(ANKARA)- Ankara Büyükşehir Belediyesi, kentin tümünü kapsayan 2050 yılı hedefli 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı’nı düzenlenen tanıtım toplantısıyla kamuoyuna sundu. Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, tüm paydaşlarla birlikte hazırlanan ve Büyükşehir Belediye Meclisi’nde görüşülecek planı, “Geleceğe bırakılan en büyük hizmet ve miras” olarak niteledi. 55 paydaş kurumdan 600’ü aşkın temsilcinin katıldığı toplantıda planlama süreci, şeffaflık ve ortak akıl ilkeleri doğrultusunda ele alındı.
Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), il sınırlarının tamamını kapsayan 2050 yılı hedefli 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı (ÇDP) çalışmaları kapsamında Kocatepe Kültür Merkezi’nde geniş katılımlı bir tanıtım toplantısı düzenledi. İmar ve Şehircilik Daire Başkanlığı tarafından ele alınan “Ankara 2050 Çevre Düzeni Planı”, geçmişte hazırlanan parçacı planlama anlayışını sona erdirerek kentin doğal, kültürel ve ekonomik değerlerini sürdürülebilir bir yaklaşımla korumayı ve geliştirmeyi amaçlıyor.
Planlama sürecinin şeffaflık ve katılımcılık ilkeleri doğrultusunda yürütülmesi hedefiyle düzenlenen toplantıya; Ankara Milletvekilleri Semra Dinçer, Aylin Yaman, Aliye Timisi Ersever, ilçe belediye başkanları, Büyükşehir Belediye Meclis üyeleri, kamu kurum ve kuruluşları, yerel yönetimler, üniversiteler ve akademik çevreler, meslek odaları ile sivil toplum kuruluşlarından oluşan 55 farklı paydaştan 600’den fazla temsilci katıldı. Toplantıda, Çevre Düzeni Planı için yürütülen hazırlık çalışmaları ve planlama modeli detaylarıyla paylaşıldı.
“Binaların yapısından mimari dokusuna kadar hepsi ortak olacaktı”
Tanıtım toplantısının açılış konuşmasını yapan Başkan Mansur Yavaş, daha önce sosyal medya hesaplarından yayınladığı “Bir Şehir Nasıl Katledilir” başlıklı paylaşımında Dodurga, Alacaatlı Mahallesi, İncek ve Ovacık’ı konu alan ranta dayalı imar planlarını eleştirerek, “Ben 2004 yılında Beypazarı Belediye Başkanıyken o günlerde Büyükşehir Yasası konuşuluyordu ve imar yetkisinin de büyükşehirlerden onaylanmak suretiyle geçeceği belirtiliyordu. ‘Buna niye ihtiyaç duydunuz’ diye sorulduğunda ise ‘her ilçe kendi kafasına göre yapıyor, bütüncül bir plan olsun’ dediler. Sayısı belirsiz bir şekilde, 20 kadar kendi kendine imar planı yapıp bunu onaylayan kuruluş var. Rant almak isteyenler bunu gidip bazı kamu kuruluşlarından plan yaptırmak suretiyle bizi aşarak götürdüler. Bizim bunlara sadece itiraz yetkimiz var. Mahkemeye vermeye yetkimiz var. Oysa bu yasa yapılırken tek bir bütüncül plan olacaktı. Binaların yapısından mimari dokusuna kadar hepsi ortak olacaktı. Bunun böyle yürümediği belli” diye konuştu.
Tartışmalara konu olan geçmiş dönemde verilen imar rantlarından örnekler anlatan Yavaş, “Çevre Düzeni Planı Büyükşehir Belediye Meclisimizden oy birliğiyle kesinleşirse en azından hepimizi bağlayacak ve bundan sonra bunlarla karşılaşmayacağız. Biz şuna inanıyoruz; yapılan iş, bu işin tekniğine uygun, bilimine uygun bir şekilde yapılırsa bundan sonrası için en azından ortaya çıkacak sorunların da büyük ölçüde giderileceğini düşünüyoruz. Bu nedenle, bu planı ben çok önemsiyorum” dedi.
“Bu plan bu kuruluşlar katılmayınca hiçbir şey ifade etmez”
İmar yetkilerini kullanan kamu kurum ve kuruluşlarına, üniversite ve sivil toplum kuruluşlarına ÇDP Toplantısına temsilci gönderdikleri için teşekkürlerini sunan Yavaş, şöyle devam etti:
“Bu plan bu kuruluşlar katılmayınca hiçbir şey ifade etmez. Yarın ufak bir yasa değişikliğiyle yaptığımız Çevre Düzeni Planı’na uymadan yürüyebilirler. Bizim geleceğe, 2050 yılına bırakacağımız en büyük hizmet, en büyük mirasın bu olacağına inanıyorum. Özellikle bu iş için sivil toplum kuruluşları ve üniversitelerimiz de sağ olsunlar bolca temsilci gönderdiler. Onların da katkısıyla, Belediyemizin katkısı, imar yetkisi yapan kamu kuruluşları ve üniversitelerimizle birlikte inşallah bu işi başarırız diye düşünüyorum. Katılan herkese, emek veren herkese sonsuz teşekkür ediyorum. Ankara’mıza hayırlı uğurlu olsun.”
“Düzgün yapılmış bir Kentleşme Anayasasına ihtiyacımız vardı”
ABB İmar ve Şehircilik Daire Başkanı Ertuğrul Candaş da konuşmasında ÇDP’nin Ankara’nın kronikleşmiş kentsel ve kırsal sorunlarına kalıcı çözümler üretmeyi hedeflediğini söyledi. Önceki döneme ait 2038 yılı hedefli ÇDP’nin Başkente yakışır bir plan niteliği taşımadığını ve şehircilik ilke ve esaslarıyla uyuşmadığı için mahkeme kararıyla iptal edildiğini hatırlatan Candaş, “Başkent Ankara’daki yeni yönetim anlayışına uygun olarak katılımcı, şeffaf, doğal ve kültürel değerlere duyarlı, bilimsel bilgiye dayalı, örnek bir planlama çalışmasının yürütülmesi olanağı doğmuştu. Tam da bu nedenle, mahkemenin verdiği iptal kararı istinafa götürülmemiştir ve Başkanımız Mansur Yavaş vizyonuna uygun yeni bir plan yapılmasına karar verilmiştir. Bugün bilginize sunuyor olduğumuz 2050 yılı hedefli Çevre Düzeni Planı, Başkentimiz için ertelenemez ve vazgeçilemez bir ihtiyaçtı. Düzgün yapılmış bir kentleşme anayasasına ihtiyacımız vardı. Çevre Düzeni Planı hazırlanması süreci kapsamında; belediye başkanlığımız bünyesinde büyük ve güçlü bir planlama ekibi oluşturuldu” diye konuştu.
“Sürecin henüz başındayız ama önemli mesafeler aldık”
Toplantıda, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Ankara Kent Konseyi Başkan Vekili Prof. Dr. Savaş Zafer Şahin, planlama modeline ilişkin kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Sunumuna “Planlama belirsiz koşullarda ortak geleceği şekillendirme çabasıdır” sözüne vurgu yaparak başlayan Şahin, dünyadaki üst ölçek planlamada güncel tartışmalara, Ankara’nın başkent olduğu günden bugüne uzanan planlama uygulamalarına ve bu süreçteki güncel yaklaşımlara, Ankara’nın plan sorunsallarına, Ankara’daki ÇDP süreci ile bu kapsamdaki; yürütülen çalışmalara, katılımcılık ilkesine, iletişim tasarımına ve açık veri yaklaşımına değindi.
Şahin; iklim, ulaşım ve çevre gibi pek çok farklı konuda başlatılacak diğer planlama çalışmalarının ÇDP ile eş zamanlı ve koordinasyon içinde yürütülmesi gerektiğinin altını çizerek, şunları söyledi:
“Meslek odalarıyla, üniversitelerdeki hocalarımızla, sivil toplum örgütleriyle, kent konseyi gibi yapılarla da süreci ortaklaştırmak çok önemli ve bunun bir mimarisini inşa etmek zorundayız. Bu şekilde kentin ihtiyacı olan gelişim biçimine ilişkin senaryoları hazırlarken, insan-doğa-kent ilişkilerini de sağlıklı bir çerçevede ele alabilecek aracı geliştirmiş olacağız. Bu, çevre düzeni ile başlayacak ve hiç bitmeyecek bir süreç; mahalle ölçeğine kadar inecek planlarla daha da devam edecek. Sürecin henüz başındayız ama önemli mesafeler aldık. Planlama, planı nasıl yapacağımızı planlamakla başlar.”

