Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı Akpolat: “Bu dava siyasidir. Üzerime atılan hiçbir suçlamayı kabul etmiyorum”

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce, Silivri’de görülen Aziz İhsan Aktaş davasında savunma yapan Rıza Akpolat, bu davanın siyasi olduğunu, üzerime atılan hiçbir suçlamayı kabul etmediğini belirterek, “Mal beyanımda açıkladığım, benim ve eşimin adına kayıtlı varlıklar dışında hiçbir malım yoktur. Başkalarının üzerine yaptırdığım herhangi bir mülk ya da taşıt bulunmamaktadır. Makam aracım dahil kullandığım tüm araçlar bana aittir. Belediyenin ihale yoluyla kiraladığı makam aracına dahi binmedim. Halkın vergileriyle oluşturduğumuz belediye bütçesinden 6 yıl boyunca şahsıma harcadığım tek bir kuruş ispatlanırsa mahkeme sürecini beklemeden görevimden istifa etmeye hazırım” dedi.

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Silivri'de görülen Aziz İhsan Aktaş

Haber: ZUHAL ÇİLOĞLAN

(İSTANBUL) – İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce, Silivri’de görülen Aziz İhsan Aktaş davasında savunma yapan Rıza Akpolat, bu davanın siyasi olduğunu, üzerime atılan hiçbir suçlamayı kabul etmediğini belirterek, “Mal beyanımda açıkladığım, benim ve eşimin adına kayıtlı varlıklar dışında hiçbir malım yoktur. Başkalarının üzerine yaptırdığım herhangi bir mülk ya da taşıt bulunmamaktadır. Makam aracım dahil kullandığım tüm araçlar bana aittir. Belediyenin ihale yoluyla kiraladığı makam aracına dahi binmedim. Halkın vergileriyle oluşturduğumuz belediye bütçesinden 6 yıl boyunca şahsıma harcadığım tek bir kuruş ispatlanırsa mahkeme sürecini beklemeden görevimden istifa etmeye hazırım” dedi.

Aziz İhsan Aktaş’ın liderliğini yaptığı iddia edilen “çıkar amaçlı suç örgütü”nün, bazı belediye başkanlarına rüşvet vererek ihaleleri organize ettiği iddiasıyla, 33’ü tutuklu 200 sanık hakkında açılan davanın duruşması, İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülmeye devam ediyor.

Duruşmayı, sanık yakınlarının yanı sıra CHP Genel Başkan Yardımcıları Gül Çiftçi, Özgür Karabat, Gökçe Gökçen, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, Adalar Belediye Başkanı Ercan Akpolat, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner ve Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Emre Doğan ile İstanbul Baro Başkanı İbrahim Kaboğlu da izledi.

Duruşmanın öğleden sonraki bölümünde savunma yapan tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini akama iddialarının tümüyle temelsiz olduğunu belirtti.

Akpolat, “Bu iddialar da gerçeğe değil; korkutulmuş, sindirilmiş kişilerin tahliye olma umuduyla etkin pişmanlıktan yararlanabilmek için söylediklerini, bir iftiracının, ne zaman hangi amaçla tutulduğu dahi bilinmeyen uydurma not defterlerine ve sonucu en baştan belli olacak şekilde kurgulanmış MASAK raporlarına dayandırılmıştır. Ben ve ailem kaynağı belirsiz bir nottan ibaret anlatılar gerekçe gösterilerek gözaltına alındık ama çok daha ağırı gizlilik kararı olmasına rağmen bu notlar soruşturma makamı tarafından kamuoyuyla paylaşıldı. Bundan dolayı itibarsızlaştırıldık, adeta linç edildik” diye konuştu.

“Milyon dolarlık yüzüklerden yatlara, villalardan araçlara kadar sayısız yalan…”

Notlarda, güya çeşitli inşaat firmaları, işletmeler ve bunlardan alınan paralarla yapılan harcamalardan bahsedildiğini söyleyen Akpolat, şunları söyledi:

“Milyon dolarlık yüzüklerden yatlara, villalardan araçlara kadar sayısız yalan kamuoyuna algı yaratmak için paylaşılmıştır. Yaklaşık bir yılı aşkın süredir tutuklu olmama rağmen bana bu konuyla ilgili hiçbir şey sorulmadığı, ifadem alınmadığı gibi ailem, yakınlarım, arkadaşlarım iftiracıların beyanları ve not kağıdında yazılanlar peşinen doğru kabul edilip tutuklanmışlardır. Defalarca evlerde aramalar yapılmış ama ne bahsedilen eurolar, ne milyon dolarlık yüzükler ne de başka bir şey ele geçirilmiştir. Magazinel konularla millet meşgul edilmiş, kamuoyu gündemi manipüle edilmiştir. Öncelikle herkesin kendine şu soruyu sorması gereklidir. Bu ağır suçlamalara konu olan böylesine kapsamlı, sistematik ve yıllara yayıldığı iddia edilen bir yapı gerçekten var olsaydı bunun hiçbir izine resmi kayıtlarda, denetim raporlarında, mali incelemelerde rastlanmaması mümkün müydü?”

Rıza Akpolat, Beşiktaş Belediyesi’nin, uzun yıllardır Sayıştay ve İçişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu tarafından düzenli ve sıkı biçimde denetlendiğini, bu denetimlerin hiçbirinde bugün isnat edilen iddialara ilişkin tek bir hukuka aykırılık tespit edilmediğini belirterek, şöyle devam etti:

“Ne bir havuza ne iddia edilen bir sisteme ne de bu anlatımları doğrulayacak en küçük bir emareye rastlanmıştır. O halde; bu kadar kapsamlı ve tekrarlanan denetimler boşuna mı yapılmıştır? Yıllar boyunca kamu adına görev yapan denetim mekanizmalarının hukuka aykırı hiçbir husus tespit edemediği gerçeğine rağmen neden bugün soyut, belirsiz ve çıkar karşılığı verilen beyanlara itibar edilmektedir?”

“Mal varlığının hangi somut suçla ne zaman ve nasıl elde edildiğine ilişkin bir isnat yoktur”

Rıza Akpolat, iddianamede, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçuna yer verilmiş olmasına rağmen bu suça konu olduğu iddia edilen mal varlığının edinilmesine yönelik irtikap veya rüşvet suçlarının aynı iddianamede yer almadığını ifade ederek, “Yani ortada sözde aklandığı iddia edilen bir mal varlığı vardır ancak bu mal varlığının hangi somut suçla ne zaman ve nasıl elde edildiğine ilişkin bir isnat yoktur. İşte tam da bu sebeple 9 Ocak 2026 tarihinde yani duruşmadan yalnızca 18 gün önce bu sözde beyanlar gerekçe gösterilerek 2. kez tutuklanmış bulunuyorum” dedi.

Kendisiyle ve yakınlarıyla en ufak bir ilgisi bulunmayan, üzerinde imzasının, talimatının bulunmadığı, ne zaman, hangi saikle tutulduğu bilinmeyen bir kağıt parçası yüzünden, “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” gibi ağır bir suçla itham edildiğini söyleyen Akpolat, şunları söyledi:

“Tamamen olağan sosyal ilişkilere dair son derece normal olgular dahi, ortada herhangi bir somut mali suç delili bulunmaksızın doğrudan aklama şüphesine dayanarak yapılmıştır. Aile ilişkileri adeta suça konu edilmiş; eş, kardeş, bacanak, kayınbirader gibi akrabalık bağları tek başına aklama suçuna karine kabul edilmiştir. Türkiye’de taşınmaz ve taşıt edinimlerinde tek başına olağan dışı sayılmayacak hatta uygulamada son derece sık rastlanan durumlar, yalnızca benimle ilişkilendirildiği için aleyhime yorumlanmıştır. MASAK raporu, somut ve objektif mali tespitler ortaya koymak yerine, varsayımlara, şüphelere ve ön kabullere dayanmış; olağan mali ve sosyal ilişkileri dahi suç emaresi gibi sunan bir nitelik kazanmıştır. Öyle ki sevgili eşimin, babasını kaybetmesi, eski eşiyle boşanması ve benimle evlilik tarihinin birbirine çok yakın olması, babasından kalan miras, kendi birikimleriyle edindiği mülkler ve taşıtlar dahi benimle ilişkilendirilmiştir. Yine kayınbiraderimin, arkadaşlarımın, vergi rekortmeni bacanağımın edindiği mülklerin de benimle en ufak ilgisi yoktur. Yine iddia edildiği gibi belediye gücünü kullanarak oluşturduğum sözde bir havuzdan milyonlarca dolar harcayarak evler, arabalar, villalar, yatlar, hatta yüzükler aldığım iddiası yalnızca gerçeğe aykırı değil, aynı zamanda son derece ağırdır.

Mal beyanımda açıkladığım, benim ve eşimin adına kayıtlı varlıklar dışında hiçbir malım yoktur. Başkalarının üzerine yaptırdığım herhangi bir mülk ya da taşıt bulunmamaktadır. Makam aracım dahil kullandığım tüm araçlar bana aittir. Belediyenin ihale yoluyla kiraladığı makam aracına dahi binmedim.”

Rıza Akpolat, seyahatlerine ilişkin iddiaları da kabul etmeyen, resmi ve ailesiyle yaptığı özel seyahatlerin uçak bileti ve otel rezervasyonlarının herkesin gözü önünde resmi olarak yapıldığını anlattı.

Yardım ettikleri, burs verdikleri, destek oldukları ailelere yapılan desteklerin hiçbirinin belediye bütçesinden yapılmadığını anlatan Rıza Akpolat, “Ameliyatını yaptırdığımız, tedavisini üstlendiğimiz onlarca çocuk, anne vardır. Dilenirse bu iftiracıların huzurunda tarihe not düşmek adına burada tanıklık yapabilirler. Daha ne diyeyim Sayın Başkan, bu konuya ilişkin son söz olarak diyorum ki: Halkın vergileriyle oluşturduğumuz belediye bütçesinden 6 yıl boyunca şahsıma harcadığım tek bir kuruş ispatlanırsa mahkeme sürecini beklemeden görevimden istifa etmeye hazırım” dedi.

“Bir tekne isminden beni suçlamaya çalışanlar, Isparta Belediyesi’ne neden bakmazlar?”

Rıza Akpolat, belirtilen örgütün hep AK Parti’li ve MHP’li belediyelerle ve bakanlıklarla çalıştığını, ancak rüşvet, irtikap ve sair tüm suç isnatlarının CHP’li belediyelere yöneltildiğini aktaran Akpolat, şöyle devam etti:

“Bunun tek istisnası CHP’den AKP’ye geçen Aydın Belediyesi! Neden hiçbir soruşturma yapılmamıştır? Ya da bir tekne isminden ya da arabanın plakasından beni suçlamaya çalışanlar, Isparta Belediyesi’ne, oradaki araca, oradaki plakaya neden bakmazlar? Neyin karşılığında hediye edilmiştir? Tüm bu durumlar hayatın doğal akışına aykırı değil, insan aklıyla dalga geçmektir.

Son olarak çok açık ve net ifade ediyorum: Hayatım boyunca karanlık, gizli yapılarla birlikte olmadım. Çocukluğumdan itibaren üye olduğum tek bir örgüt vardır o da CHP’dir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün savaş meydanlarında kurduğu partimin üyesi olmaktan da yöneticisi olmaktan da gurur duyuyorum. Nefes aldığım sürece de bu emaneti geleceğe taşımak için çalışacağım. İsnat edilen suç örgütü üyeliği iddiası, yalnızca tutuklamaya gerekçe oluşturmak ve şerefiyle, onuruyla ülkesine hizmet eden şahsımı yüzlerce yılla burada yargılamak için uydurulmuş boş lakırdıdan ya tutarsa diye atılan çamurdan, ciddiye alınması dahi imkansız hayal ürünü bir iddiadan ibarettir. Bugün huzurunuzda, aylar boyunca hakkımda üretilen tüm kurmaca iddialara tek tek cevap verdim. Varsayımlarla, iftiralarla ve siyasi saiklerle örülmüş bu dosyanın nasıl inşa edildiğini ve neden çökmeye mahkûm olduğunu, delilleriyle ve iddianamenin kendi çelişkileriyle ortaya koydum.

“‘Cambaza bak’ oyunlarının farkındayız”

İfade etmeliyim ki hem ben hem de bugün huzurunuzda yargılanan tüm yol arkadaşlarım olarak biz, uydurma suçlamalarla, iftiralarla, soyut kavramlarla, ‘miş’lerle, ‘muş’larla; bizi ve partimizi yolsuzlukla, terörle, casuslukla yan yana getirme çabalarının farkındayız. Yapılan toplum mühendisliğinin farkındayız. ‘Cambaza bak’ oyunlarının farkındayız. Ülkenin gerçek sorunları konuşulmasın diye, her gün kapsamı genişletilen operasyonlarla kimlere gözdağı verildiğinin de farkındayız. Partimize yönelik bu saldırıların, yalnızca bu soruşturmalarla sınırlı olmadığını; tamamı seçim kurulları denetiminde yapılmış kongrelerimizin dahi iptal edilmeye çalışılmasıyla bütünlüklü bir siyasi müdahaleye dönüştüğünü görüyoruz. Ne yapılmak istendiği çok iyi biliyoruz. Farkındayız ve korkmuyoruz. Bu süreçte yaşanan hukuksuzlukların temel sebebi, partimizin son kurultayda kendini yenilemesi, halkın değişim talebine karşılık vermesi, yapılan ilk seçimde birinci olması ve halka umut haline gelmesidir. Bu telaşla, partimize ve bizlere karşı aceleyle ve hoyratça bir saldırı başlatılmıştır. Şahsıma yönelik bu operasyonun temel sebebi, partideki etkili konumumdur. Belediye başkanı olmadan önce parti örgütü içindeki görevlerim, örgütlü bir siyasetçi olmam; beni hem iktidar hem de kongreyi kaybedenler açısından hedef haline getirmiştir.

“Ben Beşiktaş’ın seçilmiş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, başınızı öne eğecek hiçbir şey yapmadım”

Yolsuzluk dışındaki tüm ‘itiraf’ söylentilerinin kaynağı da aynı çevrelerdir. ’40 sayfa itiraf yazdı’, ‘kurultayla ilgili konuştu’ diye yalan üretenlerin motivasyonu birdir. Bir siyasetçi olarak toplumun değişim talebine karşılık verdiğim için huzurluyum. Ekonomik kriz altında ezilen halkımızın sorunlarını çözecek irade partimizdedir. İçeride olmamız, sonucu değiştirmeyecektir. Biz aklanıp çıkana kadar, içeride de olsak üretmeye devam edeceğiz. Son yurtsever kalana kadar mücadele sürecektir. Nasıl ki Yunus Emre’nin 13. yüzyılda yaktığı ışık bugün hâlâ yolumuzu aydınlatıyorsa, bu ülkeyi kuranların yaktığı ışık da o son yurtseverin elinde tüm ülkeyi aydınlatacaktır. Son olarak, tüm bu anlattıklarım ışığında açıkça ifade ediyorum: Bu dava siyasidir. Üzerime atılan hiçbir suçlamayı kabul etmiyorum, öncelikle haksız tutukluğumun sona erdirilmesini sonrasında da tüm suçlamalar dolayısıyla beraatimi talep ediyorum. Beni vatana, millete, devlete bağlı bir birey olarak yetiştiren partime; aileme, komşularıma ve yurttaşlarıma son sözüm şudur: Ben Beşiktaş’ın seçilmiş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, ben sizin başınızı öne eğecek hiçbir şey yapmadım. Hukuka ve adalete güveninizi asla kaybetmeyin. Bilin ki güzel ve özgür günleri hep birlikte inşa edeceğiz.”

Duruşmada daha sonra “özel belgede sahtecilik”, “ihaleye fesat karıştırma”, “edimin ifasına fesat karıştırma”, “resmi belgede sahtecilik”, “suç örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme” iddialarıyla yargılanan Beşiktaş Belediyesi destek hizmetleri personeli Gülşah Ocak, savunma yaptı. Ocak, hakkındaki suçlamaları reddetti.

Duruşmaya yarın devam edilecek. Mahkeme Başkanı, yarın tutuklu sanıkların avukatlarının beyanlarının alınacağını, ardından bu sanıklarla ilgili tutukluluk taleplerinin değerlendirilebileceğini bildirdi.