Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Buğra Kavuncu: “Türkiye, tripodu MHP, makinenin kendisinin AK Parti ve deklanşöre basanın Apo olduğu bir fotoğrafı gördü”

İYİ Parti Sözcüsü Buğra Kavuncu, “Türkiye’nin her meselesinde birbirine girip, ortalığı kasıp kavurup, Meclis kürsüsünde yumruk yumruğa kavga edip, sonra da dolaylı yoldan Apo’nun çektiği fotoğrafa girenlerin fotoğrafını gördük. Tripodu MHP, makinenin kendisi AK Parti ve deklanşöre basanın Apo olduğu bir fotoğrafı gördü Türkiye geçtiğimiz hafta. Fotoğraf makinesini, MHP kurmuş, Cumhurbaşkanı açıyı ayarlamış, deklanşöre de Apo basmış. Ve bu Apo’nun mutlu aile tablosu diye adlandıracağı bir fotoğraf haline geldi adeta” dedi.

İYİ Parti Sözcüsü Buğra Kavuncu, "Türkiye'nin her meselesinde birbirine girip, ortalığı

(ANKARA) – İYİ Parti Sözcüsü Buğra Kavuncu, “Türkiye’nin her meselesinde birbirine girip, ortalığı kasıp kavurup, Meclis kürsüsünde yumruk yumruğa kavga edip, sonra da dolaylı yoldan Apo’nun çektiği fotoğrafa girenlerin fotoğrafını gördük. Tripodu MHP, makinenin kendisi AK Parti ve deklanşöre basanın Apo olduğu bir fotoğrafı gördü Türkiye geçtiğimiz hafta. Fotoğraf makinesini, MHP kurmuş, Cumhurbaşkanı açıyı ayarlamış, deklanşöre de Apo basmış. Ve bu Apo’nun mutlu aile tablosu diye adlandıracağı bir fotoğraf haline geldi adeta” dedi.

İYİ Parti Başkanlık Divanı, Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu başkanlığında toplandı. Toplantının gündemine ilişkin parti genel merkezinde açıklamalarda bulunan İYİ Parti Sözcüsü Buğra Kavuncu, ramazan ayını kutlayarak, Doğu Türkistan ve Gazze başta bütün coğrafyalara sabır ve kurtuluş diledi. Kavuncu, partisinin ABD’de bazı tarifelerin Yüksek Mahkemece yasaya aykırı bulunmasına yönelik kararı da yakından takip ettiğini söyledi.

“14 bin lira da önümüzdeki bayramda emeklimize ikramiye verilsin”

Emekli ve hak sahiplerinin Ramazan Bayramı ve Kurban Bayramı’nda aldığı ikramiyenin net bir formüle bağlanması çağrısında bulunan Kavuncu, “Net asgari ücretin yarısı kadar her bayram bir ikramiye ödeyelim. Rakamsal olarak 14 bin lira bu bayramda, 14 bin lira da önümüzdeki bayramda emeklimize ikramiye verilsin. Bu konuda kanun teklifini TBMM grubumuz bu hafta Meclis Başkanlığına sunacak” diye konuştu.

Kavuncu, Türk oyun sektörünün yurt dışından yatırım çekebilecek sektörlerin başında geldiğini belirterek, “Gençlerimizin, çocuklarımızın eğlencesi olan, Türkiye’ye ciddi şekilde katma değer sağlayan, Türkiye’ye son yıllarda en yoğun yatırımcının geldiği oyun sektöründen elinizi çekin. Elbette ki gençlerimizi şiddetten uzak tutacak her türlü tedbirin alınmasına evet, ama oyun sektöründe herhangi bir kısıtlamaya gidilmesine hayır diyoruz” dedi.

“Çözüm AK Parti iktidarının değişmesidir”

“Sorunun kaynağı olan iktidardan bu sorunu çözeceğini beklemek aslında bir taraftan da çok büyük bir iyi niyet. Çözüm ne eğitimde ne istihdamda katılan bu milyonlarca genç sorununun AK Parti iktidarının değişmesidir. Tek çözüm budur” diyen Kavuncu, TBMM’de yürütülen Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun raporuna dair şunları kaydetti:

“Komisyon raporu geçtiğimiz hafta yayınlandı ve bu komisyon raporuyla Türkiye aslında bir fotoğraf gördü. Gazeteciler tutuklanıyor ki yine geçtiğimiz hafta bir gazeteci arkadaşımız Alican Uludağ tutuklandı. Tutuklanma gerekçesi, neden tutuklandı, hangi beyanın üzerine tutuklandı bunu da net olarak anlayabilmiş değiliz.

Türkiye’nin her meselesinde birbirine girip, ortalığı kasıp kavurup, meclis kürsüsünde yumruk yumruğa kavga edip, sonra dolaylı yoldan Apo’nun çektiği fotoğrafa girenlerin fotoğrafını gördük. Tripodu MHP, makinenin kendisi AK Parti ve deklanşöre basanın Apo olduğu bir fotoğrafı gördü Türkiye geçtiğimiz hafta. Fotoğraf makinesini, MHP kurmuş, Cumhurbaşkanı açıyı ayarlamış, deklanşöre Apo basmış. İşte böyle bir fotoğraf bu milletin önüne konuldu. Ve bu Apo’nun mutlu aile tablosu diye adlandıracağı bir fotoğraf haline geldi adeta. Genel Başkanımızın da ifade ettikleri gibi, önümüze komisyon metni diye koyulan metin, Cumhuriyete yüzyıllık zulüm düzeni diyenlerle, yüzyıllık reklam arası diyenlerin uzlaştığı bir metindir.

“Ne oldu tutuklu belediye başkanları”

Bu raporun izdüşümünde İmralı’daki terör örgütü elebaşının safsataları ve içi bomboş ideolojik hezeyanları vardır. Ve maalesef bu komisyona göre çocuklarımızın geleceği ve özgürlüğü Apo’nun geleceği ve özgürlüğünden daha değerli değildir. Aylarca oturup konuştuktan sonra ortaya çıkarttıkları tek şey Apo’ya özgürlük yolları oldu. O sebeple bu komisyon fotoğrafının şipşakçısı Apo’dur. Ve maalesef bizim dışımızdaki herkes de bu fotoğraf karesinin içinde yer almıştır. Apo İmralı’dan ‘Gülümseyin, çekiyorum’ deyince gülümsemek için sıraya girip mutlu bir aile tablosu verilen bir fotoğraf olmuştur. Peki sorarım buradan size. Ne oldu tutuklu belediye başkanları? Ne oldu seçilmiş milletvekillerinin gasp edilmiş hakları? Ne oldu Can Atalay? 19 Mart’tan sonra gaz yiyen, tutuklanan, yurtlarından kovulan çoğu 18 yaş civarında gençlerimizin hukuku ne oldu? Yolsuzluklar, hırsızlıklar ne oldu? Emeklinin sefaleti ne oldu? Varsa yoksa terör örgütü ele başına özgürlük başka hiçbir şey yok.

“AK Parti MHP ve DEM İttifakı İmralı’nın görüş ve tavsiyeleri doğrultusunda hareket ediyor”

Bu gürültünün iki amacı var. Birincisi terör örgütü PKK’ya meşruiyet kazandırmak. İkincisi terör örgütü elebaşına özgürlük vaat etmek. İmralı İttifakı’nın kararlılığını anladık. AK Parti MHP ve DEM İttifakı İmralı’nın görüş ve tavsiyeleri doğrultusunda hareket ediyor ve süreci yürütüyor. Bizler için üzücü olan maalesef diğer partilerin tutumu olmuştur. Bu rapor yayınlandığı gün terör örgütü elebaşı pervasızca açıklamalarda bulunmuştur. Açıktan ne istediğini ifşa etmiştir. Demiştir ki terörü tasfiye mantığıyla yaklaşan bir siyaset çözümü değil çözümsüzlüğü ifade eder. Terörü tasfiye etmeyecek miyiz? İmralı’nın ve PKK’nın temsilcisi olduğu artık net olan Dem Parti ne diyor? Onlar da diyor ki terör ifadesini kullanmayalım. Yani hiçbir şeyden pişman değiller. Bizim eylemlerimize terör demeyin diyorlar. Yani sivillerin katledildiği olayların terör olarak nitelendirilmesi ve bu sivillerin katledildiği olayları yapanların terörist olarak nitelendirilmesini istemiyorlar. Komisyonun ismine dahi tahammül edemediklerini ifade etmiş oluyorlar.

“Ajandanın fikir babası ve öncüsü de İmralı’daki terör örgütü elebaşıdır”

Türkiye Cumhuriyeti’nin vatandaşlık tanımı bellidir. Ve bu tanım Kürtleri de kapsayarak 86 milyonu eşitlemiştir. AK Parti çevrelerinin de bu tanımla uğraşmaları bu yüzdendir. Çünkü bu vatandaşlık tanımından rahatsızlar. AK Parti, Milliyetçi Hareket Partisi ve DEM İttifakı’nın ajandası işte budur. Ajandanın fikir babası ve öncüsü de İmralı’daki terör örgütü elebaşıdır.

O raporu kabul edenler ve altında imzası olanlar nasıl bir oyunun altına imza attığının farkında değiller. Zira bu imzayı atmakla bütün bu olan biteni kabul etmiş durumdalar. Terör örgütü elebaşının kurucu önder konumunda olduğunu kabul etmiş durumdalar. Erdoğan’ın yeniden Cumhurbaşkanı adayı olabilmesine giden sürecin figüranları olmaktan öteye gidemeyecek bu komisyonda bulunanlar. Mücadelemiz İYİ Parti olarak bütün bu yaşananlara karşı başta TBMM her platformda her şekilde devam edecektir. Mücadelemizi sonuna kadar göstermeye devam edeceğiz ve milletimizle bu yolda birlikte yürümekten de asla vazgeçmeyeceğiz diyorum.”

“25 yıllık, çeyrek asırlık AK Parti döneminde bir seçim ekonomisi sevdası hep oldu”

Kavuncu, gazetecilerin soruları üzerine köprü ve otoyolların özelleştirilmesine ilişkin olarak, “Halkın kullandığı köprü ve otoyolların kiraya verilmesinin kime ne faydası var? Millete nasıl bir faydası var? Bu köprü ve otoyolların kiraya verilmesi halinde otoyol ve köprülerin fiyatı vatandaş için artacak. Hükümetin kasasına girecek olan para bir aylık devletin ödeyeceği faizi bile karşılayamıyor. Birisi bize bir cevap versin. Birileri kalkıp desin ki biz bu kaynağa şu sebepten ihtiyaç duyuyoruz. Bakın bütün buradan faydalanacak tek bir taraf var. O da bu özelleştirmeden yani bu kiraya verilecek olan köprü ve otoyolları işletecek şirket, firma, grup artık her neyse bundan istifade edecek tek yer orasıdır. Bunu hangi mantıkla yaptıklarını çıkıp bu millete izah etmekleri lazım. Çeyrek asırlık AK Parti döneminde bir seçim ekonomisi sevdası hep oldu. Bu köprülerle ilgili atmış olduğu adımlar da çocuklarımızı düşünmeyen şuursuzca atılmış adımlardır. Zira çocuklarımızın sırtına binecek yüktür bunlar. Eğer bunları bir seçim geliyor ve oraya yaratacakları kaynakla, oraya oluşturacakları birtakım imkanlarla, seçimlerde dağıtacakları birtakım günü kurtaracak, vatandaşın eline geçecek paralarla bir ekonomi uygulayacaklarsa yazıklar olsun onlara” yanıtını verdi.

“Cumhuriyet’in temel niteliklerini de gene heba edecek bir iktidarla karşı karşıyayız”

Kavuncu, DEM Parti’nin anayasa değişikliği yönündeki açıklamalarının sorulması üzerine, şunları kaydetti:

“Koltuğunu muhafaza etmek için bu ülkenin değerlerini umarsızca heba eden, peşkeş çeken bir iktidarla karşı karşıyayız. Cumhurbaşkanı’nın tekrar seçilebilmesinin önünü açacak, mecliste yeterli çoğunluğu sağlayabilmek adına her türlü işbirliğine girerler ve Cumhuriyet’in temel niteliklerini heba edecek ve umarsızca yok etmeye kalkacak, bu tür atılacak adımlara sempatiyle bakabilecek bir iktidarla karşı karşıyayız. Yeter ki kendi koltuklarını muhafaza etsinler. DEM Parti de iktidarın bu tutumundan, bu duruşundan güç ve cesaret alarak bu açıklamayı yapmaktadır.

Herkesin ana dili anasının ak sütü gibi helaldir. Herkes ana dilini rahatlıkla konuşmalıdır, konuşabilmelidir. Bununla birlikte bu ülkenin resmi dili tektir ve Türkçe’dir. Bunun yanına ikinci bir dilin konumlanmaya çalışılmasını İYİ Parti olarak kabul etmiyoruz. Bunun tartışmaya açılmasına bile tahammül etmiyoruz. Anayasamızdaki vatandaşlık tanımı bu ülkedeki herkesi eşit vatandaş kabul eden bir yaklaşımdır. Türkiye Cumhuriyeti’nin her vatandaşı bu milletin mensubudur. Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartına sahip herkes bu ülkede eşit haklara sahiptir. Eşit imkanlara sahiptir. Hiç kimse ne etnik kökenine, ne mezhebine, ne inancına göre herhangi bir şekilde farklı muameleye tabi tutulamaz.

“İYİ Parti olarak bütün bu süreçte dimdik bunlara karşı durmaya devam edeceğiz”

Önümüzde, bir seçim süreci var ve bu seçim sürecinde hem ekonomik anlamda hem siyasi anlamında kazanmak için her şeyi meşru gören bir iktidarla karşı karşıyayız. Bunu yaparken nasıl bu ülkenin ekonomik kaynaklarını heba ediyorlarsa Cumhuriyet’in temel nitelikleri konusunda da son derece şuursuz ve zafiyet içerisinde hareket ediyorlar. Elbette ki bunu gören birtakım miraklar da olmayacak taleplerle gelebiliyor. Ama biz İYİ Parti olarak bütün bu süreçte dimdik bunlara karşı durmaya devam edeceğiz.”