(ANKARA) – KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın eşi Nilden Bektaş Erhürman, Ankara Kent Konseyi’nin düzenlediği “Kıbrıs Türk Kültürü Tanıtım Günü” programına açılış konuşmacısı olarak katıldı. Nilden Bektaş Erhürman, Kıbrıs kültürünün birçok medeniyetten biriktirilen bir medeniyet olduğunu belirterek “Geçmişten günümüze de çok acılar biriktirildi. Biz kültürümüzü yeni nesle aslında sadece geçmişi anımsamak, geçmişi anlatmak için aktarmak istemiyoruz. Bir aidiyet duygusunu onlara da hissettirmek için istiyoruz çünkü Kıbrıs Türk halkı hep kendini ifade etmeye çalışmış olan bir halktır. Hep var olmaya çalışmış olan bir halktır. Ait hissetmeye çalışmış olan bir halktır. Topraklarımıza kendimizi ait hissediyoruz. Gençlerimizin de bu aidiyeti hissetmesini istiyoruz. Tabii ki bunu da kültür vasıtasıyla yapacağımızı çok iyi biliyoruz” diye konuştu.
Ankara Kent Konseyi, Kıbrıs Türk kültürünü başkentte daha görünür kılmak amacıyla “Kıbrıs Türk Kültürü Tanıtım Günü” programı düzenledi. Ankara Kent Konseyi binasındaki etkinlikte, Kıbrıs yöresel ürünleri sergilendi. Program kapsamında “Kültürel Diplomasi” ve “Kültürel Pasaport” kavramlarının önemine işaret edildi. Ankara Barosu Başkanı Mustafa Köroğlu, İYİ Parti Adana Milletvekili Ayyüce Türkeş, CHP Ankara Milletvekili Semra Dinçer, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın eşi Nursel Yavaş etkinliğe katılan isimler arasında yer aldı.
Yılmaz: “Kültürel diplomasi sadece kültür meselesi değildir, aynı zamanda bir kalkınma meselesidir”
Ankara Kent Konseyi Başkanı Halil İbrahim Yılmaz, etkinliğin başlangıcında yaptığı konuşmada, tarihin, bireyliğin, kardeşliğin, kültürün ortak dili Kıbrıs kültürünü tanımanın, yaşatmanın ve geleceğe taşımanın kendileri için olağanüstü bir onur olduğunu belirterek “Bu buluşma bir hafızanın, bir kimliğin, bir medeniyet birikiminin buluşmasıdır. Dolayısıyla kültürel diplomasi ve kültürel pasaport başlıklarında bugün bir araya gelmiş olduk. Ankara yalnızca Türkiye’nin başkenti değil, 81 vilayetin ikametgahı değil, Orta Asya’dan Akdeniz hafzasına 1 milyarlık bir nüfusun evidir. Mazlum milletlerin de başkentidir. Onun için Ankara Cumhuriyet’in hafızasıdır, bağımsızlığın iradesidir, modernleşmenin ve ortak aklın simgesidir” dedi.
Kültürel diplomasinin Ankara’nın güçlü kimliğini hem içeride hem de dünyada anlatmanın en etkili yollarından olduğunu ifade eden Yılmaz, “Kültürel diplomasi sadece kültür meselesi değildir. Aynı zamanda bir kalkınma meselesidir. Kültürel diplomasi şehirlerin ve ülkelerin itibarını büyütür. İtibar güveni arttırır. Güven ise yatırımı, turizmi, ticareti iş birliklerini beraberinde getirir. Bugün dünyada güçlü ekonomiler sadece sanayiyle, sadece finansla ve kültürleriyle değil, hikayeleriyle, değerleriyle büyümektedirler” şeklinde konuştu.
Erhürman: “Kıbrıs Türk halkı hep kendini ifade etmeye, hep var olmaya çalışmış bir halktır”
KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın eşi Nilden Bektaş Erhürman de programın açılışında yaptığı konuşmada, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin sevgi ve selamlarını getirdiğini söyledi.
“Kültürümüz birçok medeniyetten biriktirilen bir medeniyettir. Finike’liler, Venedikliler, Osmanlılar, Britanya hükümeti… Kültürümüz bütün bu medeniyetleri biriktirerek günümüze geldi.” diyen Nilden Bektaş Erhürman, topraklara, üzerinde yaşayanların kültürlerinin değer kattığını söyledi. Erhürman, “Bizim kültürümüz de böyle oluştu. Bizim kültürümüzde hoşgörü var, misafirperverlik var, komşuluk ilişkilerimiz çok güzel, aile bağlarımız inanılmaz güçlü. Tabii şimdi kendimizi övmek gibi olacak ama Kıbrıs’a gelirseniz bu sıcaklığı sanıyorum sizler de hissedersiniz ya da gitmiş olduysanız muhakkak hissetmişsinizdir” ifadelerini kullandı.
Erhürman, Kıbrıs’ın kültüründe medeniyetlerden biriktirilenlerin dillerine de yansıdığına dikkati çekerek, şöyle devam etti:
“Şivemize de yansıdı, yemeğimize de yansıdı, müziğimize, el sanatlarımıza, halk danslarımıza da yansıdı. Elbette her zaman güzel şeyler de yansımadı. Geçmişimizde savaşlar var. Acı var, göçler var. Bunlar da bizim ne yazık ki kültürümüze yansımıştır. Çoğu zaman neşeli bir müzik dinlediğinizi zannedersiniz ama bir taraftan da içinde bir acı vardır, bir tutunma isteği vardır, bir göç hikayesi vardır. Masallarımız da keza öyledir. Bugün gelirken müzisyen arkadaşımızı da yanımızda getirdik. O da bu tınıları size hissettirecektir. Eminim ki yemeğimize de kültürümüz yansımıştır.
Tabii ki geçmişten günümüze de çok acılar biriktirildi. Bu varoluş mücadelesinde zaman içerisinde de kültürümüze elbette ki bu şekilde de yansıma oldu. Biz kültürümüzü, yeni nesle sadece aslında geçmişi anımsamak, geçmişi anlatmak için aktarmak istemiyoruz. Bir aidiyet duygusunu onlara da hissettirmek için istiyoruz çünkü Kıbrıs Türk halkı hep kendini ifade etmeye çalışmış olan bir halktır. Hep var olmaya çalışmış olan bir halktır, ait hissetmeye çalışmış olan bir halktır. Topraklarımıza kendimizi ait hissediyoruz. Gençlerimizin de bu aidiyeti hissetmesini istiyoruz. Tabii ki bunu da kültür vasıtasıyla yapacağımızı çok iyi biliyoruz. Biz nasıl ki kendimizi kültürümüze ait hissediyorsak ileride gençlerimiz bizim de, çocuklarımızın da bu kültüre ait olmasını istiyoruz. O yüzden ben bugün burada bu günün düzenlenmesinde emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum.”
Korukoğlu: “Kıbrıs Türk halkının kültürünün, ana vatanın başkenti Ankara’da tanıtılması son derece kıymetlidir”
KKTC’nin Ankara Büyükelçisi İsmet Korukoğlu, KKTC’nin Türk varlığının 1571 yılında Kıbrıs’ın Osmanlı İmparatorluğu tarafından fethi ile başladığını hatırlatarak, “Atalarımız başta Konya, Karaman ve İç Anadolu havzası ve çevresi olmak üzere Anadolu’nun çeşitli bölgelerinden Kıbrıs’a gelerek yeni bir yaşam kurmuşlardır. Kıbrıs Türk halkı bu topraklardan gelen insanlardır. Bu sebepledir ki kültürümüzdeki pek çok unsur işte bu tarihsel köklerin izlerini taşımaktadır. Kıbrıs Türk halkının kültürü sadece Türkiye’den taşınmış bir miras değil, Anadolu’nun ruhuyla Akdeniz’in dalgalarının adada yoğrulduğu yerel ve özgün bir Türk kimliğinin ürünüdür” dedi.
Yüzyıllar boyunca Kıbrıs Türk halkının adada ürettiğini, yönettiğini, kültürünü zenginleştirdiğini, ticaret yaptığını ve milli kimliğini koruyarak varlığını sürdürdüğünü vurgulayan Korukoğlu, şöyle konuştu:
“Zorlu dönemlerde dahi Kıbrıs Türk halkının ayakta kalmasını sağlayan en önemli unsur ise kültürel ve milli hafızasının ürünüdür. İngiliz döneminden 1974’e kadar geçen zorlu süreç hukukumuzdan eğitimimize kadar bizi etkilemese de özgürlüğümüzü koruma irademiz hep temsil edilmiştir. Kıbrıs Türk lehçesi bugün kulaklarımıza yankılanırken içinde hem Osmanlı’nın kadim kelimelerini hem de Adana’nın çok kültürlü tarihinden süzülen yerel tınılarını taşımaktadır. Biz birbirimize ‘Napan?’ diye sorduğumuzda, ‘Nasılız?’ diye sorduğumuzda bu sadece bir hal hatır sorma değil, yüzyıllardır süregelen o sakin, samimi bakış açımızın, hayata umutla tutunmamızı sağlayan nizamımızın bir yansımasıdır. Kıbrıs Türk halkı tarih boyunca karşılaştığı tüm zorluklara rağmen milli ve kültürel kimliğini muhafaza etmeyi başarmış, bu kimliğini bulunduğu her ortamda yaşatmış ve taşımıştır. Bugün burada düzenlenen bu etkinlikte Kıbrıs Türk halkının kültürünün ana vatanın başkenti Ankara’da tanıtılması ve paylaşılması son derece kıymetlidir. Kıbrıs Türk halkının kültürü, birlik ve dayanışma ruhuyla komşusunun kapısını çalmadan uyumayan, misafirine gönlünü açan bir sofradır.”

