Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Arap ülkeleri, ABD’nin İsrail Büyükelçisi Huckabee’nin açıklamalarını kınadı

Ürdün, Mısır ve Suudi Arabistan, ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee’nin “İsrail’in Nil’den Fırat’a kadar uzanan topraklar üzerinde kutsal kitaba dayalı bir hakkı olduğu” yönündeki açıklamalarını uluslararası hukukun ve diplomatik normların ihlali olarak nitelendirerek kınadı.

Ürdün, Mısır ve Suudi Arabistan, ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee’nin

(ANKARA) – Ürdün, Mısır ve Suudi Arabistan, ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee’nin “İsrail’in Nil’den Fırat’a kadar uzanan topraklar üzerinde kutsal kitaba dayalı bir hakkı olduğu” yönündeki açıklamalarını uluslararası hukukun ve diplomatik normların ihlali olarak nitelendirerek kınadı.

Arap ülkeleri, ABD’nin Tel Aviv Büyükelçisi Mike Huckabee’nin İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria da dahil olmak üzere tüm Orta Doğu üzerindeki kontrolünü desteklediği yönündeki açıklamalarının “saçma, kışkırtıcı, kabul edilemez ve uluslararası hukuka aykırı” olduğunu belirtti.

Huckabee, cuma günü yayımlanan bir podcast yayınında, İsrail’in Nil’den Fırat’a kadar uzanan topraklar üzerinde kutsal kitaba dayalı bir hakkı olduğunu” savunarak, “Hepsinin kontrolünü alsalar sorun olmazdı” ifadelerini kullandı. Röportaj sırasında İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki eylemlerini savunan Huckabee, “ilahi takdirin” bölgenin kontrolünü İsrail’e verdiğini savundu.

Huckabee’nin İsrail’in Orta Doğu’nun geniş kesimleri üzerinde “ilahi bir hakkı” olduğunu söylemesinin ardından ABD’li gazeteci Tucker Carlson, “Hangi topraktan bahsediyorsunuz” diye sordu. Kutsal kitaptaki “Mısır nehri” ifadesine ilişkin yorumlar farklılık gösteriyor; bazı akademisyenler bunu Sina Yarımadası’ndaki bir nehir yatağı olarak, bazıları ise Nil Nehri olarak yorumluyor.

Arap ülkeleri, Mike Huckabee’nin açıklamalarına tepki gösterdi.

Ürdün: Açıklamalar diplomatik normların ihlali

Ürdün Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, söz konusu ifadeleri “saçma ve kışkırtıcı” olarak nitelendirerek, bunların “diplomatik normların ihlali, bölge ülkelerinin egemenliğine saldırı ve uluslararası hukuk ile BM Şartı’nın açık bir ihlali” olduğunu belirtti.

Bakanlık ayrıca bu açıklamaların, ABD Başkanı Donald Trump’ın işgal altındaki Batı Şeria’nın ilhakını reddeden kamuya açık tutumuyla çeliştiğini kaydetti.

Ürdün, “gerilimi tırmandırıcı ve sorumsuz” açıklamalar yapmak yerine Gazze’de istikrarın sağlanması ve ABD Başkanı Donald Trump’ın planı ile BM Güvenlik Konseyi’nin 2803 sayılı kararının uygulanması için tüm tarafların eşgüdüm içinde çaba göstermesi çağrısında bulundu.

Mısır: Uluslararası hukuktan açık sapma

Mısır Dışişleri Bakanlığı da açıklamaları kınayarak, bunları uluslararası hukuk ve BM Şartı ilkelerinden “açık bir sapma” olarak değerlendirdi.

Kahire, söz konusu ifadelerin, Trump’ın Gazze’deki savaşı sona erdirmeyi amaçlayan 20 maddelik çerçevesiyle ve 19 Şubat’ta Washington’da düzenlenen Barış Kurulu konferansının sonuçlarıyla çeliştiğini belirtti.

Mısır, İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları ya da herhangi bir Arap toprağı üzerinde egemenliği bulunmadığını yineleyerek, Batı Şeria’nın ilhak edilmesi, Gazze Şeridi’nden ayrılması ya da işgal altındaki Filistin topraklarında yerleşim faaliyetlerinin genişletilmesine yönelik her türlü girişimi kategorik olarak reddettiğini vurguladı.

Suudi Arabistan: En güçlü şekilde kınıyoruz

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı da Huckabee’nin “pervasız” olarak nitelendirdiği açıklamalarını uluslararası hukuk, BM Şartı ve diplomatik normların ihlali olarak nitelendirerek şiddetle kınadı.

Bakanlık açıklamasında, bu tür aşırılıkçı ifadelerin “bölgedeki ülkeleri ve halkları karşı karşıya getirerek uluslararası barış ve güvenliği tehdit ettiği” ve uluslararası düzenin temellerini zayıflattığı belirtildi.

Suudi Arabistan, ABD Dışişleri Bakanlığı’na söz konusu açıklama hakkında tutumunu netleştirme çağrısında bulundu ve devletlerin egemenliği, sınırları ve toprak bütünlüğüne yönelik her türlü ihlali kesin bir dille reddettiğini belirtti.

Suudi Arabistan, adil ve kapsamlı barışın tek yolunun işgalin sona erdirilmesi, iki devletli çözüm temelinde ve 1967 sınırları içinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin devletinin kurulması olduğunu vurguladı.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da ağustos ayında i24 kanalına verdiği röportajda “Büyük İsrail vizyonuna çok bağlı olduğunu” söylemişti. “Büyük İsrail” terimi, İsrail siyasetinde İsrail topraklarının Batı Şeria, Gazze ve Suriye’nin Golan Tepeleri’ni kapsayacak şekilde genişletilmesini ifade etmek için kullanılıyor. Bazı yorumlarda, bu kapsama Mısır’ın Sina Yarımadası ve Ürdün’ün bazı bölgelerini de dahil ediliyor.