(MANİSA) – CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, Soma Termik Santrali’nin kapanma noktasına geldiğini belirterek kamulaştırma çağrısı yaptı. TARİŞ’in üzüm alım fiyatlarını eleştiren Bakırlıoğlu, “Kuru üzüm tekelleşmeye doğru gidiyor” dedi.
CHP milletvekilleri, Manisa’daki saha çalışmaları kapsamında basın toplantısı düzenledi. Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, Soma’daki termik santral ve TARİŞ’e ilişkin soruları yanıtladı. Bakırlıoğlu, şunları söyledi:
“Biz termik santrallerin özelleştirmesine en başından beri karşı çıktık. Geçen on yıllık süre içerisinde bizim ne kadar haklı olduğumuz ortaya çıktı. Gelinen noktada bu termik santrali Torku özelleştirmeden aldı. Gelinen noktada şu anda TKİ’ye, devlete 15 milyar liraya yakın borcu var. Yani yıllar içerisinde kömürü almış, enerji üretmiş, elektriği devlete satmış ancak TKİ’ye olan borcunu ödememiş. Borcun 15 milyar lira olduğu söyleniyor. Haciz işlemleri başlatılmış. İkincisi özelleştirme kapsamında şu vardı; buraya hava gazı filtresi takılması söz konusuydu. Yıllar içerisinde bu yükümlülüğünü de yerine getirmemiş bir işletme var. Hava gazı filtresini takmadılar. Yıllardan beri Somalıları zehirlemeye devam ettiler. Gelinen noktada artık borçlarını ödeyemeyen, kapanma noktasına gelmiş, hatta kapanmış bir termik santral var şu anda.”
Santralin Soma için hayati önem taşıdığına dikkat çeken Bakırlıoğlu, şöyle devam etti:
“Büyük bir önem taşıyor. Neden? Birincisi; ekonomik olarak ‘enerjinin başkenti Soma’dır’ diyoruz. Ekonomik olarak büyük bir değeri var. İkincisi; binlerce insan buradan ekmek yiyor. Termik santralde 800 çalışan insan var. Bunun yanında Soma’daki madenlerden kömür çekmekte en önemli müşteri konumunda Soma Termik Santrali. Kamyon nakliyecileri var. Yani bakın o kadar büyük bir Soma’da termik santralin kapanması bir orada çalışan insanların işsiz kalması, iki madende çalışan insanların işsiz kalması, üç nakliyecilerin… İki bine yakın kamyon var. Hepsini geçelim. Isıtma sistemi. Yaklaşık 15 bin tane abone var. Soma’da 15 bin haneye sıcak suyu sağlayan da termik santral. Yani Soma için bu kadar hayati bir öneme sahip termik santral. Ne yazık ki artık kapanma noktasına gelmiş. Bizim başından beri söylediğimiz şey buranın acele bir şekilde kamulaştırma yapılması lazım. Daha önce olduğu gibi devlet eliyle üretime devam etmesi lazım. Şunu da söylemek istiyorum. Bu geçen süreç içerisinde alan şirket bir çivi dahi çakmamış. Hiçbir yatırım yapmamış, hiçbir yatırım yok. Bırakın ilave yatırım yapmayı, yapması gereken bakımları dahi yapmamış. Artık bir metal yığını haline gelmekle karşı karşıya kalmış durumda Soma termik santrali. Bizim dediğimiz şey burası kamulaştırılsın. Bir an önce ve buraya hava gazı filtresi takılsın. Gerekli bakımlar yapılsın. İş güvenliğiyle çalışsın. Bizim dediğimiz şey bu.”
TARİŞ’e de değinen Bakırlıoğlu, üzüm üreticilerinin mağdur edildiğini belirterek “TARİŞ’le alakalı çok saçma bir durum var. Tariş geçen sene aldığı fiyatla aynı fiyatlarda üzüm almaya çalışıyor şu anda. Zaten TARİŞ fiyat açıkladıktan sonra piyasadaki fiyatlar düştü. Tüccar daha yüksekten alıyordu. TARİŞ’in fiyat açıklamasıyla beraber piyasa biraz düştü. Çünkü TARİŞ dökme şekilde almıyor. Çuvalla alıyor. Yani mal satmak da zor. TARİŞ’in hep bu yıllardan beri şikayetçi. Numarada tüccarın on numara verdiği üzüm TARİŞ’te dokuz numara. Üretici bunlardan da şikayetçi” dedi.
Bakırlıoğlu, girdi maliyetleri ile alım fiyatları arasındaki çelişkiye de dikkat çekerek şunları kaydetti:
“Şimdi TARİŞ ortakları TARİŞ’ten gübre alıyor. TARİŞ’ten ilaç alıyor. Birçok ihtiyacını alabiliyor. Geçen seneden bu sene gübre fiyatları TARİŞ’te yüzde 30, yüzde 40 artmış. İlaç fiyatları yüzde 30, yüzde 40 artmış. Ancak iş, üreticinin ürününü almaya geldiği zaman fiyatlar aynı. Biz TARİŞ’e sorduk sen bunu nasıl yapabiliyorsun? Sen gübre fiyatlarını artırmışsın. İlaç fiyatlarını artırmışsın. Üreticiye sattığın ürünlerdeki fiyatları artırmışsın. Ama iş ürün almaya geldiğin zaman aynı fiyatı veriyorsun. Bu akıl alacak gibi bir şey değil.”
Asıl sorunun birlik yasası değişiklikleri olduğunu ifade eden Bakırlıoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:
“Burada TARİŞ’e de çok fazla yüklenmemek lazım esasında. Çünkü Adalet ve Kalkınma Partisi’nin en büyük tarıma en büyük ihanetlerinden bir tanesi bu birliklerle ilgili yasanın değişmesidir. Türkiye’de güçlü birlikler vardı. Bu birlik yasası değişerek artık devletin gözünde, kanun önünde bu birlikler tüccar sıfatında. Normal tüccar gözüyle baktığın zaman sen TARİŞ’e devlet olarak… TARİŞ bir zamanlar 90 bin ton, 100 bin ton üzüm alıyordu. Piyasadaki fiyatı TARİŞ belirliyordu. Regüle ediyordu. En büyük aktör konumunda. Şu anda çok kan kaybetti. Ve en büyük problemlerden bir tanesi de adım adım birçok sektörde olduğu gibi kuru üzümde de tekelleşmeye doğru gidiyor. Bugün kuru üzüm fiyatının ne devlet belirleyebiliyor ne TARİŞ belirleyebiliyor. Bir tane firma belirliyor Türkiye’de. Türkiye kuru üzümün fiyatı bir firmanın beyanına bağlıdır. Bu çarkı kırmamız lazım. Bu çarkı kırmadıktan sonra bizim en önemli ürünlerimizden bir tanesi, dünya çapında önemli, Manisa’nın en önemli ürünü olan üzüm ne yazık ki kara günler bekler, böyle giderse.”





