Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Avukatlar Vakfı Başkan Yardımcısı Moroğlu: “Uzun yıllar kadınların ‘özel alan’ olarak nitelenen aile içi, ev içi sorunları görmezden gelinmiştir”

Avukatlar Vakfı Başkan Yardımcısı ve Türkiye’nin ilk kadın hukuku uzmanı avukat Nazan Moroğlu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında yaptığı yazılı açıklamada, “Kadınlar, zorla evlendirilmek, çalışmasına izin verilmemek, çalışmasının karşılığında erkeklerle eşit ücret alamamak, şiddet görmek, namus adına öldürülmek gibi birçok insan hakları ihlaline uğramaktadır. Uzun yıllar kadınların ‘özel alan’ olarak nitelenen aile içi, ev içi sorunları görmezden gelinmiştir. Kadınlar ‘kamusal alan’ olarak nitelenen ev dışında çalışma yaşamında karşılaştıkları ayrımcılıkların kaldırılması için verdikleri mücadeleler görünür olmuş ve tarihte kayda geçmiştir” ifadelerini kullandı.

Avukatlar Vakfı Başkan Yardımcısı ve Türkiye’nin ilk kadın hukuku uzmanı

(ANKARA) – Avukatlar Vakfı Başkan Yardımcısı ve Türkiye’nin ilk kadın hukuku uzmanı avukat Nazan Moroğlu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında yaptığı yazılı açıklamada, “Kadınlar, zorla evlendirilmek, çalışmasına izin verilmemek, çalışmasının karşılığında erkeklerle eşit ücret alamamak, şiddet görmek, namus adına öldürülmek gibi birçok insan hakları ihlaline uğramaktadır. Uzun yıllar kadınların ‘özel alan’ olarak nitelenen aile içi, ev içi sorunları görmezden gelinmiştir. Kadınlar ‘kamusal alan’ olarak nitelenen ev dışında çalışma yaşamında karşılaştıkları ayrımcılıkların kaldırılması için verdikleri mücadeleler görünür olmuş ve tarihte kayda geçmiştir” ifadelerini kullandı.

Avukatlar Vakfı Başkan Yardımcısı avukat Nazan Moroğlu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne ilişkin yazılı açıklamasında, yapay zeka teknolojilerinin ataerkil toplumsal cinsiyet kalıplarını kökleştirdiğini, kontrolsüz bırakılırsa uzun yıllar yasalardan kadınlara karşı ayrımcılığın kaldırılması, eşit hakların yaşama geçirilmesi için verilen mücadelenin bu defa yapay zeka açısından yapılmak zorunda kalınacağını ifade etti.

Moroğlu, açıklamasında şunları kaydetti:

“Cinsiyete dayalı eşitsizliğin yol açtığı ve çözüm bekleyen bir sorun da kadınlara ve kız çocuklarına yönelik dijital şiddettir. Kadınlara yönelik dijital şiddetin önlenmesi, mağdurun korunması amacıyla düzenlenen Avrupa Konseyi GREVIO 1 No’lu ‘Kadınlara Yönelik Şiddetin Dijital Boyutu’ Genel Tavsiyesi 20 Ekim 2021 tarihinde yayınlanmıştır. Aslında, algoritmalar eşitlikçi bakış açısıyla yazılırsa, veriler cinsiyete dayalı ayrımcılık içermeden yüklenirse, yapay zeka da eşitsizlikleri algılayarak toplumsal cinsiyet eşitliği alanında ilerlemeyi sağlayabilir. Ancak, kontrolsüz bırakılırsa; yapay zeka teknolojileri ataerkil toplumsal cinsiyet kalıplarını kökleştirecektir. Uzun yıllar yasalardan kadınlara karşı ayrımcılığın kaldırılması, eşit hakların yaşama geçirilmesi için yaptığımız mücadeleyi, bu defa yapay zeka açısından yapmak zorunda kalacağız. Mart ayında her yıl olduğu gibi bu yıl da 8 Mart gününden itibaren dünyada ve ülkemizde ‘kadın hakları, kadın sorunları’ konuşulacak, çözüm önerileri paylaşılacak, kazanımlara sahip çıkılacak, geri adım girişimlerinden kaygılar da dile getirilecek.

Tarih boyunca kadın ile erkek arasındaki biyolojik farklılık giderek toplumsal farklılığa dönüştürülüp cinsiyetler arası eşitsizliğin meşru gerekçesi yapılmıştır. Erkeğin kadına nazaran güçlü ve üstün olduğu düşüncesi yaşamın her alanında egemen olmuş ve yasaların düzenlenmesinde de ataerkil zihniyetin etkisi görülmüştür. Aslında bir insan hakları konusu olan kadın erkek eşitliğinin, kamusal ve özel alanda tam anlamıyla sağlanması, hukukun, demokrasinin ve sürdürülebilir kalkınmanın temel kriteridir. Bu nedenle kadının insan hakları, hukuk ve etik açısından önemle ele alınmalı, hukuki düzenlemelerde yer verilen eşit haklar da özenle uygulanmalıdır. Ancak, insan haklarına saygılı olmak genel kabul gören bir etik ilke olmasına rağmen yasalarda eşit haklar tanınmış olsa da kadınlara karşı ayrımcılıklar sürmektedir.

Kadınlar, örneğin zorla evlendirilmek, çalışmasına izin verilmemek, çalışmasının karşılığında erkeklerle eşit ücret alamamak, şiddet görmek, namus adına öldürülmek gibi birçok insan hakları ihlaline uğramaktadır. Uzun yıllar kadınların ‘özel alan’ olarak nitelenen aile içi, ev içi sorunları görmezden gelinmiştir. Kadınlar ‘kamusal alan’ olarak nitelenen ev dışında çalışma yaşamında karşılaştıkları ayrımcılıkların kaldırılması için verdikleri mücadeleler görünür olmuş ve tarihte kayda geçmiştir. 8 Mart bize bir kez daha hatırlatıyor ki; gerçek demokrasi ve sürdürülebilir kalkınma için öncelikle kadın erkek eşitliğinin sağlanması gerekiyor.”

Reklamı Geç