağan, “Demokratik eylem ve etkinliklerin engellenmesine yönelik en belirgin örneklerden biri, 28 yıldır kayıplarının akıbetini sorma ve faillerin yargılanması talebiyle Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelen Cumartesi Anneleri’nin eyleminin baskı ve gözaltılarla engellenmesidir. Bildiğiniz üzere eylem, 700’üncü haftaya denk gelen 25 Ağustos 2018’de yasaklandı, Galatasaray Meydanı polis ablukasına alındı. Engellemeye dair AYM’nin verdiği ihlal kararına rağmen baskı ve gözaltılarla eylemin engellenmesi hukuksuzluktur; toplantı, gösteri ve yürüyüş hakkının gasp edilmesidir. Bu, kabul edilemez. Ancak bu saldırılara rağmen her hafta Galatasaray Meydanı’na çıkmaya çalışan Cumartesi Anneleri’nin ve insanlarının direnişini selamlıyoruz. Bir kez daha ifade ediyoruz ki Cumartesi Anneleri’nin mücadelesi, mücadelemizdir. Kayıplar bulunana ve gerçek failler yargılanana kadar Cumartesi Anneleri’yle birlikte mücadelemiz sürecektir” dedi.

Yeşil Sol Parti Kadın Meclisi Sözcüsü Canan Çalağan, “Demokratik eylem

Yeşil Sol Parti Kadın Meclisi Sözcüsü Canan Çalağan, “Demokratik eylem ve etkinliklerin engellenmesine yönelik en belirgin örneklerden biri, 28 yıldır kayıplarının akıbetini sorma ve faillerin yargılanması talebiyle Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelen Cumartesi Anneleri’nin eyleminin baskı ve gözaltılarla engellenmesidir. Bildiğiniz üzere eylem, 700’üncü haftaya denk gelen 25 Ağustos 2018’de yasaklandı, Galatasaray Meydanı polis ablukasına alındı. Engellemeye dair AYM’nin verdiği ihlal kararına rağmen baskı ve gözaltılarla eylemin engellenmesi hukuksuzluktur; toplantı, gösteri ve yürüyüş hakkının gasp edilmesidir. Bu, kabul edilemez. Ancak bu saldırılara rağmen her hafta Galatasaray Meydanı’na çıkmaya çalışan Cumartesi Anneleri’nin ve insanlarının direnişini selamlıyoruz. Bir kez daha ifade ediyoruz ki Cumartesi Anneleri’nin mücadelesi, mücadelemizdir. Kayıplar bulunana ve gerçek failler yargılanana kadar Cumartesi Anneleri’yle birlikte mücadelemiz sürecektir” dedi.

Canan Çalağan, bugün HDP Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çalağan, şunları söyledi:

“Uzun bir seçim maratonunu geride bıraktık. Bu süreçte başta kadınlar olmak üzere halkımız, bize gönül verenler, birlikte yol yürüdüğümüz mücadele arkadaşlarımız çok çalıştı, emek verdi. Bir kez daha verdiği emeklerden dolayı tüm arkadaşlarımıza teşekkür etmek istiyorum. Daha önce de ifade ettiğimiz üzere, kadın özgürlük mücadelemiz sadece seçimlerle sınırlı değildir. Bugün karşı karşıya olduğumuz iktidar gerçekliğinde kadın dayanışmasını, eşitlik ve özgürlük mücadelemizi daha da büyüterek yolumuza devam edeceğiz.

“İKTİDAR, ŞİDDETİ UYGULAYANLARI BİR YANA BIRAKIP ŞİDDETE KARŞI ÇIKANLARI HEDEF ALMAKTADIR”

Tüm seçim kampanyasını cinsiyetçi saiklerle yürütmüş olan mevcut iktidarın son bir aylık icraatları, kadın düşmanı politikalarda ısrarcı olacağını açıkça ortaya koymaktadır. Mevcut tabloya kısaca göz atacak olursak; kadın cinayetlerinin aralıksız olarak sürdüğü, LGBTİ+’lara yönelik nefret söylemiyle şiddetin meşrulaştırılmak istendiği, mülteci ve göçmenlere yönelik ırkçılığın her gün körüklendiği bir zeminde tüm bu saldırıları önlemekle görevli iktidar yetkilileri ve onlardan güç alan kolluk, şiddeti uygulayanları bir yana bırakıp şiddete karşı çıkanları hedef almaktadır. Milletvekili arkadaşımız Özgül Saki’nin karşı karşıya kaldığı soruşturma, bunun bir örneğidir. Kadın Meclisi olarak arkadaşımızın yanında olduğumuzu bu vesileyle bir kez daha ifade etmek isteriz.

“İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NİN GASPINDAN BU YANA EN AZ 642 KADIN, ERKEKLER TARAFINDAN ÖLDÜRÜLDÜ”

Biliyorsunuz 1 Temmuz, İstanbul Sözleşmesi’nden resmi olarak çekilmenin yıl dönümüydü. Kadına yönelik şiddetin önlenmesinde mücadeleyle elde edilmiş önemli bir kazanım olan İstanbul Sözleşmesi’nin gaspından bu yana geçen iki yıllık süreçte en az 642 kadın erkekler tarafından öldürüldü, 373 kadın şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi. Bu tablo da açıkça göstermiştir ki iktidar, kadına yönelik şiddeti önlemek bir yana, aksine erkek egemen politikalarla şiddeti körüklemektir.

“6284 SAYILI KANUN, İTTİFAK PAZARLIĞI KONUSU HALİNE GETİRİLDİ”

İstanbul Sözleşmesi’nin ardından, hedefte şimdi de ittifak pazarlıklarının konusu haline getirilen 6284 sayılı Kanun’un olduğunu biliyoruz. Bu kanun, İstanbul Sözleşmesi’nden sonra kadına dönük şiddetin önlenmesi için faili uzaklaştırma, cezalandırma, kadınların güvenli yerlerde yaşamalarının önünü açma gibi, kadınlar katledilmeden önce önlemler alınması gerektiğini belirtiyor. 6284 de tıpkı İstanbul Sözleşmesi gibi kadın örgütlerinin mücadeleleriyle iktidarı zorlaması sonucu yasalaşan bir kadın kazanımıdır. Örneğin önleyici tedbirler arasında şiddet uygulayan kişinin tehdit, hakaret, aşağılama veya küçük düşürmeyi içeren söz ve davranışlarda bulunmaması, müşterek konuttan veya korunan kişinin bulunduğu ev, iş yeri ve okuldan derhal uzaklaştırılması ve müşterek konutun korunan kişiye tahsis edilmesi gibi çok kapsamlı koruyucu önlemler sunuyor.

“MÜCADELEMİZLE HER YERDE OLACAĞIZ”

Durum böyleyken neden bu yasanın kaldırılmak istendiği açıktır. Kadınlar, erkek şiddetine maruz kalsa da boşanmasın, kendi hayatı hakkında söz sahibi olmasın, istihdama katılmasın; kadınlar sadece iktidarın çizdiği sınırlarda ev yaşamına hapsolsun istenmektedir. Ancak şu iyi bilinmelidir ki iktidar olmanın gücüyle yürütülen kadın düşmanı politikalara karşı bizler, mücadelemizle her yerde olacağız. Kimliği, inancı, yaşam biçimi ne olursa olsun tüm kadınlarla kararlı bir şekilde ortak mücadele yürütmeye ve dayanışmamızı büyütmeye devam edeceğiz.

“CİNSEL SALDIRI DOSYASI KABARIK OLAN CİHAN KAYAALP, DERHAL TUTUKLANMALIDIR”

Erkek ittifakın kadın düşmanı politikaları sadece bunlarla sınırlı değil. Daha iki gün önce, Diyarbakır’da alıkoyduğu çocuğa cinsel saldırıda bulunduğu iddiasıyla tutuklanan Cihan Kayaalp’i yargılayan mahkemenin verdiği beraat kararı onandı. Gerekçeli kararında ‘çocuğun rızası var’ diyerek Cihan Kayaalp hakkında beraat kararı veren mahkeme heyeti, çocuğu değil faili korumuştur. Bir kez daha belirtiyoruz ki cinsel saldırı dosyası kabarık olan Cihan Kayaalp, derhal tutuklanmalıdır.

“GENİŞ TANIMLI KADIN İŞSİZLİĞİ YÜZDE 31,3”

Türkiye’nin en önemli sorunlarından biri de ekonomik kriz. Uzun bir süredir enflasyonun yüksek olması, zamlar ve faiz oranlarının yükselmesiyle birlikte insanların cepleri boşalıyor. İktidar, asgari ücrete zam yaparken diğer taraftan en temel ihtiyaçlar başta olmak üzere fiyatlara yaptığı zamlarla halkı yoksullaştırıyor. Yoksulluktan en fazla etkilenenler ise kadınlar oluyor. Kadınlar, derin bir emek sömürüsü altında esnek, güvencesiz ve en düşük ücretlerle çalışamaya mahkum ediliyor. DİSK-AR’ın haziran ayı araştırma sonuçlarına göre, her 100 kadından sadece 19’u kayıtlı ve tam zamanlı istihdamda. Geniş tanımlı kadın işsizliği yüzde 31,3, genç kadın işsizliği ise yüzde 49,9. Kadınların maruz kaldığı yoksulluğu, onları aileye ve erkeğe muhtaç etmek üzere kullanıyor bu iktidar.

“CUMARTESİ ANNELERİ’NİN EYLEMLERİNİN ENGELLENMESİ HAK GASPIDIR”

Demokratik eylem ve etkinliklerin engellenmesine yönelik en belirgin örneklerden biri de 28 yıldır kayıplarının akıbetini sorma ve faillerin yargılanması talebiyle Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelen Cumartesi Anneleri’nin eyleminin baskı ve gözaltılarla engellenmesidir. Bildiğiniz üzere eylem, 700’üncü haftaya denk gelen 25 Ağustos 2018’de yasaklandı, Galatasaray Meydanı polis ablukasına alındı. Engellemeye dair AYM’nin verdiği ihlal kararına rağmen baskı ve gözaltılarla eylemin engellenmesi hukuksuzluktur; toplantı, gösteri ve yürüyüş hakkının gasp edilmesidir. Bu, kabul edilemez. Ancak bu saldırılara rağmen her hafta Galatasaray Meydanı’na çıkmaya çalışan Cumartesi Anneleri’nin ve insanlarının direnişini selamlıyoruz. Bir kez daha ifade ediyoruz ki Cumartesi Anneleri’nin mücadelesi, mücadelemizdir. Kayıplar bulunana ve gerçek failler yargılanana kadar Cumartesi Anneleri’yle birlikte mücadelemiz sürecektir.”

Ankara

ANKA Haber Ajansı