Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
GÜNDEM

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş: “Bağımsız Türkiye hayal ediyorsak, bunun tam bağımsız ekonomik ayağı olmak zorunda”

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, “Bağımsız bir Türkiye hayal ediyorsak bunun tam bağımsız bir ekonomik ayağı olmak zorunda” dedi.

(ANKARA) – Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, “Bağımsız bir Türkiye hayal ediyorsak bunun tam bağımsız bir ekonomik ayağı olmak zorunda” dedi.

BTP, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı İstanbul Fatih’te Ali Emiri Kültür Merkezi’nde coşku ile kutladı.

Programda konuşan BTP Genel Başkanı Baş, 100 yıl önce Anadolu’da etnik bir sorun olmadığının altını çizdi.

Atatürk’ün 30 Ağustos Zaferi’ni ekonomik kalkınmayla taçlandırarak tam bağımsız bir Türkiye oluşturduğunu belirten Baş, konuşmasında şunları kaydetti:

“Bundan 100 sene önce, senin atan bir mücadele vermiş ve bir zafer kazanmış. Yani insanın 40 gün 40 gece bu zaferi kutlaması lazım. Bu böyle büyük bir olay. Bugün dönüyorum bakıyorum hiçbir siyasi partide tık yok. Ama nasıl tık olsun? Türklüğün bile tartışıldığı günlerden geçiyoruz.

Atatürk’ün sözüm ona sadece Yunan’ı yendiğine ilişkin bazı saçma sapan yersiz iddialar dolaşır. Bu, Yunan devşirmelerinin Atatürk’ün aleyhinde propaganda yapmak için uydurduğu bir yalan. Neymiş? Atatürk sadece Yunan’ı yenmiş, yedi düvele diz çöktürmemiş şeklinde bakılıyor. Atatürk, Yunan’ı değil, bütün yedi düveli hakikaten Anadolu’dan temizliyor.

“Lozan’da sadece Kürtler değil, Türklere de azınlık denildi, Atatürk bu fikre diz çöktürdü”

Lozan’da ne diyorlar? Lozan’da Kürt’e azınlık demediler. Kürt sorunu demediler. Ne dediler biliyor musunuz? İngilizler masaya oturup dedi ki; ‘Anadolu’da Kürt azınlıktır, Rum azınlıktır, Laz azınlıktır, Çerkez azınlıktır, Süryani azınlıktır, Arap azınlıktır, Acem azınlıktır, Boşnak azınlıktır. Daha, Türk azınlıktır.’ İngiliz’in Lozan’daki derdi Anadolu’nun hakim tek bir unsurunun olmamasıydı. Yani İngiliz bize şunu demedi; ‘Anadolu Türklerin, burası Türk diyarı, Türk milletinin vatanı. Bu Kürtler de burada azınlık’ demedi. ‘Kürtler azınlıkken Türkler de azınlık’ dedi. Çünkü Anadolu’nun tek bir millet çatısında buluşmasını istemiyordu. İşte Atatürk o fikre diz çöktürdü. Yani bugün ortaya atılan bu mesele, 100 yıllık mesele söylemi, tamamıyla tarihi gerçekliklerden uzak, tam bir hikayedir. Eğer siz 100 yıl önce bir mesele arıyorsanız o mesele Anadolu’nun Türk’e bırakılmaması meselesiydi. Ve 100 yıl önceye bir cevap vermek istiyorsanız vereceğiniz cevap ‘Anadolu Türk’ündür’ cevabıdır, başka cevap olmaz. O gün, o günün şartlarında Misak-ı Milli sınırları içerisindeki bütün unsurlar kardeşçe yaşadı. Hiçbir sorun yaşamadı. Hiçbir problem yaşamadı.

“100 yıl önce etnik grupların sıkıntısı yoktu”

Şeyh Said niye ayaklandı? Zaten hepi topu 2 tane isyan var. Kim çıkardı bunları? Belli isimler. Niye ayaklandı? Din elden gidiyor diye ayaklandı. Herkes bunu anlatıyor. Doğru mu? Tarihçiler burada. Demek ki neymiş? Şeyh Said’in isyanı da Kürt isyanı değilmiş. Neymiş? 100 yıl önce Kürt isyanları varmış. 100 yıl önce Anadolu’da hangi etnik grubun hangi sıkıntısı vardı ki etnik anlamda isyan etsin? Tam bir zırva, tam bir hikaye. Dolayısıyla kardeşçe yaşanan bir Anadolu inşa edildi ve bugünlere getirildi.

Zafer sadece savaşla değil, ekonomi ile de kazanıldı

Zafer dediğimiz şey bir bütün ve eğer sadece düşmanın Anadolu’dan postallarının temizlemesi olsaydı konu, yani tek konumuz düşman işgal etmesin gitsin olsaydı, 30 Ağustos Zaferi’nden sonra bir şey yapılmazdı. Ama ne yapılıyor? Deniyor ki; ‘Bu zafer yetmez. Eğer bu topraktaki hakimiyet benim olacaksa, bu devlet benimdir diyebileceksem, Türk milleti olarak benim şu şu şu finansal, ekonomik ve sosyolojik çalışmaları yapmam lazım’ diyor.

Dolayısıyla ‘tam bağımsızlık ve zafer benimdir’ diyebilmen için ne gerekiyormuş? Limanlar yabancıların olmayacak. Limanlar senin olacak. ‘Özelleştirdim, para aldım, şu kadar yılda kâr ettim’, geç o işi. Bu liman senin olacak. Köprüler, otoyollar senin olacak. Madenler senin olacak. Bankalar senin olacak. Eğer senin olursa sen ‘zafer benim’ diyebiliyorsun. Çünkü o kadar yıllık bir mücadelenin sonunda Atatürk yetinmiyor. Bütün bunları hayata geçirmeye çalışıyor. O halde bugün biz, zafer kazandığımız günlerin ne yazık ki gerisine düşmüş vaziyetteyiz. Dün bize yabancı unsurların rica dahi edemeyeceği şeyleri bugün biz hayata geçirebiliyoruz. Ekonomik faaliyet anlamında söylüyorum.

Dolayısıyla tam bağımsız bir Türkiye hayal ediyorsak bunun tam bağımsız bir ekonomik ayağı olmak zorunda. Aradan 100 yıl geçiyor ve kim çıkıyor artık? Bir Haydar Hoca çıkıyor ve diyor ki: ‘Evet, benim o zaferi bugün de taşımam ve yaşamam için bu ekonomik bağımsızlığı tam anlamıyla elime almam lazım’ deyip bir model ortaya koyuyor. İşte bizler o bağımsızlığı hayata geçirecek modelin bugün yaşayan temsilcileriyiz. O yüzden bu zafer bizim hakkımızdır. ‘Bu zafer bizim kutlamaya sahip olduğumuz haktır’ diyorum. Hepimizin zaferini kutluyorum.”

 

DİĞER VİDEOLAR