(ANKARA) -Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Avrupa Birliği’nin (AB) Hindistan ile imzaladığı “Serbest Ticaret Anlaşması (STA)” ve Latin Amerika’ya açılma stratejisi doğrultusunda Güney Ortak Pazarı ile yürüttüğü “Mercosur Bloku” görüşmelerinin Türk üretici ve ihracatçılarını rekabette dezavantajlı duruma getireceğini “Bu süreçte Gümrük Birliği’nin güncellenmesi önemli” dedi.
Ankara Ticaret Odası’nın 29’uncu dönem şubat ayı olağan meclis toplantısı, Meclis Başkanı Mustafa Deryal başkanlığında gerçekleştirildi. Baran, meclis toplantısında yaptığı konuşmada dünya ekonomisindeki gelişmelere değinerek, AB’nin küresel ekonomide riskleri dağıtmaya yönelik hayata geçirdiği yeni ticaret mimarisi ve üçüncü ülkelerle serbest ticaret anlaşmalarının Türk ekonomisi açısından doğurabileceği olumsuz etkilere işaret etti.
AB’nin yeni ticaret mimarisi ve olası etkiler
ABD’nin serbest piyasa ideolojisinden uzaklaşarak ekonomik güvenliği önceleyen gümrük vergileri gibi önlemleri hayata geçirmesi, Çin’in yapay zekâ, yarı iletkenler ve yeşil enerji teknolojilerinde kat ettiği mesafe ve küresel rekabette elde ettiği üstünlükler ile devam eden Ukrayna-Rusya savaşının etkilerinin AB ekonomisini “kıskaca soktuğunu” belirten Baran, özellikle ABD’nin uluslararası ticaret kurallarını devre dışı bırakan uygulamalarının ve kendi sanayisine büyük sübvansiyonlar sağlamasının Avrupalı şirketleri yer değiştirmeye zorladığını ifade etti.
Avrupa’daki birçok önemli markanın sanayi ve tesislerini ABD ve Çin’e kaydırma planları yaptığını dile getiren Baran, AB’nin sanayisinin ABD’ye yönelmesini ve Çin’e olan bağımlılığını dengelemek için “stratejik çeşitlendirme” yoluna gittiğini söyledi. Baran, bu kapsamda Hindistan ile yaklaşık 20 yıldır süren müzakerelerin sonuçlandırılarak STA imzalanmasının ve Latin Amerika’ya açılma stratejisi doğrultusunda Mercosur ile gelişen ilişkilerin öne çıktığını belirtti.
Baran, “AB, bu blokla anlaşmak için de son aşamaya gelmiş durumda. Özetle, Avrupa artık riskleri dağıtan bir ticaret mimarisi kurmaya çalışıyor. Tüm bu gelişmelerin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizmasının yürürlüğe girme sürecinde gerçekleşmesi de ayrıca kritik. Tüm bu gelişmeler bizi yakından ilgilendiriyor. Bu sürecin olumsuz etkilerini en aza indirmek için Gümrük Birliği’nin güncellenmesi çok önemli” dedi.
“Hindistan ürünleri sıfır gümrükle Türk pazarına girebilir”
AB’nin Hindistan’la imzaladığı STA ile yaklaşık 2 milyar nüfuslu bir pazara açıldığını kaydeden Baran, Gümrük Birliği gereği Hindistan menşeli ürünlerin Türkiye’ye de AB üzerinden sıfır gümrükle girebilme ihtimalinin söz konusu olduğunu belirtti. Baran, “Buna karşın Türk ihracatçısı Hindistan pazarına girmek istediğinde, gümrük duvarıyla karşı karşıya kalacak. Ayrıca Hindistan, sahip olduğu nüfusla bir pazar olmanın yanı sıra; AB sermayesi için ülkemize rakip bir üretim üssü haline de gelebilir” ifadelerini kullandı.
Mercosur bloğu ve fiyat rekabeti vurgusu
Baran, AB’nin Hindistan ile olduğu gibi Mercosur blokuyla da STA imzalamasının ve bunun sonucunda Güney Amerika’dan gelebilecek ucuz et, tarım ürünü ve endüstriyel hammaddelerin, AB pazarına entegre olan Türk tarım ve sanayi sektörünü fiyat rekabetinde zorlayabileceğini kaydetti.
“Gümrük Birliği’nin güncellenmesi önemli”
Gümrük Birliği’nin güncellenmesine yönelik çalışmaların devam ettiğini belirten Baran, ilgili bakanların gereken müzakereleri gerçekleştirerek tarım ve hayvancılık sektörünün kapsama alınması dahil revize taleplerini masaya koyduğunu ifade etti. Baran, AB ile ilişkilerde vize konusu başta olmak üzere pek çok sıkıntı yaşandığını belirterek, “Malların serbest dolaşabildiği yerde, o malı üreten ve ticaretini yapana aynı hak tanınmaması kabul edilebilir bir durum değil. Avrupa Birliği ile Türkiye’nin ilişkisi başlangıcından bu yana bir denge gözetilerek gelişmiştir. Bundan sonra da bir tarafın lehine ya da aleyhine şekillenmesi söz konusu olamaz” dedi.
Baran, toplantının ardından meclis üyeleri ile iftarda bir araya geldi.

