Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

BTP Genel Başkanı Baş: “Bu savaşın kazananı İran halkı ve Müslüman dünyadır”

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, İran saldırısının ana sebebinin petrol ticaretinin dolar yerine yuan ile yapılması olduğunu belirterek, “Bu savaşın kazananı İran halkıdır ve Müslüman dünyadır. Amerikan emperyalizminin 3-5 füzeyle yıkılabileceğini bütün dünyaya göstermiştir” dedi. 

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, İran saldırısının ana

(ANKARA)- Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, İran saldırısının ana sebebinin petrol ticaretinin dolar yerine yuan ile yapılması olduğunu belirterek, “Bu savaşın kazananı İran halkıdır ve Müslüman dünyadır. Amerikan emperyalizminin 3-5 füzeyle yıkılabileceğini bütün dünyaya göstermiştir” dedi.

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, Meltem TV’de katıldığı programda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Hüseyin Baş, İran’a yönelik saldırının ana sebebinin petrol ticaretinin dolar yerine yuan ile yapılması kararı olduğunu söyledi.

Baş’ın açıklaması şöyle:

“İran çok farklı etnik grupların bir arada yaşadığı bir devlet. Onları birleştiren şey vatanperverlik. Bizi de birleştirecek unsur vatanımızı sevmek. Çünkü milliyetçiliğimizi de vatan sahibi olmaya borçluyuz, dinimizi de vatan sahibi olmaya borçluyuz, sahip olduğumuz her şeyi vatan sahibi olmaya borçluyuz. İran’da ben bunu gördüm. Bu noktada hükümetin de bu son İran gelişmelerinde özellikle durduğu yeri de biraz aklı karışık olabilir hükümet yetkililerin ama genel itibariyle bir yanlış yola sapılmadığı kanaatindeyim. En azından Irak harekatında durduğumuz yerde durmadık. Bence çok çok önemli bir nokta. Libya’da durduğumuz yerde durmadık. Burada bir değişim var. Bu önemli bir nokta.

Türkiye’de bir mezhepçilik hikayesi bu savaş üzerinden türetildi. Müslümana mezhebi, mazluma dini sorulmaz. Öyle bir şey olmaz. Bir yandan da hiçbir mezhebin kabul etmediği bazı tarihi kişileri büyük önderler, din önderleri olarak pazarladılar. İthal edilmiş bazı emperyalist düşünceler mezhepler arasında kavga çıkarmıştır. Bu noktada da ben şu anda hükümet yetkililerinin söylemlerini doğru buluyorum. Bu savaşın kazananı İran halkıdır ve Müslüman dünyadır. Amerikan emperyalizminin 3-5 füzeyle yıkılabileceğini bütün dünyaya göstermiştir. İsrail’in o övündüğü demir kubbelerin delik deşik olabileceğini bütün dünyaya göstermiştir. Bütün Orta Doğu coğrafyasına, ‘Aslında çok da korkmamıza gerek yokmuş’ dedirtmiştir. Dolayısıyla bu çark ediş bütün coğrafyaları saracak ve ben inanıyorum ki büyük bir değişime sebep olacaktır.

Bugün İran’da yaşanan, İran petrolünü kendi (ABD) lehine elde etmek, Çin’e giden petrolü engellemek ve dolarla satışını tekrar tesis etmek. Bütün savaşın ana amacı bu. İran’ın petrolünü almak ve Çin’e İran’ın petrol ihraç etmesini kısıtlayıp o ihraç edilecek petrolü de dolarla satmasını sağlamak. Venezuela’da neden Maduro’yu gittiler yatağından aldılar? Çünkü Çin’e petrol satıyordu. Sattığı petrolün ödemesini de Amerikan dolarıyla değil, Yuan’la tahsil ediyordu. 70’ten beri petro-dolar sistemiyle dünya kavga ediyor. Bunun bir problem olduğu ortada. Bunun herkes farkında. Ama bunu nasıl çözeceğiz dediğiniz zaman dünyada bunu çözebilen hiç kimse olmamıştı Prof. Dr. Haydar Baş’a kadar. Haydar Baş, ‘Bu dolar hakimiyetini ancak ve ancak devletlerin egemen para birimlerini ticarette kullandıklarında, milli paralarıyla ticaret yaptıklarında çözebilirsiniz’ deyince dünya uyandı.

“Türkiye 30 yıldan beri terörle mücadele halinde”

ABD Başkanı Trump, ‘NATO bize sahip çıkmadı’ dedi. Şimdi ben dünyada bir lider arıyorum, NATO üyesi bir lider arıyorum. Trump, ‘NATO bize sahip çıkmadı. Biz halbuki NATO’nun her zaman yanında olduk. Onların ne zaman ihtiyacı olsa onlara sahip çıktık ama NATO bugün bizim yanımızda olmadı. Anladık ki NATO bir kağıttan kaplanmış’ diyor. Şimdi ona şunu demek gerekmiyor mu; ‘Dünyada NATO kurulduğundan beri herhangi bir coğrafyada Amerika’dan başka savaş çıkaran bir devlet oldu mu? Vietnam’da savaşı sen çıkardın, Güney Kore’de savaşı sen çıkardın, İran’da savaşı sen çıkardın, Irak’ta savaşı sen çıkardın ve bütün müttefiklerinle oraya gittin her seferinde. Sadece bu İran savaşında dünya uyandı da senin yanında yer almadı’. Bunu söylemek gerekmiyor mu? Bu adama bu cevabı vermek gerekmiyor mu?

Türkiye 30 yıldan beri terörle mücadele halinde. Bir devletle savaşmıyoruz ama düzensiz bir yapılanmayla, terör oluşumuyla bir mücadele halindeyiz. Biz NATO üyesi değil miyiz? Biz NATO’ya 1954’ten beri üyeyiz. Mesela NATO’nun herhangi bir gücü veya Amerika hiç yanımızda oldu mu? Yanımızda olmayı bırak karşımızda olmadı mı? Bu nasıl NATO müttefikliği? Neyin müttefikliği?

“Amerika çok net bir şekilde sürecin kaybedeni”

Amerika güçlü olduğu için değil, güçsüz olduğu için feveran halinde. Trump, Amerikan tarihinin en güçsüz zamanlarına denk geldi. NATO kağıttan kaplan mıdır bilmem ama Amerika’nın kağıttan bir imparatorluk olduğu dünya tarafından çözüldü ve o kağıttan imparatorluk devletlerin kendi aralarında Milli Ekonomi Modeli gereğince milli paralarla ticaret yapmasıyla birlikte o kağıttan imparatorluk yani yeşil kağıttan dolardan olan imparatorluk çöktü. O yüzden bu savaşın kazananını, kaybedenini biz belki de 10 yıl sonra göreceğiz veya 20 yıl sonra göreceğiz. Ama şunu göreceğiz. Amerika çok net bir şekilde sürecin kaybedeni. İsrail de insanlığın yüz karası olduğunu bir kez daha ispatlamış oldu. Bütün bu devran dönecek ve bu devran döndüğünde de insanlık Allah’ın izniyle inanıyorum ki rahat bir nefes alacak.

Apo’ya ne denir? Bebek katili. Kimin bebeğini katletti? O bölgenin, Kürt’ün bebeğini katletti. Şunu demek istiyorum, terör dediğiniz organizasyonla Güneydoğu hiçbir zaman bir araya gelmedi. Bugün zaten bu sürece bizim tepki koymamızın, başından beri tepkili olmamızın sebebi Güneydoğu’daki vatandaşla terörün sanki aynı çatı altında gösterilmesi. Ben terörsüz Türkiye sürecinin ne terörle ne Türkiye ile alakalı olduğunu düşünmüyorum. Bence meselenin asıl mihenk taşı burası. Konunun ne terörle alakası var ne Türkiye ile. Sürecin adı terörsüz Türkiye ama bu başka bir şey için böyle yürüyen bir süreç. Ben sürecin içinde değilim. Yöneticisi değilim, uygulayıcısı da değilim ama şunu biliyorum; bu ne terörle ne Türkiye ile alakalı bir süreç olarak ortaya çıkmamış bir süreç.

“Hasta olduğu için yargılamaya hiç girmeyenler var”

İBB dosyasında şu anki yargılamada 400 civarı sanık var. Dosya yargılamalarının toplamının 12,5 yıl süreceği konuşuluyor. Sanıkların da hemen hemen tamamı tutuklu vaziyette. Buradan bir 70 yıl geriye gidelim. Bütün dünyanın savaştığı II. Dünya Savaşı’nın yargılamaları oldu. Meşhur Nürnberg mahkemeleri. 200’den fazla sanık vardı. Bunların içerisinde 35 kişi beraat etti. Sanıkların çoğu tutukluydu ama hepsi tutuklu değildi ve toplam 11,5 ay sürdü. Şimdi yıl 2026. Veriyi toplama, materyali toplama, delillere ulaşma, teknolojinin imkanları, yargılama imkanlarının gelişkinliği hesaba katıldığında bir dosya var ve 12,5 yıl öngörülüyor sürmesi. Nürnberg mahkemelerinde 10,5 ayda süreç tamamına erdiriliyor ve tamamı da mahkum edilmiyor. İçlerinde tutuksuz yargılananlar var. Hasta olduğu için yargılamaya hiç girmeyenler var. İfade veren Sayın Murat Çalık kanserle mücadele etmiş ve yüksek ihtimalle hastalığın nüks ettiği düşünülen bir sanık, hala tutukluluk hali devam ediyor. Burada ayarsız bir durum var.”