Temel inançlar daha çok erken çocukluk devrinde oluşur. Daha çok ailenin ve etrafın tesiriyle oluşan bir nevi şemalardır. Kişinin fonksiyonsuz temel inançları çok derindedir ve değiştirmek vakit alır.
Ara inançlar şahısların hayata karşı koyduğu kurallar, varsayımlardır. Orta inançlar her beşerde vardır. Bireylerin orta inançları fonksiyonlu olduğu üzere fonksiyonsuz de olabilir. Şayet kişinin orta inançları sağlıksız/olumsuz/işlevsiz ise kişi hayatında sorunlar yaşamaya başlar.
Otomatik niyetler,Doğruluğu gereğince değerlendirilmemiş, kişinin zihninde ani ve otomatik olarak beliren fikir, imaj yahut seslerden biridir. Şahsa mahsus tecrübelerle ortaya çıkan bir fikir akışını tanım eder (Beck, 1964).
Bilişsel kuramda temel prensip, olayların kendisinin değil algılanma ve yorumlanma üslubunun değerli olduğudur. Her hangi bir durumun nasıl algılandığı ise temel inançlardan kaynaklanmaktadır. Temel inançlar, kurallar, beklentiler, tavırlar, varsayımlardan oluşan orta inançları, orta inançlar da otomatik fikirleri doğurmaktadır. Otomatik kanılar de his ve davranışa yansımaktadır.
Örneğin, matematik dersinden başarısız olan ve matematiği çalışmayan, çalışmak istemeyen, matematik dersinin olduğu gün karın ağrıları çeken bir öğrenciyi ele alalım. Burada temel inanç ” yetersizlik” olabilir. Yetersizlik temel inancı, matematiği anlamıyorum, demek ki aptalim orta inancını, bu orta inanç ta matematik çalışmaya ne vakit otursa ” çok zor”, ” matematiği asla anlayamayacağım” otomatik kanısını doğurur. Bu fikir de hüzün duymasına, davranışsal olarak kitabı kapatıp, ders çalışmaktan vazgeçmesine ve fizyolojik olarak karın ağrısına sebep olur.
Psk.Berk İşlek
