Haber: Zuhal ÇİLOĞLAN
(İSTANBUL) – İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce, Silivri’de görülen Aziz İhsan Aktaş davasında, “tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat’ın suçtan elde ettiği haksız kazancı idare ettiği” öne sürülen bacanağı Burak Kangal savunma yaptı. Kangal, “Evlenmeden önce de dünyada gezmediğim yer kalmamıştı. Benim geçmişim belli, 7 tane gayrimenkulüm var. Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklamak ile alakası yok. Bunlar nasıl suçla bağdaştırıldı?” dedi.
Aziz İhsan Aktaş’ın liderliğini yaptığı “çıkar amaçlı suç örgütü”nün, bazı belediye başkanlarına rüşvet vererek ihaleleri organize ettiği iddiasıyla, 33’ü tutuklu 200 sanık hakkında açılan davanın ilk duruşmasının ikinci haftası sürüyor.
Kamuoyunda “Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü Davası” olarak bilinen ve aralarında 5’i tutuklu 7 CHP’li belediye başkanının bulunduğu 200 sanıklı dava, İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Ceza İnfaz Kurumu Kampüsü’nde bulunan duruşma salonunda görülüyor.
Duruşmada, bazı sanıklar ve avukatları salonda hazır bulundu. Duruşmaya verilen öğle arasının ardından sanık savunmalarıyla devam ediliyor.
“MASAK, aylık 240 bin TL olan gelirimi yıllık olarak yazmış”
Duruşmada, “Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” iddiasıyla yargılanan ve “tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat’ın suçtan elde ettiği haksız kazancı idare ettiği” öne sürülen Akpolat’ın eşinin eniştesi Burak Kangal’ın savunması alındı.
Kangal, Rıza Akpolat ile 2019’dan beri tanıştığını, bir buçuk yıldır da bacanak olduklarını söyledi. 8 aydır tutuklulu bulunduğunu, iddianamede bahsi geçen evi almak için mali düzeyinin yetersiz olduğunun söylendiğini aktaran Kangal, “Eşim ile benim birikimlerimiz var, ailemizden kalan birikimlerimiz var, döviz olarak biriktirmiştik. Araştırmalar yaptık, kendimize ev baktık. Baldızımın evi Acarkent’te, onların da yönlendirmesiyle o bölgede bir ev baktık. En sonunda Acarkent’ten bir ev almaya karar verdik” dedi.
Kangal, evi satın alırken eşine 689 bin avro verdiğini, eşinin bozdurmasının ardından bankada buluştuklarını, işlemlerin ardından tapu dairesine geçtiklerini anlattı.
“İlk Rolex’imi 2005’te aldım”
MASAK raporunda, şirkete yüzde 5 ortak olduğunun yazıldığını, ancak kendisinin yüzde 39 ortaklığı bulunduğunu söyleyen Kangal, şu savunmayı yaptı:
“MASAK 2019 yılına kadar benim bütün hesap giriş çıkışlarımı çıkarmış. Geçmişimde 50 milyon TL gelir olması normaldir. MASAK da bunu kabul etmiş ancak yalnızca Rıza Akpolat sonrası hesap hareketlerimiz sıkıntılı olarak değerlendirilmiş. Bu evi almış olmamdaki anormalliği anlamış değilim. Akpolat ile tanıştıktan sonra zenginleştiğimiz, hayatımızın değiştiği söyleniyor. İddianamede yazdığı için söylüyorum, ben ilk Rolex saatimi 2005 yılında aldım. Benim evlenmeden önce de dünyada gezmediğim yer kalmamıştı. Benim geçmişim belli, 7 tane gayrimenkulüm var. Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklamak ile alakası yok. Bunlar nasıl suçla bağdaştırıldı. Bu sebeple gözaltına alındım. Sabahın köründe ailemizin yanından alındık. Eşim, ev için verdiğim parayı bozdurduğu için gözaltına alındı. Öyle bir fırsatım olsaydı da keşke ben bozdursaydım.
Sabahın köründe ailemizin yanından alındık. 7 kişilik koğuşta 60 kişi yaşıyoruz. Kötü bir ortam ama beni etkileyen bu değil. Beni en çok üzen, ailemle ilgili çok psikolojik baskı yapılması. Cezaevindeyken bir ay sonra benim evime tekrar baskın yapıldı. Evde bir karım ve bir kızım var 6 yaşında. Karım gözaltına alınıyor. Bir anne 6 yaşındaki kızının yanından alınıyor. Sebebi de benim 689 bin euro’yı bozdurması için vermem… Öyle bir fırsatım olsaydı da keşke ben bozdursaydım. O zaman 6 yaşındaki kızının yanından gözaltına alınmazdı.”
“Hayatımı öncesi ve sonrası diye ayırmışlar. Rıza Akpolat sonrası için de gelirlerim suçtan kaynaklanan olarak kabul edilmiş”
Ev ve iş yerinde yapılan aramalarda suç unsuruna rastlanmadığını söyleyen Kangal, “Rıza Akpolat benim bacanağım. Hayatımı öncesi ve sonrası diye ayırmışlar. Rıza Akpolat sonrası gelirlerim suçtan kaynaklanan olarak kabul edilmiş. Bu iddiaları asla kabul etmiyorum. Bu ‘duydum’ lafları yüzünden buradayım. Biri ‘duydum’ diyor, biz burada kalıyoruz 7-8 aydır” diye konuştu.
“Biz cinayet işlemedik, hırsızlık yapmadık”
Duruşmada daha sonra “ihaleye fesat karıştırma”, “edimin ifasına fesat karıştırma”, “resmi belgede sahtecilik” iddialarıyla tutuklu yargılanan Beşiktaş Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Çağdaş Ateşci’nin savunması alındı. Ateşçi, “Benimle birlikte imzası bulunan arkadaşlarım tutuksuz yargılanıyorken ben neden tutuklu yargılanıyorum? Bu, Anayasanın eşitlik maddesine aykırı bir durum. Onlar da tutuklansın demiyorum ama arkadaşlarımla aynı süreçten yararlanmak istiyorum” dedi.
Savunmasının sonlarına doğru duygulanan Ateşci, “Biz cinayet işlemedik, hırsızlık yapmadık. Eğer bana bu iddiaları sorsalar, bir gün müsaade etmelerini ister, gerekli tüm evraklarla iddialara yanıt verirdim ve aylardır annemin gözyaşlarını görmek zorunda kalmazdım. Hayatımda ilk defa bencilce düşünmediğim bir yer burası. Kendimi hiç düşünmedim” şeklinde konuştu.
“Kızım okula başladı. Bir kere okula götüremedim”
“Özel belgede sahtecilik”, “ihaleye fesat karıştırma” iddialarıyla tutuklu yargılanan Beşiktaş Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürü Ferit Tutşi de savunmasında, “2 kız çocuğu babası olarak ilerde haklılığımı onlara göstermek açısından bu savunma benim için çok önemli. 6 aydır bu anı bekliyorum. Ben yakalandıktan sonra 7 yaşımdaki kızım okula başladı. Bir kere okula götüremedim. Okuma yazma öğrenmiş. Hiçbirine şahit olamadım. Psikolojilerini düşünerek yurt dışına çıktığımı söyledik. Dolayısıyla görüşe de gelmediler. 6 aydır işlemediğim bir suç sebebiyle burada bulunmaktayım. Bazen beni unutacaklarını düşünüyorum. Görüşe gelen çocukları görünce kötü etkileniyorum” dedi.
Tutşi, kendisini o göreve getiren kişilerin Mustafa Mutlu ve Aziz İhsan Aktaş olduğu iddialarını reddetti, bu konunun somut bir ispatının olmadığını savundu. Mesleki öz geçmişi nedeniyle bu göreve getirildiğini dile getiren Tutşi, “İddiaların, beraber konuşulup söylendiği belli. Benim belediyeye geçişimi onaylayan kişi Ozan İş. Bu iddiaları ona sormak lazım, acaba kim ona telkinde bulunmuş?” diye sordu.
Ferit Tutşi’yi göreve getirdiği iddia edilen Aziz İhsan Aktaş, savunmasının ardından Tutşi’ye, “Göreve geldiğiniz süre içerisinde Elif LPG’nin hak edişlerinin 6 milyon TL’den 3 milyon TL’ye düştüğünü söylediniz. Bunun sebebi nedir?” diye sordu. Tutşi, “Tüketilen yakıt miktarı azalmıştı. Tüketimi azalttığımız için hak edişlerde azalış olmuştur” yanıtını verdi.

