Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Ayşe Tokyaz cinayeti davası… CHP’li Dursun: “Cezasızlığın bedeli bu davada açıkça görülmektedir”

Üniversite öğrencisi 22 yaşındaki Ayşe Tokyaz cinayetine ilişkin davanın duruşması öncesi açıklama yapan CHP İstanbul Kadın Kolları İl Başkanı Hatice Selli Dursun, “Cezasızlığın bedeli işte bu davada açıkça görülmektedir. Sadece kadınların yaşamlarına değil onların onurlarına da saldırgan bir üslupla saldırmaya devam edenler bu cüreti cezasızlıktan, hukuksuzluktan şiddet politikalarını besleyenlerden almaktadır, sorumluların sorumsuzluğundan almaktadır. Şiddeti durdurmak yasaları, sözleşmeleri, Anayasa’yı uygulamakla mümkün” dedi. 

Üniversite öğrencisi 22 yaşındaki Ayşe Tokyaz cinayetine ilişkin davanın duruşması

(İSTANBUL) – Üniversite öğrencisi 22 yaşındaki Ayşe Tokyaz cinayetine ilişkin davanın duruşması öncesi açıklama yapan CHP İstanbul Kadın Kolları İl Başkanı Hatice Selli Dursun, “Cezasızlığın bedeli işte bu davada açıkça görülmektedir. Sadece kadınların yaşamlarına değil onların onurlarına da saldırgan bir üslupla saldırmaya devam edenler bu cüreti cezasızlıktan, hukuksuzluktan şiddet politikalarını besleyenlerden almaktadır, sorumluların sorumsuzluğundan almaktadır. Şiddeti durdurmak yasaları, sözleşmeleri, Anayasa’yı uygulamakla mümkün” dedi.

Eski polis memuru 38 yaşındaki Cemil Koç tarafından öldürülen ve cansız bedeni bavul içinde yol kenarına bırakılan 22 yaşındaki üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz cinayetine ilişkin davanın duruşması Küçükçekmece 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülüyor.

CHP İstanbul Kadın Kolları İl Başkanı Hatice Selli Dursun, Kadın ve Demokrasi Vakfı Avukatı Sinem Ermiş, Kadın Cinayetleri Durduracağız Platformu İstanbul Temsilcisi Şirin Yalıncakoğlu ve Ayşe Tokyaz’ın kardeşi Esra Tokyaz duruşma öncesi açıklama yaptı.

Davanın sonuna kadar takipçisi olacaklarını ifade eden Ermiş, şunları söyledi:

“Bugün burada 22 yaşındaki Ayşe Tokyaz için adalet talebinde bulunmak üzere toplandık. Ayşe Tokyaz’ın işkence edilmiş cansız bedeni 13 Temmuz’da Eyüp Sultan’da yol kenarına bırakılmış bir valizin içinde bulundu. Yapılan soruşturma Ayşe’nin meslekten ihraç edilmiş polis Cemil Koç tarafından planlı biçimde eziyet edilerek öldürüldüğünü ortaya koydu. Bu cinayet kadına yönelik şiddetin ulaştığı vahşeti tüm çıplaklığıyla göstermektedir. Bu dava yalnızca Ayşe Tokyaz’ın davası değildir, kadınların yaşam hakkına ilişkin bir adalet sınavıdır.

“Failin ve bu suça iştirak eden herkesin hukuk önünde en ağır şekilde hesap vermesini talep ediyoruz”

Kadınlar tehdit edilerek, baskı altına alınarak, özgürlükleri gasbedilerek susturulamaz. Kadına yönelik şiddet münferit değildir. Cezasız bırakıldıkça büyüyen yeni suçlara zemin hazırlayan ağır bir toplumsal sorundur. Failin ve bu suça iştirak eden herkesin hukuk önünde en ağır şekilde hesap vermesini talep ediyoruz. Çünkü kadınlar için adalet, toplum için güvendir.”

“Umarım bu mahkemede SEGBİS kaydı açılır ve her şey bizim yaptıklarımız değil de onun yaptıkları zapta geçilir”

Esra Tokyaz, Cemil Koç’un üstlerine yürüyüp kendilerine küfür ederken SEGBİS kaydının açılmadığını ifade ederek, “Cemil gücünü toplayıp öyle karşımıza çıkmak istiyordu. Daha sevindireceğini söylüyordu. Henüz sevindiremedi, gücünü de toparlayamamış ki karşımıza bugün çıkamayacak. Oğuz yine aynı tehditlere devam etsin. Hatta bazı sanıkların avukatları kendi müvekkilleri dışında tüm sanıkları savunmaya da devam etsin. Ya da onun mesleği dışında kapya biberle mikrodalgada omlet yapmaya da devam etsin. Biz hepimiz diğer duruşmada şahit olduk, hepimiz de tanığız. Umarım bu mahkemede SEGBİS kaydı açılır ve her şey, bizim yaptıklarımız değil de onun yaptıkları zapta geçilir” dedi.

CHP’li Dursun ise konuya ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bugüne kadar erkek şiddetiyle yaşamdan koparılan cezasızlıkla, hukuksuzlukla, adaletsizlikle son bulmayan erkek şiddetiyle yaşamdan koparılan tüm kadınlar için buradayız. Adalet için buradayız. Esra’nın yanında, Esra ile dayanışma içinde olmaya devam edeceğiz. İlk duruşmada yaşananlardan biraz bahsetmek istiyorum. İlk duruşmada failin, fütursuz, pervasız, saldırgan, provokatif tavrı tüm duruşma salonunu rahatsız etti. Aileye yönelik son derece saldırgan üslubu ne yazık ki hukuk mücadelesinde çırpınan Esra’yı ve ailesini zor durumda bıraktı. Ama biz onları asla yalnız bırakmayacağız.

“Şiddeti durdurmak yasaları uygulamakla mümkün”

Biliyoruz ki bu fail daha önce 2023 yılında Diyarbakır’da Ecegül Özoman’ın da fail olduğu bir dosyadan sorumluydu. Ve o dosya ne yazık ki zamanında değerlendirilmiş, o cinayet zamanında aydınlatılmış olsaydı bugün Ayşe yanımızda olurdu. Oysa o dosya Ayşe Tokyaz dosyasından sonra kabul edildi. O iddianame Ayşe Tokyaz iddianamesinden sonra kabul edildi. Cezasızlık işte tam olarak budur. Cezasızlığın bedeli işte bu davada açıkça görülmektedir. Sadece kadınların yaşamlarına değil onların onurlarına da saldırgan bir üslupla saldırmaya devam edenler bu cüreti cezasızlıktan, hukuksuzluktan şiddet politikalarını besleyenlerden almaktadır. Sorumluların sorumsuzluğundan almaktadır. Şiddeti durdurmak mümkün. Şiddeti durdurmak politik tercihlerle mümkün. Şiddeti durdurmak yasaları uygulamakla mümkün. Şiddeti durdurmak sözleşmeleri uygulamakla mümkün. Şiddeti durdurmak anayasayı uygulamakla mümkün.

Ama bugün bu tükenmiş iktidar ne yazık ki ne yasayı, ne sözleşmeyi, ne de anayasayı uygulamaktadır. Ve yarattığı cezasızlık iklimi her gün bir kız kardeşimizi daha yaşamdan koparmaktadır. Hesap soracağız. Kadınların, katillerinin suç ortağı, onları cezasızlıkla cüretlendiren, şiddeti besleyen politikalara sahip çıkanlardır. Bu politikaları yürütenlerdir. Bugün hukuk mücadelesinde sevgili Esra’nın, sevgili Tokyaz ailesinin yanındayız. Dün olduğu gibi bugün de buradayız, yarın da onlarla dayanışma içinde olmaya devam edeceğiz.

“Yargı, Fatma Nur Çelik ve Hifa İkra’nın haberini yapan gazetecileri tutukluyor”

Peki hukuk ne yapıyor, yargı ne yapıyor? Yargı ne yapıyor biliyor musunuz? Fatma Nur Çelik ve Hifa İkra’nın haberini yapan gazetecileri tutukluyor. Yargı ne yapıyor biliyor musunuz? Silivri’de şu anda halkın oylarıyla seçilmiş belediye başkanlarını yargılıyor. Yargı ne yapıyor biliyor musunuz? Sündürdüğü, uzattığı ve kamuoyunun gözünden bir şekilde saklamaya çalıştığı yenidoğan çetesi davasıyla, Dilovası’ndaki katliamın davasını, Ayşe Tokyaz davasını aynı güne sevk ediyor, aynı güne veriyor. Biz hem bu düzenin karşısında yer almaya, hem hukuk mücadelesi veren hiçbir kadını, hiçbir aileyi yalnız bırakmamaya devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki kadınların hayatlarına, çocukların hayatlarına, basın özgürlüğüne, seçme ve seçilme hakkına yönelen bu hukuksuz düzeni, bu kara düzeni değiştirebiliriz. Kadınlarla değiştireceğiz. Kadınların kararlılığıyla değiştireceğiz. Biz bunun için her an, her koşulda tüm ailelerin yanında dayanışma içinde olmaya devam edeceğiz.

Sevgili Esra’yla dün el eleydik, bundan sonra da el ele olmaya devam edeceğiz. Davayı hukukçularımızla takip ediyoruz. Tüm hukuki süreçlerin takipçisiyiz. Ayşe Tokyaz davası da hukuk sistemimize ne yazık ki bir kara leke olarak geçmiştir. Bunu şu yüzden söylüyorum: 2023’te Ecegül Özova’nın dosyasının aydınlatılmamış olması sebebiyle tekrar etmek isterim ki, Ayşe Tokyaz dosyası için biz bugün Küçükçekmece’deyiz. Fail o gün cezalandırılsaydı Ayşe bugün aramızda olurdu. ‘Kadın cinayetleri politiktir’ demeye devam edeceğiz.”

“Erkeklik, suçta organize olabiliyor”

Yalıncakoğlu ise şu açıklamalarda bulundu:

“Erkeklik, suçta organize olabiliyor, kendine yine suçlu kişilerle birlikte ittifak kurup bu suçun örtbas edilmesi için birlikte organize olabiliyorlar. O zaman biz ne yapmalıyız? Biz kadınlar olarak da kendi haklarımız ve hayatlarımız için organize olmalıyız, örgütlenmeliyiz. Son zamanlarda bu şekilde erkek dayanışmasıyla birçok kadının öldürüldüğünü, bedenini yok edilmeye çalışıldığını görüyoruz. Bunun ana nedenlerinden biri, kurumların görevini yapmayışı, bu konuya dair herhangi bir önlem almayışı, bir günde 6 kadının öldürülmesi, cezaevinden tahliye olan, kadına karşı şiddet uygulayan erkeklerin çıktıkları anda şiddet uyguladıkları kadınları öldürmesi tamamen sistemin ürünüdür. Bu bayramda 8 kadın öldürüldü. Bu faillerin intihar süsü vermeye çalıştığını görüyoruz.

3 Mart’ta Zeytinburnu sahilinde Hifa ve Fatmanur Çelik’in bedenleri ölü bulundu. Fatmanur Çelik bir ay boyunca Anadolu Adliyesi’nde adalet nöbeti tuttu. ‘Eğer bir gün öldüğümü duyarsanız öldürülmüşümdür, intihar etmemişimdir’ dedi. Bu haberi yapan gazeteci İsmail Arı tutuklu, istismar faili serbest dolaşıyor. Türkiye’nin bu hukuksuz, bu adaletsiz, kadınları korumayan, kadınları şiddetle baş başa bırakan bu sistemle kavgalıyız.”