Haber: Hilal ACAR / Kamera: Yasin KABADAYI
(ANKARA) – Emekli astsubaylar, Ankara’da “Büyük Astsubay Mitingi” düzenledi. Emekli Astsubay Fatih Çam “Astsubaylar çağın gerektirdiği gelir koşullarına uygun şekilde, uygun bir rejimle şu anda hak ettikleri paralarını, haklarını, özlük haklarını alamıyorlar. Astsubayların birincil derecede talebidir. Sadece meseleyi mali, maddi konularla da ilişkilendirmeyelim. Astsubaylar aynı zamanda onurlarını da istiyorlar” dedi.
Emekli astsubaylar, rütbe ve sınıf temelli maaş farklılıkları, sosyal hak eşitsizlikleri ve bürokratik engellerin kaldırılması istemiyle Anıtpark’ta “Büyük Astsubay Mitingi” düzenledi. Mitinge, İYİ Parti Genel Başkan Danışmanı Ali Demir, DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı İdris Şahin, Saadet Partisi Genel Sekreteri Cafer Güneş, ve çok sayıda dernek temsilcisi de katıldı.
Türk bayrakları taşıyan astsubaylar, “Ne mutlu Türk’üm diyene” ve “Hak, hukuk, adalet” sloganları attı.
ANKA Haber Ajansı’na konuşan astsubaylar, tazminat ve özlük haklarına ilişkin sorunlar ile geçim sıkıntılarını anlattı.
Emekli Astsubay Fatih Çam, “Astsubaylar çağın gerektirdiği gelir koşullarına uygun şekilde, uygun bir rejimle şu anda hak ettikleri paralarını, haklarını, özlük haklarını alamıyorlar. Şu anda burada bulunan astsubayların birincil derecede talebidir. Sadece meseleyi mali, maddi konularla da ilişkilendirmeyelim. Astsubaylar aynı zamanda onurlarını da istiyorlar” dedi.
Emekli Astsubay Nevzat Yüksel, “verilen sözlerin yerine getilmediğini ifade ederek, şunları kaydetti:
“Biz neden sokaktayız? Ben dağ, bayır, taş demeden yıllarca vatan ve millet için Silahlı Kuvvetlerde çalıştık. Maalesef açlık sefaletinde yaşıyoruz, biz bundan utanmıyoruz. İkinci bir işte çalışmaktan utanmıyoruz ama bizi sokakta görürken neden bize duyarsız davranıyorlar? Biz kaybettiğimiz özlük haklarımız için buradayız. Yıllardan beri bizim kaybettiğimiz haklarımız inanın çok büyük. Neden bizleri yok sayıyorlar? Ama biz demokratik haklarımız için, özlük haklarımız için ölmeden onurumuzu istiyoruz. Biz para falan istemiyoruz ama kaybettiğimiz haklarımızı gördüğümüz için şu anda o konuda çok üzüntülüyüz ve kırgınız. Ankara’da yaşayan meslektaşlarıma özellikle sesleniyorum, Başkentin göbeğinde siyasi erk, askeri erk duymayacaksa nerede duyacak? Bir dahaki yapılacak mitingde lütfen Ankaralı meslektaşlarımızı bekliyoruz.”
2013’de emekli olan Kıdemlı Astsubay da 1985’te emekliliğe ilişkin vaadedilen haklarını istediğini söyleyerek, “Bugün ben emekli olduğumda hak ettiğim yüzde 80,75’in karşılığını görmüyorum. Şu anda gerçekleşen maaş oranım benim yüzde 41’ler civarındadır. Yaklaşık yüzde 100 kaybımız var. Bu açıkça hukuka, adalete, ahlaka artık ne derseniz her şeye aykırıdır. Haklarımızın bir an önce gözden geçirilmesini, kanun tekliflerinin, komisyonlarda bekleyen astsubay koruma kanununun bir an önce çıkmasını istiyoruz” diye konuştu.
“Ben 70 yaşındayım, insanca yaşamak istiyorum”
Emekli Hava Astsubay Sevat Ünal da, “Bizler mücadele ederken bizim önümüze maalesef ki duvar olarak gelen Milli Savunma ve Genelkurmay Başkanlığı aradan çıksın istiyoruz. Maalesef bizim lehimize çıkacak olan hakları 2014’ten bu yana engellemektedirler. Benim son sözüm şu: Gölge etmeyin, başka ihsan istemiyoruz. Ben 70 yaşındayım, insanca yaşamak istiyorum. Türkiye Cumhuriyeti’nin bekası Atatürk’ün bize bırakmış olduğu Türk Silahlı Kuvvetleri’nin laik, cumhuriyetçi bir konumda bütün personelini kucaklamasını istiyorum” dedi.
Bir diğer emekli jandarma astubay da, “İnsanca yaşamak, onurlu yaşamak, refah seviyesinde yaşamak bizlerin de hakkı.Bizler bu vatana canımızı ortaya koyduk. Doğusu, batısı, gecesi, gündüzü, yıllarımızı verdik, ölümlerden döndük. Gaziler bizim, şehitler bizim, vatan bizim ve bu emekli astsubaylar da bizim. Lütfen, devlet büyükleri, saygılar sunuyoruz ama kredi kartlarıyla yaşamayalım, insanca yaşayalım” ifadelerini kullandı.
Görevinden istifa eden Astsubay Kenan Evren Aydın, devre arkadaşı Mustafa Çoruk ile yaşadığı adaletsizliği şu sözlerle anlattı:
“Biz beraber okula başladık, beraber aynı sıradan mezun olduk. EYT kanunuyla devre arkadaşım emekliliği hak etti. Benim doğum tarihim 2 Aralık 1981 olduğu için 1 Eylül 1999-2 Aralık 1999 arasındaki hizmet sürem hizmetten sayılmadı, tescil tarihim 2 Aralık olarak düzenlendi. Dolayısıyla biz aynı devre arkadaşı, aynı sıra arkadaşı aramızda 17 yıl gibi bir fark oluştu emeklilik konusunda.”
“Yani mutfak çok fena yanıyor, perişan durumdayız”
Emekli astsubay eşi Aysel Soyer, ekonomik sıkıntılardan dert yanarak şöyle konuştu:
“Çarşı, pazar kaynıyor, pazarda baktığımız zaman fiyatlara yetişemiyoruz. Torunlarımız var, evde çoluk çocuğumuz var. Biz de birer bireyiz, yaşamak istiyoruz, insanca yaşamak istiyoruz. Ama bakıp geri çekiliyor, alamıyoruz. Çünkü alamaz durumuna getirdiler bizi. Hep idare, hep idare. Torunlar bir şey istiyorlar, ‘Tamam anneanneciğim ay başında’ diyoruz ay başında yine birini alıyorsak öbürünü alamıyoruz. Yani mutfak çok fena yanıyor, perişan durumdayız. Bir hafta pazara çıkarsak ikinci hafta çıkmıyoruz. Yazın ucuz bir şey bulup da dolaba attıysak onunla idare ediyoruz, kasaplara yaklaşılmıyor, süt, peynir her şey pahalı. İnsanca yaşamak istiyoruz.”
Bir diğer emekli astsubay eşi Fahriye Diril de tazminat haklarına ilişkin, şunları söyledi:
“Önceden gerçekten çok büyük bir uçurumlar yoktu, bir subayla bir astsubay arasında. Biz beraberce eşlerimiz aynı gemide, aynı karargahlarda, aynı lojmanlarda oturduk. Şartlarımız birbirine çok yakın ve uygundu Ama şu an uçurumlar var arasında. Biz sadece hakkımızı istiyoruz, Sadaka istemiyoruz, bu bizim çok gücümüze gidiyor. Subaylarımıza fazla demiyorum onlar da hak ediyorlar her şeyi ama bir astsubay olarak bir gemiyi astsubaysız kaldıramazsınız. Bir uçağı astsubaysız kaldıramazsınız. Her yerde en önde giden asubaylar, en çok şehit olan astubaylar ama en az haklara sahip olan yine astubaylar. Biz bu adaletsizliğin önüne geçmek istiyoruz, sadece hak edileni almak istiyoruz.”
“İki üniversite bitirdim aldığımız maaş bir astsubay çavuşun yarısı”
Emekli astsubay Taner Tanesen’de, “Astsubaylar görev zorluğundan kaynaklanan tazminatlarını istiyorlar. Ödediğimiz sigorta primlerinin oranında maaş bağlama oranı istiyoruz. Örneğin bir kıdemli albay emekli olduğunda yeni mezun bir teğmen kadar maaş alırken kıdemli bir emekli astsubay ise astsubay çavuş maaşının, yeni mezun astsubayın yarısı kadar maaş almaktadır. Bu hiyerarşiye de uygun değildir, adalete de uygun değildir. Dolayısıyla astsubaylar, üvey evlat muamelesi görüyor gibi bir izlenim oluşmaktadır. Bizler ötelenmek istemiyoruz” diye sitem etti.
Emekli Astsubay Yusuf Doğu, 2014 yılında emekli olduğunu belirterek, “2014 yılındaki hayat şartları ve şuanki şartları kesinlikle birbirine uyum sağlamıyor. 2,3 yıl milletvekilliği yapanlara 10-15 tane implant veren devletimin kanunları ve maliyesi benim implantlarımı karşılamadığı için taksit taksit ödediğim implantı herkes 3 ayda bitirirken 6’ıncı ayındayım bitiremedim ve takamadım ve dişlerim yok” diye konuştu.
Emekli Astsubay Zeyner Işık da, “Mecliste hala bizim özlük haklarımızı iyileştirmesine yönelik çalışmalar gündeme gelmedi, gelenler de genelde ret cevabı alıyor. Sefer görev emrine çağırdığınız zaman savaşa her zaman hazır olmamızı istiyorsunuz ama gidebilmemiz için de ekonomik olarak da kuvvetli olmamız lazım. İki üniversite bitirdim aldığımız maaş bir astsubay çavuşun yarısı” dedi.

