Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Büyükada’da Uğur Mumcu anması… Adalar Belediye Başkanı Akpolat: “Onu anmak, demokrasiyi, hukuku ve halkın onurunu savunma sorumluluğunu üstlenmektir”

Araştırmacı gazeteci ve yazar Uğur Mumcu, katledilişinin 33’üncü yılında Büyükada’da düzenlenen etkinliklerle anıldı. Adalar Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat, “Onu anmak, demokrasiyi, hukuku ve halkın onurunu savunma sorumluluğunu üstlenmektir” dedi. SOL Parti MYK üyesi Alper Taş ise “birleşik mücadele” çağrısı yaptı.

Araştırmacı gazeteci ve yazar Uğur Mumcu, katledilişinin 33’üncü yılında Büyükada’da

(İSTANBUL) – Araştırmacı gazeteci ve yazar Uğur Mumcu, katledilişinin 33’üncü yılında Büyükada’da düzenlenen etkinliklerle anıldı. Adalar Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat, “Onu anmak, demokrasiyi, hukuku ve halkın onurunu savunma sorumluluğunu üstlenmektir” dedi. SOL Parti MYK üyesi Alper Taş ise “birleşik mücadele” çağrısı yaptı.

33 yıl önce Ankara’da evinin önünde aracına yerleştirilen bombanın patlaması sonucu yaşamını yitiren Uğur Mumcu ile demokrasi mücadelesinde hayatını kaybedenler için Büyükada’da anma etkinliği düzenlendi. CHP Adalar İlçe Başkanlığı tarafından Anadolu Kulübü’nde düzenlenen söyleşinin konukları, Başkan Akpolat ile SOL Parti MYK üyesi Alper Taş oldu.

Mumcu’yu anarken Hrant Dink’i, Metin Göktepe’yi ve Onat Kutlar’ı da unutmayan CHP Adalar İlçe Başkanı Gözde Acır, şunları söyledi:

“Onu susturmak isteyenler, aslında halkın haber alma hakkını, hukuku ve demokrasiyi susturmak istediler”

“Ocak ayı, bu ülkenin hafızasında yalnızca bir takvim yaprağı değildir; gerçeğin, sözün ve aydınlanmanın bedelinin ödendiği bir aydır. Uğur Mumcu’yu anarken, aynı zamanda gerçeğin peşinden gittikleri için katledilen Hrant Dink’i, Metin Göktepe’yi ve Onat Kutlar’ı da hatırlıyoruz. Onlar hiçbir zaman susmadılar ve her zaman gerçeğin peşinden gittiler. Uğur Mumcu, kalemini namus bilen bir aydındı. Onu susturmak isteyenler, aslında halkın haber alma hakkını, hukuku ve demokrasiyi susturmak istediler. Halkın oylarıyla seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu’na yönelik siyasal kuşatma, tutuklu belediye başkanları gerçeği ve cesur gazetecilerin tutuklanması, halk iradesinin nasıl baskı altına alınmak istendiğinin açık göstergesidir.”

Akpolat da Mumcu’nun laiklik, Cumhuriyet ve tam bağımsız Türkiye mücadelesinin güncelliğini koruduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu:

“Sandıkta hayat bulan halk iradesi ne mahkeme koridorlarında ne de kayyum masalarında yok edilebilir”

“Bugün yaşadıklarımızın tamamını Uğur Mumcu bizlere yıllar önce anlattı. Tarikat–siyaset–ticaret ilişkilerine, devlet içinde örgütlenen yapılara cesaretle dikkat çekti. Basının susturulduğu bir ülkede demokrasiden söz edilemez. Gazeteciler susturuluyorsa, toplum susturuluyor demektir. Bugün basına yönelik baskılar, Uğur Mumcu’nun bu uyarılarını bir kez daha doğrular niteliktedir. Kayyum atanan TELE1 televizyonu, gazetecilik onurundan taviz vermediği için hedef alınan Merdan Yanardağ ve diğer tutuklu gazeteciler, bu ülkede gerçeği söylemenin hala nasıl bedelleri olduğunu hepimize gösteriyor. Sandıkta hayat bulan halk iradesi ne mahkeme koridorlarında ne de kayyum masalarında yok edilebilir. Bugün Ekrem İmamoğlu’na yönelen siyasi baskılar, tutuklu belediye başkanları, halkın oylarıyla seçilmiş yöneticilerin yerine kayyum atanması, hukukun değil keyfiliğin egemen kılınmak istendiğinin açık göstergesidir. Buradan, halkın iradesini onuruyla savunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’mız, Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu’na da yürekten selamlarımı gönderiyorum.”

Alper Taş’tan “birleşik mücadele” çağrısı

Etkinliğin konuğu SOL Parti MYK üyesi Alper Taş, Mumcu’nun mücadelesini anlatırken, “Uğur Mumcu, araştırmalara ve belgelere dayalı gazetecilik yaptı, özgür bir gazeteciydi ve bu nedenle katledildi. Devrim mücadelesinde yitirdiklerimizi ancak onların düşünce dünyasını anlayarak ve mücadelelerini büyüterek anlayabiliriz. Bir arada olmamız gereken zamanlardan geçiyoruz. Bugün de siyasi iktidar, gazetecileri ve medyayı baskı altında tutarak tek tip bir medya yaratmaya çalışıyor, gazetecileri hapse atıyor… ‘Kurtuluş yok tek başına; ya hep beraber ya hiçbirimiz’ diyoruz ve bu slogan çok önemli. Ezilen tüm halkların birleşik mücadelesiyle ancak ülkemizi bu karanlıktan kurtarabiliriz” ifadelerini kullandı.

1980 Darbesi’nden bugüne süregelen ekonomik ve siyasi baskılara, cinayetlere ve katliamlara dikkati çeken Taş, Türkiye’nin dış politikasına da değinerek, “Bugün Türkiye, hukuk, demokrasi ve laik bir ülke olmaktan çok uzak; emperyalizme bağımlı bir ülke yaratıldı. Emperyalizmi anlamadan bugün yaşananları anlayamayız” dedi.

Piyanist Savaş Güven’in dinletisinin ardından Akpolat ve beraberindekiler, Büyükada Saat Meydanı’na yürüdü. Uğur Mumcu’nun öldürülmesinin üzerinden 33 yıl geçmesine rağmen karanlık olayın hala tüm boyutlarıyla aydınlatılamadığına dikkati çekilen anmada; karanlığa karşı mumlar yakılırken sanatçı Erkan Bulut da sazıyla anmaya eşlik etti.