Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Beylikdüzü’nde emekli açıklaması: Bal-kaymak masalları, emeklinin küçülen maaşını büyütmüyor

Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Akif Cenkçi ve bir grup vatandaş tarafından Beylikdüzü’nde yapılan açıklamada, “Gece yatmadan önce manda yoğurdu, Medine hurması, kestane balı ve yulaf karışımı tarif edip ‘şifa’ anlatanlar; emeklinin iftar sofrasına bir tas çorbayı nasıl koyacağını anlatamıyor. Manda yoğurduyla tarif edilen ‘sağlık reçeteleri’, pazarda etiketleri düşürmüyor. Medine hurması tavsiyeleri, emeklinin mutfağındaki eksiği kapatmıyor. Bal-kaymak masalları, emeklinin küçülen maaşını büyütmüyor.” denildi, “Bugün iktidar emekliye ne söylüyor? ‘Sabret.’ ‘Şükret.’ ‘Dua et.’ Soruyoruz: Sabır, boş tencereyi kaynatır mı? Şükür, kira borcunu kapatır mı? Dua, eczane katılım payını öder mi?” soruları soruldu.

Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Akif Cenkçi ve bir

(İSTANBUL) Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Akif Cenkçi ve bir grup vatandaş tarafından Beylikdüzü’nde yapılan açıklamada, “Gece yatmadan önce manda yoğurdu, Medine hurması, kestane balı ve yulaf karışımı tarif edip ‘şifa’ anlatanlar; emeklinin iftar sofrasına bir tas çorbayı nasıl koyacağını anlatamıyor. Manda yoğurduyla tarif edilen ‘sağlık reçeteleri’, pazarda etiketleri düşürmüyor. Medine hurması tavsiyeleri, emeklinin mutfağındaki eksiği kapatmıyor. Bal-kaymak masalları, emeklinin küçülen maaşını büyütmüyor.” denildi, “Bugün iktidar emekliye ne söylüyor? ‘Sabret.’ ‘Şükret.’ ‘Dua et.’ Soruyoruz: Sabır, boş tencereyi kaynatır mı? Şükür, kira borcunu kapatır mı? Dua, eczane katılım payını öder mi?” soruları soruldu.

Aynı zamanda sosyal güvenlik uzmanı olan Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Akif Cenkçi tarafından Beylikdüzü’nde yapılan açıklamada, “Ramazan; sadece aç kalmanın adı değildir. Ramazan; vicdanın imtihanı, adaletin terazisidir. Ramazan; paylaşmanın bereketi kadar, kul hakkının hesabıdır. Kul hakkı; nutukla kapanmaz. Kul hakkı; dua cümlesiyle geçiştirilemez. Kul hakkı; ‘sabret’ denilerek ertelenmez.
Kul hakkı; sofradan eksilen lokmayla büyür, sessizlikle taşar, sandıkla sorulur.” denildi. Açıklamada şu sorular yöneltildi:

“Bu ülkede birileri Ramazan bereketinden söz ederken, birileri birlik ve dayanışma mesajları yayımlarken; milletin sofrasındaki bereket neden küçülüyor?”

“Emeklinin alın terini değersizleştirmek kul hakkı değil midir? Dulun mutfağındaki yangını görmezden gelmek kul hakkı değil midir? Yetimin geleceğini yoksulluğa mahkûm etmek kul hakkı değil midir? Bu ülkede birileri Ramazan bereketinden söz ederken, birileri birlik ve dayanışma mesajları yayımlarken; milletin sofrasındaki bereket neden küçülüyor?”

“Gece yatmadan önce manda yoğurdu, Medine hurması, kestane balı ve yulaf karışımı tarif edip ‘şifa’ anlatanlar; emeklinin iftar sofrasına bir tas çorbayı nasıl koyacağını anlatamıyor. Manda yoğurduyla tarif edilen ‘sağlık reçeteleri’, pazarda etiketleri düşürmüyor. Medine hurması tavsiyeleri, emeklinin mutfağındaki eksiği kapatmıyor. Bal-kaymak masalları, emeklinin küçülen maaşını büyütmüyor.” ifadeleriyle devam eden açıklama şöyle:

“Emekli sosyal atık değildir. Emekli bu ülkenin emeğidir, hafızasıdır, onurudur”

“İşte biz o kopuşa itiraz ediyoruz. Buradan açık ve net ilan ediyoruz: Emekli sosyal atık değildir. Emekli bu ülkenin emeğidir, hafızasıdır, onurudur. Ama ne yazık ki bugün Türkiye’de emekliler, dul ve yetimler bilinçli biçimde unutulmaktadır. Geçim sıkıntısı artık bir kelime değil; dayatılan bir hayattır. Market arabası değil, hesap makinesi taşınmaktadır. Eczanenin kapısından umutla değil, mahcubiyetle geçilmektedir.
Fatura gelmeden önce korku gelmektedir.

Ve buradan bir kez daha haykırıyoruz: Açlığa terk ettiğiniz emekli, seçimde edecek sizi emekli. Bugün iktidar emekliye ne söylüyor? ‘Sabret.’ ‘Şükret.’ ‘Dua et.’ Soruyoruz: Sabır, boş tencereyi kaynatır mı? Şükür, kira borcunu kapatır mı? Dua, eczane katılım payını öder mi? Evet, emekli dua eder. Ve o dua, sadece sabırla değil; hesapla tamamlanır. 16 milyon emekli, dul ve yetim; ve onların kıymetli aileleri, gelecek ilk seçimde sizi emekli edecek. Şükredecek. Şükür namazınıda Beştepe’de millet camisinde kılacaktır.

“Bu bayram da milyonlarca emekli torununa harçlık veremeyece”

Şimdi Ramazan Bayramı yaklaşıyor. Emeklilerin bayram ikramiyeleri tartışılıyor. Herkes ‘4.000 liradan 5.000 mi olacak?’, ‘5.500 mü olacak?’,
‘6.000 lira mı olacak?’ diye konuşuyor. Ben size bir tartışma değil, bir gerçeği anlatmak istiyorum. 2018 yılında bayram ikramiyesi 1.000 TL’ydi.
Aynı yıl asgari ücret 1.603,12 TL idi. Yani emekliye ödenen ikramiye, asgari ücretin %62,38’ine denk geliyordu. Bugün 2026’dayız. Bayram ikramiyesi 4.000 TL. Asgari ücret 28.075,50 TL. Bugün ikramiyenin asgari ücrete oranı sadece %14,25. Ne demek bu? Emeklinin bayram ikramiyesinin asgari ücrete göre değeri, 8 yılda %77,16 eridi. Mesele 4.000 mi, 5.000 mi, 6.000 mi meselesi değildir. Mesele şudur: Emeklinin payı sistemli biçimde küçültülmüştür. Emekliye bayramı dar ettiniz. Bu bir bayram ikramiyesi değil; bayram harçlığıdır.

Bu bayram da milyonlarca emekli torununa harçlık veremeyecek. Bayram sabahı kapı çalındığında sevinç değil, mahcubiyet yaşayacaktır. Çünkü emekli sadaka istemiyor. Emekli alın terinin karşılığını istiyor. Bu düzenin kökü bellidir: 2008 sonrası düzenlemelerle aylık bağlama oranları düşürüldü. Emeklinin milli gelirden aldığı pay azaltıldı. Yüzdeli zamlarla algı üretildi; ama taban her yıl biraz daha aşağı çekildi. Aynı prim, aynı gün sayısı… ama farklı maaş! Bu açık bir adaletsizliktir. Bu, sistemli bir gelir daraltma politikasıdır.”