Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Bilişim Suçları ve Çevrimiçi Dolandırıcılıkla Mücadele Şube Müdürü Şahin: “Uluslararası kuruluşlardan bilgi taleplerinde bulunuyoruz, birkaç gün içinde cevap gelebiliyor ama bizim ülkemizde bazen birkaç haftada gelebiliyor”

Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı Bilişim Suçları ve Çevrimiçi Dolandırıcılıkla Mücadele Şube Müdürü Erdem Şahin, “Siber faaliyetlerle alakalı izleme yapılmaktadır. Ancak önleme şube müdürlüğümüzde, biraz önce bahsettiğim gibi, 7/24 çalışan sanal devriyelerimiz tarafından sürekli olarak bu alanda oluşabilecek bütün suçlar takip edilmektedir. Öncelikle arz ettiğim 17 suç başlığı kapsamında, daha sonrasında da vatandaşlarımızın karşısına çıkabilecek internet ortamındaki suç içerikleri değerlendirilmekte ve ilgili savcılıklara bildirilmek üzere çalışmalar yapılmaktadır. Uluslararası kurum ve kuruluşlardan da bilgi taleplerinde bulunuyoruz. Onlardan bize birkaç gün içinde cevap gelebiliyor. Ama bizim ülkemizdeki kurumlardan bazen birkaç haftada cevap gelebiliyor. Böyle sıkıntılar oluyor” dedi. Prof. Dr. Hatice Ferhan Odabaşı ise “Bu çocuk pedofili lobisinin elinden geçmeyen, filtresinden geçmeyen çocuk fotoğrafı yok; bu kadar net söyleyebilirim” ifadesini kullandı.

Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı Bilişim Suçları ve Çevrimiçi Dolandırıcılıkla

(TBMM) – Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı Bilişim Suçları ve Çevrimiçi Dolandırıcılıkla Mücadele Şube Müdürü Erdem Şahin, “Siber faaliyetlerle alakalı izleme yapılmaktadır. Ancak önleme şube müdürlüğümüzde, biraz önce bahsettiğim gibi, 7/24 çalışan sanal devriyelerimiz tarafından sürekli olarak bu alanda oluşabilecek bütün suçlar takip edilmektedir. Öncelikle arz ettiğim 17 suç başlığı kapsamında, daha sonrasında da vatandaşlarımızın karşısına çıkabilecek internet ortamındaki suç içerikleri değerlendirilmekte ve ilgili savcılıklara bildirilmek üzere çalışmalar yapılmaktadır. Uluslararası kurum ve kuruluşlardan da bilgi taleplerinde bulunuyoruz. Onlardan bize birkaç gün içinde cevap gelebiliyor. Ama bizim ülkemizdeki kurumlardan bazen birkaç haftada cevap gelebiliyor. Böyle sıkıntılar oluyor” dedi. Prof. Dr. Hatice Ferhan Odabaşı ise “Bu çocuk pedofili lobisinin elinden geçmeyen, filtresinden geçmeyen çocuk fotoğrafı yok; bu kadar net söyleyebilirim” ifadesini kullandı.

TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu, AK Parti İstanbul Milletvekili Pervin Tuba Durgut başkanlığında toplandı. Komisyonun bugünkü toplantısında Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı Bilişim Suçları ve Çevrimiçi Dolandırıcılıkla Mücadele Şube Müdürü Erdem Şahin ve emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Hatice Ferhan Odabaşı sunum yaptı.

Bilişim Suçları ve Çevrimiçi Dolandırıcılıkla Mücadele Şube Müdürü Erdem Şahin, “Komisyonumuzun sormuş olduğu, istemiş olduğu konularla alakalı önce şöyle bir açıklama getirmek isterim. Bilindiği gibi emniyet birimleri içerisinde farklı birimler tarafından soruşturmalar, Cumhuriyet savcılıklarının vermiş olduğu talimatlar doğrultusunda yerine getirilmektedir. Siber suç olmasına rağmen yaşı küçük çocuklarla alakalı adli iş süreçlerinin tamamı Asayiş Daire Başkanlığı’nda, Çocuk Şube Müdürlüğü tarafından yerine getirilmektedir. Bununla alakalı istendiği zaman istatistiki verileri net bir şekilde size aktaramayacağımı arz etmek isterim” dedi.

Şahin, Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı’nın Avrupa Siber Suçlar Sözleşmesi kapsamında 2011 yılında Bilişim Suçları ve Mücadele Daire Başkanlığı ismiyle kurulduğununu söyledi. Şahin, şöyle konuştu:

“Daire başkanlığı 2013 yılında Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı olarak görev yapmaya başladı. Şu anda da İncek’teki yerleşke içerisinde çalışmalarını sürdürmektedir. Bizim şu anda adli birim olarak, önleyici birim olarak ve destek birimi olarak çalışan faaliyetlerimiz bulunmaktadır. Adli olarak çevrim içi dolandırıcılık şubemiz bulunmakta. Nitelikli dolandırıcılık, kredi kartlarının kötüye kullanılması, izinsiz kart çıkarma, banka ve kredi kartı bilgilerinin kötüye kullanılması konularında; yasa dışı bahisle mücadele kapsamında 7258 sayılı kanunla mücadele, ayrıca Türk Ceza Kanunu’nun 228. maddesi kapsamında kumar oynanmasıyla alakalı görev ve sorumlulukları bulunmaktadır.

“Bizim 17 başlık altında baktığımız suçlar var”

Çocuk müstehcenliğiyle alakalı Türk Ceza Kanunu’nun 226/3 maddesi kapsamında çocuklara ait müstehcen görüntülerin yayınlanmasıyla ilgili olarak, Amerika Birleşik Devletleri’nde bulunan NCMEC isimli bir kuruluşla yapılan protokol gereği oradan gönderilen; sosyal medya platformlarına yüklenmiş olan veya kendilerine gelen ihbarlarla ülkemizle ilgili olabileceği değerlendirilen müstehcen görüntüler paylaşan şahıslarla ilgili işlemler yapılmaktadır. Ayrıca çocuklara yönelik büyükler tarafından yapılmakta olan cinsel taciz içerikli yazışma ve benzeri suç durumlarıyla ilgili Türk Ceza Kanunu’nun 105/2 maddeleri kapsamında çalışmalar yürütülmektedir. Suç gelirleriyle mücadele şube müdürlüğümüz var. Bilişim suçlarıyla mücadele şubemiz, Türk Ceza Kanunu’nda yer alan; haberleşmenin ifşası, Türk Ceza Kanunu 124. madde, Türk Ceza Kanunu 122, bilişim yoluyla nitelikli hırsızlık, Türk Ceza Kanunu madde 233, veri ifşası, Türk Ceza Kanunu 243. madde bilişim sistemine girme, 244. madde bilişim sistemini engelleme, verileri yok etme veya bozma, 245/A’da bulunan yasak cihaz veya programlar ve 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu ile alakalı görev ve sorumlulukları kapsamında bu suçlarla mücadele etmektedir. Bizim 17 başlık altında baktığımız suçlar var. Bunların haricindeki suçlarla alakalı soruşturma birimi değil, önleme birimi tarafından internet ortamında gerçekleşen konularla alakalı sanal devriye faaliyetleri esnasında herkesin görebileceği, herkesin tespit edebileceği konularla alakalı eğer bir suç içeriği olduğu değerlendirilen bir husus varsa ilgili birimlere gönderilmek üzere çalışma yürütülmektedir. Öncelikle tabii kendi görev alanımıza giren suçlarla alakalı çalışmalar yürütülüyor. Adli Bilişim Şube Müdürlüğümüz bulunmakta. Bu yapılan çalışmalarda, operasyonlarda ele geçirilen dijital materyallerde daha fazla delile ulaşmak ve suç organizasyonlarını ortaya çıkarmak için çalışmalar yürütülmektedir.

Destek birimlerimiz de bulunmaktadır. Bu şubelerimize destek veren birimler arasında eğitim şube müdürlüğümüz bulunmaktadır. ‘Siberay’ ismiyle 2020 yılından itibaren başlattığımız bu çalışma sadece çocuklara yönelik değil, 7’den 77’ye bütün vatandaşlarımıza yönelik bilinçli ve güvenli internet kullanımı konusunda faaliyet göstermektedir. İnternette kendilerini nasıl güvende tutacakları konusunda okul çağındaki çocuklara da yetişkinlere de yönelik çalışmalar yapılmaktadır. Milli Eğitim Bakanlığı ile yapmış olduğumuz protokol kapsamında 2020 yılından itibaren başladığımız bu çalışmada şu anda 54 ilde 150 okulda Siberay kulüplerimiz bulunmaktadır. Burada okul çağındaki çocuklara daha önce Milli Eğitim Bakanlığı’ndan onay alınmış sunumlar gösterilmekte ve çocukların kendilerini nasıl koruyabilecekleri, bu ortamlarda nelere dikkat edilmesi gerektiği ile alakalı çalışmalar yapılmaktadır. Ayrıca ebeveynlere ve farklı yaş gruplarına göre hazırlanmış sunumlarımız da bulunmaktadır. Bunlar Siberay’ın kendi sitesinde de indirilebilir şekilde yer almaktadır. Geçen sene yapılan çalışmalarda 15 milyon 213 bin 248 kişiye ulaşıldı. Siber faaliyetlerle alakalı izleme yapılmaktadır. Ancak önleme şube müdürlüğümüzde, biraz önce bahsettiğim gibi, 7/24 çalışan sanal devriyelerimiz tarafından sürekli olarak bu alanda oluşabilecek bütün suçlar takip edilmektedir. Öncelikle arz ettiğim 17 suç başlığı kapsamında, daha sonrasında da vatandaşlarımızın karşısına çıkabilecek internet ortamındaki suç içerikleri değerlendirilmekte ve ilgili savcılıklara bildirilmek üzere çalışmalar yapılmaktadır.”

“Savcılığa suç duyurusunda bulunmak için il birimlerimize yönlendiriyoruz”

Komisyon Başkanı AK Parti İstanbul Milletvekili Pervin Tuba Durgut’un “Siz sanal devriye usulüyle görüyorsunuz ve ilgili ihbarlarda bulunuyorsunuz. Savcılığa suç duyurusunda mı bulunuyorsunuz” sorusunu Şahin, “Savcılığa suç duyurusunda bulunmak için il birimlerimize yönlendiriyoruz. Konu çocuklarla alakalıysa bunu ildeki Asayiş Daire Başkanlığı ve ildeki Çocuk Şube Müdürlüğüne gönderiyoruz” diye yanıtladı.

Şahin, “Biz çocuğa karşı işlenen suçlarda bütün cezaların artırılmasını istiyoruz. Bizim baktığımız müstehcenlik suçları, müstehcen görüntülerin yaygınlaştırılması gibi konularda teknik izleme, dinleme ve diğer hususların da kanunumuza eklenmesi talebimiz var ki biz rahatça bunların… Bazı alt gruplar var, gizli gruplar var. Bunların yayımlandığı. Bunlara kanuni bir şekilde, rahat bir şekilde girerek buradan delil elde edilir ve eğer mağdur olan Türk vatandaşı bir çocuğumuz varsa bunu doğrudan kurtarır ve şüphelileri de adalete teslim ederiz” ifadelerini kullandı.

“Süreler çok uzun ve cevaplar da geç geliyor”

Şahin, komisyon başkanı Durgut’un “Süreci biraz hızlandıracak, daha esnek hale getirecek bir öneriniz var mı?” sorusunu şöyle yanıtladı:

“Şimdi yeni çıkan dolandırıcılıkla mücadele kanununda süreler mesela kısaltıldı. Birimlerin talep üzerine kurumların vereceği cevaplar için süreler düzenlendi. Ancak bazı şeylerde dediğim gibi süreler çok uzun ve cevaplar da geç geliyor. Bize zaten bir gün içerisinde gelmesi lazım ki suç sürekliliğine maksimum sürede bitirilmesi lazım. Bazı telekomünikasyon kuruluşlarında IP taleplerimiz oluyor. IP’nin abone bilgisi… Bunlar teknik olacak ama NAT IP dediğimiz bir protokole çıkıyor. NAT IP protokolüne çıkınca bize tekrar yazıyorlar. Biz tekrar yazıyoruz. ‘NAT’taysa bütün kullanıcıları ver’ diyoruz. Zaman geçiyor. IP’nin net şekilde şüpheliye çıkması lazım. Uluslararası kurum ve kuruluşlardan da bilgi taleplerinde bulunuyoruz. Onlardan bize birkaç gün içinde cevap gelebiliyor. Ama bizim ülkemizdeki kurumlardan bazen birkaç haftada cevap gelebiliyor. Böyle sıkıntılar oluyor.”

“Bu çocuk pedofili lobisinin elinden geçmeyen, filtresinden geçmeyen çocuk fotoğrafı yok”

Emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Hatice Ferhan Odabaşı ise konuşmasının bir bölümünde şu ifadeleri kullandı:

“Mesela WhatsApp’tan, biz her taraftan hıçkırıyoruz ya fotoğraflarını paylaşmayın çocuklarınızın, çocuk fotoğrafları paylaşmayın. Benim en hassas çalıştığım konulardan biridir bu. Veli şikayet ediyor WhatsApp grubunda ‘Bütün çocukların fotoğraf çıktı, benimkinin bugün fotoğrafı yok. Niye benim çocuğun fotoğrafı…’ Ya anlatıyoruz, gidiyoruz okullara, kaç kişi anlatıyor yani. Türkiye’de bir tek ben anlatmıyorum, herkes anlatıyor. ‘Sharenting’ denilen olay, bakın bu ay çok güzel bir dergi çocuk sayısı çıkarttı, çocuk özel sayısı çıkarttı. Daha bu sene yani mart ayı sayısında yazıyor ‘sharenting’, hala ‘sharenting’ yazıyoruz. Artık bunu söylemememiz lazım yani şu fotoğrafları koymayın oraya. Bir defa şunu söylüyoruz: Daha acil bir şey var mı söylenebilecek, internete girip de çocuk pedofili yani hastası diyordum, pedofili hastası, kızıyorlar ‘Hasta deyip bunları mağdur gösterme hocam.’ diye. Artık pedofili diyorum sadece. Bu çocuk pedofili lobisinin elinden geçmeyen, filtresinden geçmeyen çocuk fotoğrafı yok; bu kadar net söyleyebilirim. Yani bu pedofili lobisi Türkiye’de; ben yıllarca BTK’yla beraber çalıştık, biliyoruz yani nerelerde ne olduğunu; İncek’te çok çalıştım, oralardan biliyorum. Bugün Elazığ’dadır, yarın Tokat’tadır, ertesi gün Maraş’tadır, ‘server’ taşır bu pedofili lobisi.

Bu pedofili lobisi bütün dünyanın polis, FBI’ıyla, ECPAT’ıyla, efendim MİT’iyle beraber çalışılan bir konu. Beraber çalışıldığı halde bununla baş edemiyorlar. Bunu söylüyoruz mesela, velilerin umurunda değil. Bu velileri zapt etmek bir iş, aileleri zapt etmek yani bir iş. Ailelerin dijitalleşme konusunda risk algısı sıfır Sayın vekilim, risk algısı yok. Bu ailelerin gözü kara bir şekilde, bunların hepsi şey olmuş, tav olmuş ama kendileri de aynı şekildeler. Aileyi bitiren nedenlerden biri olarak yani verdiğimiz bunun, ailedeki işte 5İ diye bir şey yaptım ben mesela, onu anlatıyorum. Bir tanesi verdiği zarar iletişim, ilgiye zarar verdi, itibara zarar verdi, her tarafa yani. Bunu eğer akıllıca kullanmazsanız işte o yansıma bütün vücudu sardı. Onun için bizim şeyimiz de öğretmenlerden çok ailelerin düzene getirilmesi lazım.”