Haber: Tuba KARA / Kamera: Hakan KAYA
(İSTANBUL) Büyük Taarruz’un 103. yıldönümünde Beşiktaş Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen “Cumhuriyet’in Dünü, Bugünü, Yarını” başlıklı söyleşide, Uluslararası İlişkiler ve Strateji Uzmanı Dr. Erol Mütercimler ile Tarihçi Yazar Naim Babüroğlu Cumhuriyet’in tarihsel temellerini, bugünkü sorunlarını ve geleceğe dair vizyonunu anlattı. Konuşmacılar, “Cumhuriyet kolay kurulmadı, geleceği gençlerin omuzlarında yükselecek” görüşünü paylaştı.
Büyük Taarruz’un 103. yıldönümünde Beşiktaş Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen “Cumhuriyet’in Dünü, Bugünü, Yarını” başlıklı söyleşide, Uluslararası İlişkiler ve Strateji Uzmanı Dr. Erol Mütercimler ile Tarihçi Yazar Naim Babüroğlu Cumhuriyet’in tarihsel temellerini, bugünkü sorunlarını ve geleceğe dair vizyonunu anlattı. Etkinliğin açılışını yapan Beşiktaş Belediye Başkan Vekili Rasim Şişman, Cumhuriyet’in yalnızca bir yönetim biçimi değil, eşit yurttaşlık anlamına geldiğini vurguladı.
Şişman, “30 Ağustos, askeri bir başarı olmanın çok ötesinde, ulusal bağımsızlığımızın fikri ve siyasi temellerini güçlendiren bir zaferdir. Bugün Cumhuriyet’e sahip çıkmakla hem geçmişimize hem de geleceğimize sahip çıkıyoruz” dedi.
Mütercimler: Cumhuriyet, halkların barış içinde yaşamasının adıdır
Söyleşide ilk sözü alan Erol Mütercimler, Cumhuriyet’in Atatürk’ün zihninde 1908’den itibaren şekillendiğini vurgulayarak, Mustafa Kemal’in sürgün yıllarından Erzurum Kongresi’ne kadar çeşitli dönemlerde dile getirdiği Cumhuriyet fikrini aktardı. Mütercimler, “Cumhuriyet, kuldan vatandaşa, ümmetten millete geçiştir. Bizim Cumhuriyetimizin olmazsa olmazı laikliktir, demokrasidir. Bu Cumhuriyet, halkların barış içinde yaşamasının teminatıdır. Atatürk’ün ifadesiyle ‘Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesidir’” dedi.
Cumhuriyetin bugünü üzerine değerlendirmelerde bulunan Mütercimler, Atatürk’ün ölümünden sonra başlayan süreçte Cumhuriyet’in değerlerinin büyük saldırılarla karşı karşıya kaldığını belirterek, “Bugünkü siyasal sistem, Cumhuriyet’in temel ilkeleri açısından tehlikelidir. Atatürk’te bile olmayan yetkiler bugün tek kişiye verilmiştir. Cumhuriyetin geleceği için gençlerin bilime, akla ve demokrasiye sahip çıkması gerekiyor” diye konuştu.
Babüroğlu: Cumhuriyet, Atatürk’ün en büyük mucizesidir
Cumhuriyet’in askeri-stratejik boyutunu anlatan Naim Babüroğlu, Büyük Taarruz’un koşullarına dikkat çekti. Türk ordusunun yetersizliğine rağmen Mustafa Kemal’in baskın, gizlilik ve stratejik deha ile zaferi kazandırdığını belirterek, “Türk İstiklal Savaşı, tarihin en haklı ve en kutsal savaşlarından biridir. O yokluklardan Cumhuriyet doğdu” dedi.
Babüroğlu, Cumhuriyet’in kuruluş koşullarını anımsatarak, “1923’te 13 milyon nüfusun büyük kısmı hastalıklardan kırılıyordu. Okuma-yazma oranı erkeklerde yüzde 7, kadınlarda binde 4’tü. Sadece 372 doktor vardı. Bu tabloya rağmen üç yıl sonra medeni kanun çıkarıldı. Kadınlar, erkeklerle eşit yurttaşlık hakkına kavuştu. İşte bu yüzden Cumhuriyet, Atatürk’ün en büyük mucizesidir” ifadelerini kullandı.
“Cumhuriyet bir kadın devrimidir”
Her iki konuşmacı da Cumhuriyetin kadınların toplumsal hayattaki rolünü güçlendirdiğinin altını çizdi. Babüroğlu, “Cumhuriyet bir kadın devrimidir. Kurtuluş Savaşı’nın başkahramanları kadınlardır. Atatürk, Türk kadınına dünya ülkelerinden çok önce seçme ve seçilme hakkını tanımıştır” dedi.
Mütercimler de İnebolu’dan cepheye cephane taşıyan kadınlardan örnek vererek, “Milli Mücadele kadınlar olmadan kazanılamazdı. Kemalist devrimlerin özü kadınlardır” diye konuştu.
Cumhuriyet’in geleceği: “Gençlere emanet”
Söyleşinin son bölümünde Cumhuriyet’in geleceği tartışıldı. Mütercimler, gençliğin Cumhuriyet’i bilime ve akla dayanarak sahiplenmesi gerektiğini vurguladı. Babüroğlu ise Atatürk’ün gençliğe hitabesini attı, “Cumhuriyet, ilerlemeyi ve çağdaşlaşmayı benimseyen herkesin omuzlarındadır. Atatürk, ‘Benim gençlikten kastettiğim yaşça gençlik değil, devrimciliği benimseyen herkestir’ demiştir. Hepimiz Atatürk’ün genciyiz” ifadelerini kullandı.