Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Birleşik Metal-İş, 11 bin metal işçisinin 30 Ocak itibarıyla kademeli olarak greve başlayacağını açıkladı

Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Özkan Atar, 11 ilde kurulu 43 fabrikada 11 bin metal işçisini kapsayan grevin 30 Ocak’ta kademeli olarak başlayacağını açıkladı. Atar, “Kimse olası bir grev yasağından medet ummasın. Grevimiz yasaklanırsa, anayasal hakkımızı kullanacak ve yasağı tanımayacağız. Bu kararlılığımızı dün gösterdik, yarın da göstermekten geri durmayacağız.” dedi.

Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Özkan Atar, 11 ilde kurulu 43

Haber: Beril KALELİ/Kamera:Umut Emre GÖKBULUT

(İSTANBUL) Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Özkan Atar, 11 ilde kurulu 43 fabrikada 11 bin metal işçisini kapsayan grevin 30 Ocak’ta kademeli olarak başlayacağını açıkladı. Atar, “Kimse olası bir grev yasağından medet ummasın. Grevimiz yasaklanırsa, anayasal hakkımızı kullanacak ve yasağı tanımayacağız. Bu kararlılığımızı dün gösterdik, yarın da göstermekten geri durmayacağız.” dedi.

Birleşik Metal-İş sendikası Genel Başkanı Özkan Atar, metal iş kolunda yürütülen toplu sözleşme görüşmeleri ve uyuşmazlıkla ilgili sendika genel merkezinde bir basın toplantısı düzenledi. “Dayatmaya boyun eğmeyeceğiz”, “Direne direne kazanacağız” sloganlarının atıldığı toplantıda konuşan Atar, “MESS ile Sendikamız arasında, 31 işletmeye bağlı 43 fabrikadan yaklaşık 11 bin üyemizi kapsayan toplu iş sözleşmesi görüşmeleri aylardır devam etmektedir. Metal işkolu grup toplu iş sözleşmesi sürecinde önemli bir aşamadayız. Uzun süredir sürdürdüğümüz toplu pazarlık sürecinin sonunda, haklı taleplerimize karşılık bulamadık. MESS ile yapılan görüşmelerde, işçilerin içinde bulunduğu koşulları ayrıntılı olarak anlattık; en temel ihtiyaçlarımızı dahi karşılayamadığımızı defalarca dile getirdik. Ancak maalesef başta ücret zammı olmak üzere, işçilerin haklı talep ve beklentilerine uygun bir teklif gelmedi. Ne sosyal haklara yönelik taleplerimiz ne de diğer isteklerimiz kabul gördü.” dedi. Özkan Atar sürece ilişkin şu bilgileri verdi:

“3 yıllık sözleşmenin işçiler için daha fazla kayıp anlamına geldiğini biliyoruz”

“İşveren tarafı sözleşmenin 3 yıl olmasında ısrar ediyor. Biz ise, 3 yıllık bir sözleşmeyi tartışma konusu dahi yapamayacağımızı, böyle bir teklifi kabul etmemizin söz konusu olamayacağını açıkça belirttik. 3 yıllık sözleşmenin işçiler için daha fazla kayıp anlamına geldiğini biliyoruz. Bunun yanı sıra, esneklik içeren bazı karşı teklifler de getirildi. Örneğin, ikramiyelerin fiili çalışmaya bağlı ödenmesi, yani işçi rapor aldığında ikramiye alamaması isteniyor. Denkleştirme ve telafi çalışması yapmamız isteniyor.

“İşçilerin kazanılmış hakları pazarlık konusu olamaz”

Hafif işte çalışabilir raporu alan işçilerin, teklif edilen uygun işi kabul etmemesi durumunda, almakta olduğu ihbar tazminatının ödenmemesi talep ediliyor. Ayrıca, raporda bir defada 5 gün ve üzeri istirahat alan üyelere, işverenin 2 günlük ücret ödememe uygulamasının 10 güne çıkarılması isteniyor. Tamamlayıcı Sağlık Sigortasının sona ermesi talep ediliyor. İşverenlerin bu tekliflerini ne kabul ederiz ne de tartışırız. İşçilerin kazanılmış hakları pazarlık konusu olamaz.”

“İnsanca yaşanacak bir ücret, tüm metal işçilerinin en temel hakkıdır”

Arka arkaya gelen zamların, alım güçlerini büyük ölçüde düşürdüğünü ve ücretlerini erittiğini vurgulayan Atar şöyle devam etti:

“Yoksulluk sınırının altındaki ücretlerle, adeta açlık sınırında yaşamaya başladık. İşçilerin bu ücretlerle yaşaması, asgari ihtiyaçlarını karşılaması mümkün değildir. İnsanca yaşanacak bir ücret, tüm metal işçilerinin en temel hakkıdır. TÜİK tarafından açıklanan enflasyon oranlarına inanan neredeyse kimse yok. Buna rağmen hâlâ resmî enflasyonu baz alan, onun yalnızca birkaç puan üzerinde teklifler sunuluyor. Biz, resmî enflasyonu temel alan bir tartışmanın içinde olmayacağız. Ne resmî enflasyonu ne de onun biraz üzerindeki bir teklifi kabul etmemiz mümkün. MESS, gerçeklikle bağı olmayan bu rakamlarla gelmekten vazgeçmelidir. Biz yoksullaşırken, patronlar kârlarına kâr katmaya devam ediyor. İşverenler zenginleşirken işçiler yoksullaşıyor. En zor koşullarda, en ağır işlerde gece gündüz çalışıyoruz. Onların elde ettiği kârı yaratan biziz. Şimdi, yarattığımızdan hak ettiğimiz kısmını istiyoruz. İstediğimiz hakkımızdır ve bu hakkımızı mutlaka alacağız. Şimdi sıra işverendedir. Şimdi işverenlerin ellerini ceplerine atma zamanıdır.

“Vergi dilimleri işçilerin gelirlerini adeta gasbeden bir hal almıştır”

MESS patronları kârlarını katlarken ve ihracat rekorları kırarken, işçiye gelince ‘kriz var’ diyorlar. Sizin kriziniz, bizim soframızdaki ekmeğimizden çalamaz! Fabrikalarda preslerin başında, dökümhanelerin sıcağında, montaj hatlarında ömür tüketiyoruz. Karşılığı yoksulluk sınırının altında bir yaşam olamaz. İşverenler, sabit kur politikası sonucunda ücretlerimizin döviz bazında arttığını iddia ederken, tükettiğimiz malların fiyatlarının sabit kaldığını varsayıyorlar. Oysa tükettiğimiz tüm mal ve hizmetlerin fiyatları hem TL hem de döviz bazında sürekli artmaktadır. Diğer yandan, vergi dilimleri işçilerin gelirlerini adeta gasbeden bir hal almıştır. İşçinin hak ettiği gelir, çalışma süresi uzadıkça azalmaktadır. Bu, dünyada eşine az rastlanır bir durumdur. Normalde işçilerin ücretleri çalıştıkları süreyle doğru orantılı artarken, bizde tam tersi bir uygulama söz konusu.
Gelir vergisi dilimlerinin adaletsiz biçimde düşük tutulması ve resmî enflasyon oranında bile artırılmaması, işçileri daha da yoksullaştırmaktadır. İlk vergi dilimi olan %15’lik dilim, geçen yıla göre yalnızca %20,3 artırılmıştır. Oysa resmî yıllık enflasyon %30,89’dur. Bu durumun sürmesi kabul edilemez.”

“MESS taleplerimize nasıl yaklaştı ve şu an hangi aşamadayız?” sorusunu soran Atar, sözleşme görüşmelerinin seyri hakkında da şu bilgileri verdi:

“Grevimiz yasaklanırsa, anayasal hakkımızı kullanacak ve yasağı tanımayacağız”

“Sendikamız ile MESS arasındaki görüşmeler uzun süredir devam ediyor. İlk toplantı 13 Ekim’de yapıldı, ardından çeşitli görüşmeler gerçekleştirildi. En son 8 Aralık’ta yapılan toplantıda anlaşma sağlanamayınca, uyuşmazlık tutanağı tutuldu ve arabuluculuk sürecine geçildi. Şimdi yeni bir aşamaya geldik. Arabulucu raporu Sendikamıza ulaştı ve grev sürecine giriyoruz. MESS’in son verdiği zam teklifi 6 aylık dönem için yüzde 18’dir. Diğer dönemler için de enflasyon oranında artış teklif edildi. Ayrıca, sosyal haklara yönelik artış teklifi de yıllık enflasyon oranı olan %32,95’dir. Bu teklifin, metal işçilerini sefalet ücretiyle çalışmaya mahkûm ettiğini ve kabul edilebilir bir yanı olmadığını; MESS’in önerisinin işçilerin beklentilerinden çok uzak olduğunu belirttik. Taleplerimiz karşılanmadığı takdirde grev hakkımızı kullanmaktan çekinmeyeceğimizin bilinmesi gerekiyor. Şimdiden uyarıyoruz: Kimse olası bir grev yasağından medet ummasın. Grevimiz yasaklanırsa, anayasal hakkımızı kullanacak ve yasağı tanımayacağız. Bu kararlılığımızı dün gösterdik, yarın da göstermekten geri durmayacağız. Binlerce işçinin grev iradesi, iktidar tarafından ‘erteleme’ adı altında çiğnendi ve grev silahı elimizden alındı. Ancak çeşitli işyerlerinde, Anayasadan doğan ve hukuksuzca yasaklanan grev hakkımıza sahip çıkarak fiili grevler gerçekleştirdik.”

“Günlerdir yaptığımız grev eğitimleriyle bu yeni sürece hazırlanıyoruz”

Geçmiş yıllarda “erteleme” kararlarına rağmen gerçekleştirdikleri grevlerden örnekler de veren Özkan Atar, “Şimdi yeni bir döneme giriyoruz. Süreç artık grev aşamasında. Günlerdir yaptığımız grev eğitimleriyle bu yeni sürece hazırlanıyoruz. Merkez TİS Komisyonumuzu ve Başkanlar Kurulumuzu topladık. Genel Yönetim Kurulumuz, toplu sözleşme sürecindeki son durumu ayrıntılarıyla değerlendirerek grev kararları aldı. Grevlerimizi kademeli olarak başlatacağız. Bu çerçevede; Çukurova İnşaat Makinaları San.ve Tic. A.Ş., Cengiz Makina San. ve Tic. A.Ş., Çayırova Boru San. ve Tic. A.Ş. Çelsantaş Çelik Mamulleri San. ve Tic. A.Ş., Dostel Makina San. ve Tic. A.Ş., Arpek Arkan Parça Alüminyum Enjeksiyon ve Kalıp San. ve Tic. A.Ş., Sanel Sanayi Elektroniği İmalat ve Tic. A.Ş., SIO Automotive Taşıt Yedek Parça San. ve Tic. A. Ş., ve ZF Lemförder Aks Modülleri San. ve Tic. A.Ş. işyerlerinde 30 Ocak Cuma günü greve çıkıyoruz.

“30 Ocak sonrasında, yurdun dört bir yanında metal işçilerinin haklı haykırışına tanık olacaksınız”

Diğer fabrikaların grev tarihlerini ise gelişmelere göre daha sonraki günlerde kademeli olarak açıklayacağız. Sendikamız, bu sürece her türlü olasılığı değerlendirerek ve tüm riskleri göze alarak hazırlanmıştır. Hiçbir güç bu mücadelemizi engelleyemeyecektir. 30 Ocak sonrasında, yurdun dört bir yanında metal işçilerinin haklı haykırışına tanık olacaksınız. Binlerce metal işçisi, fabrika önlerinde ve kent meydanlarında taleplerini yüksek sesle dile getirecek. Bu sesi hiçbir güç susturamayacaktır. Biz, haklı taleplerimizi sonuna kadar savunacak, haklarımızı almak için gereken tüm çabayı göstereceğiz. Bu mücadele yalnızca Birleşik Metal-İş Sendikası üyelerinin değil, sendika ayrımı gözetmeksizin tüm metal işçilerinin ortak mücadelesidir. Buradan, tüm metal işçilerini birlikte mücadeleye çağırıyoruz. Bu süreç sadece bir toplu sözleşme süreci değil; aynı zamanda çocuklarımızın geleceğine sahip çıkma mücadelesidir.”