Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Avukat Prof. Dr. Şirin, Gürlek’in açıklamalarını değerlendirdi: Tutukluların avukatlarıyla görüşmesiyle ilgili hukuku boşluk yok

Avukat Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Tolga Şirin, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in “Tutukluların avukatlarıyla rahat biçimde görüşebilmesi, şahsi evraklarını verebilmesi konusunda ‘hukuki boşluk’ olduğu” yönündeki sözlerini eleştirdi. Şirin, “Bu doğru değil. Ortada bir boşluk yok. Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) 154’e göre şüpheli veya sanık, vekaletname aranmaksızın müdafii ile her zaman ve konuşulanları başkalarının duyamayacağı bir ortamda görüşebilir. Bu kişilerin müdafii ile yazışmaları denetime tabi tutulamaz” dedi.

Avukat Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Tolga Şirin, Adalet Bakanı Akın

(ANKARA) – Avukat Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Tolga Şirin, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in “Tutukluların avukatlarıyla rahat biçimde görüşebilmesi, şahsi evraklarını verebilmesi konusunda ‘hukuki boşluk’ olduğu” yönündeki sözlerini eleştirdi. Şirin, “Bu doğru değil. Ortada bir boşluk yok. Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) 154’e göre şüpheli veya sanık, vekaletname aranmaksızın müdafii ile her zaman ve konuşulanları başkalarının duyamayacağı bir ortamda görüşebilir. Bu kişilerin müdafii ile yazışmaları denetime tabi tutulamaz” dedi.

Anayasa Hukukçusu Avukat Prof. Dr. Tolga Şirin, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in A Haber yayınına ilişkin X hesabından paylaşımda bulundu. Şirin, paylaşımında şu ifadelere yer verdi:

“Adalet Bakanı Akın Gürlek’in katıldığı A Haber yayını neredeyse beş saat kadar sürdü. Yayının sadece ilk bir saatinde dahi bazı hatalar dikkatimi çekti.

‘Bakanların Anayasa madde 81 uyarınca yemin ettiğini’ söyledi. Bu doğru değil. Söz konusu hüküm milletvekili yeminini düzenler. Bakanlar, bu hükme atıf yapan md. 106/4 uyarınca yemin ederler.

Soruşturmanın ‘yeterli şüphe’ ile başladığını ifade etti. Bu doğru değil. Soruşturma basit şüphe ile başlar.

Soruşturmanın ‘CMK md. 170 uyarınca başlatıldığını’ iletti. Bu doğru değil. Söz konusu hüküm, soruşturmanın tamamlanmasından sonraki kamu davasını açma aşamasını düzenler. Soruşturma, CMK md. 160 uyarınca başlar.

‘Savcıların suç şüphesi ortaya çıktığında kişilerin makamına, mevkisine, unvanına bakmayacağını’ ileti. Bu doğru değil. Savcı, suçun niteliğine göre, özellikle görev suçu kapsamı gündeme gelmişse şüphelinin statüsüne bakar. Kişinin avukat, kamu görevlisi, belediye başkanı olmasına göre farklı makamlardan soruşturma izni alınır. Gerçekten de söz konusu soruşturmada makama bakılmadı ve bazı bağlamlarda sorun ortaya çıkmıştı.

Tutukluların avukatlarıyla rahat biçimde görüşebilmesi, şahsi evraklarını verebilmesi konusunda ‘hukuki boşluk’ olduğunu söyledi. Bu doğru değil. Ortada bir boşluk yok. Hukuki boşluk, bir olay veya uyuşmazlık hakkında uygulanabilir bir hukuk kuralının bulunmaması demektir. CMK md. 154’e göre ‘Şüpheli veya sanık, vekâletname aranmaksızın müdafii ile her zaman ve konuşulanları başkalarının duyamayacağı bir ortamda görüşebilir. Bu kişilerin müdafii ile yazışmaları denetime tabi tutulamaz.’ Bu konuda OHAL döneminde keyfiliğe neden olacak kısıtlamalara gidildi. Fakat bu kısıtlamalar İHAM tarafından ihlal olarak görüldü.

Bakan, sıklıkla ‘bir yandan isim zikretmek istemediğini’ söyleyip diğer yandan henüz sonuçlanmamış davalarda isim zikrederek analiz yaptı. Bunun anayasal teminat altındaki masumiyet karinesi ilkesini zedeleyebileceğini kaydetmek gerekiyor. Üstelik analizlerinde da savruk ifadeler kullanıyor. Örneğin dört günde 3 kilo kokain (3.000.000 mg) çekildiğini söylemek, 600 mg’ın genelde aşırı doz (overdose) sayıldığı dikkate alındığında kesinlikle gerçekçi değil.

Ha keza bakan sürekli ‘yasal düzenleme yapacağız’ diye kesin vurgularla konuşuyor. Yasal düzenlemeyi TBMM yapar. Adalet Bakanlığı’ndan gelen her önerinin kanun kılınacağından emin olunması bize erkler ayrılığının düzeyi açısından bir şeyler anlatıyor.

Gazetecilerin genellikle güdümlü sorular sorduğunu gördük. Örneğin Gürlek’in devir teslim töreni sırasında şu anda görevde olan bazı yargı mensuplarının veya suç şüphelilerinin hazır bulunduğuna dönük iddialar es geçildi. Bu hukuken olmasa da bildiğimiz gazetecilik faaliyetleri açısından sorunlu olsa gerek.”

Reklamı Geç