Ankara Kadın Platformu üyeleri 8 Mart Dünya Kadınlar günü için açıklama ile mesaj verdi, halaylar çekti erken kutlama yaptı. Açıklamada, “Patriyarkal kapitalizmin bitmek bilmez savaş politikaları yüzünden şimdi de Ukrayna’lı kadın ve çocuklar evinden yurdundan ediliyor. Savaş koşullarında en çok kadınlar ve çocuklar hedef haline getiriliyor, şiddetin her türlüsüne maruz bırakılıyor, cinsiyetçi söylemlerin malzemesi olarak görülüyor. Savaşa karşı barışı savunmak için buradayız” denildi.
Çeşitli siyasi partiler ve kadın örgütlerinin oluşturduğu Ankara Kadın Platformu, 8 Mart Dünya Kadınlar günü öncesi Çankaya Anıtpark’ta bir araya geldi. Kadınlar, “Erkek ve Devlet Şiddetine, Krize, Yoksulluğa Karşı Yaşasın 8 Mart” sloganıyla açıklama yaptı. Kadınlar “İstanbul Sözleşmesinden yalnızca katiller korkar” ve “Katledilen kadınlar isyanımızdır” yazılı dövizler taşıdı. Bir balonun üzerine yazılmış olan “Kırılgan erkeklik” sloganı da dikkat çekti.
Nazan Karacabey’in okuduğu açıklama özetle şöyle:
“Yaşadığımız coğrafyada siyasal iktidarın kadın düşmanı saldırılarına, failleri cesaretlendiren cezasızlık politikalarına karşı kesintisiz sürdürdüğümüz mücadelemizin gücüyle buradayız! Yaşama dair her şeyi alınıp satılır birer metaya dönüştüren neoliberal politikaların iflas ettiği günümüzde, ekonomik krizin faturasını bize kesemezsiniz demek için buradayız!
“HEM EMEĞİMİZ HAKKI HEM DE EŞİT İŞE EŞİT ÜCRET TALEPLERİYLE HER YERDEYİZ, BUGÜN BURADAYIZ”
Direnişlerimiz birbirine ilham veriyor. Kadınlar her direnişin en ön saflarında mücadele ediyor. Ocak’ta Mersin Tarsus Sebze Meyve Hali, Şubat’ta Oppo, Alpin Çorap, Darinda Çorap, Farplas ve Migros Depo kadınların öne çıktığı direnişler oldu. Kadınların kazancı yöneticiler tarafından ailenin ek geliri olarak görülüyor, hamile ve regl olan kadınlar yüksek tempoda çalışmaya zorlanıyor, daha az ücrete mahkûm bırakılıyor, iş yerlerinde kreş ihtiyacı karşılanmıyor. ‘İşçinin hakkı yoksa boykot var’ diyerek harekete geçen kadınları bir kez daha miting alanımızdan selamlıyor ve diyoruz ki: Hem emeğimiz hakkı hem de eşit işe eşit ücret talepleriyle her yerdeyiz, bugün buradayız!
“NİCE KADIN ARKADAŞIMIZ ARAMIZDAN ALINIRKEN BİZ FAİLLERDEN DE FAİLLERİ CEZASIZ BIRAKANLARDAN HESAP SORDUK”
Bugün bu alanda buluşana kadar, yaşadığımız coğrafyanın dört bir yanında yaşamımız, emeğimiz ve kimliğimiz için çok mücadele verdik. İstanbul Sözleşmesi’nden bir gecede çıkma cüretini kendinde bulan kadın düşmanlarına karşı dört bir yanda sokaklardaydık. Şule Çet, Emine Bulut, İpek Er, Ceren Damar, Aleyna Çakır, Fatma Altınmakas, Hande Kader ve daha nice kadın arkadaşımız aramızdan alınırken biz faillerden de failleri cezasız bırakanlardan hesap sorduk. Tarihin en büyük suç örgütü olan devlet şiddetine, bu suç örgütünün, kamusal alandan özel alana meşru kılmaya çalıştığı erkek şiddetine karşı birbirimizi savunduk.
Dünden bugüne yapılan her kadın eylemine orantısız şiddet uygulayan emniyet; Ümitcan Uygun, Şirin Ünal, Musa Orhan, Hasan Bilgili gibi kadın katilleri sokaklarda rahatça gezebilsin diye, sokakta haklarını arayan kadınlara, tecavüz tehditleriyle saldırıyor. Aysel Tuğluk gibi, hapishanelerde tutulan çok sayıda arkadaşımızın sağlığı hapishanede kalmaya uygun olmadığı halde tahliye edilmiyor, hasta kadın tutsakların sağlığa erişim hakkı engelleniyor. Garibe Gezer, hapishanede cinsel şiddete ve her türlü işkenceye maruz bırakıldı, intihar ettiği söylendi. Deniz Poyraz, 24 saat polis gözetiminde olan parti binasında katledildi. Gülistan Doku 2 yıldır kayıp.
“ŞİMDİ DE UKRAYNA’LI KADIN VE ÇOCUKLAR EVİNDEN YURDUNDAN EDİLİYOR”
Yanı başımızda süren savaşlar yüzünden göç etmek zorunda bırakılan mülteci kadınlar hedef haline getiriliyor, cinsiyetçi saldırılara maruz bırakılıyor. Patriyarkal kapitalizmin bitmek bilmez savaş politikaları yüzünden şimdi de Ukrayna’lı kadın ve çocuklar evinden yurdundan ediliyor. Savaş koşullarında en çok kadınlar ve çocuklar hedef haline getiriliyor, şiddetin her türlüsüne maruz bırakılıyor, cinsiyetçi söylemlerin malzemesi olarak görülüyor. Savaşa karşı barışı savunmak için buradayız!
“KADIN İSTİHDAMI ORANI YÜZDE 26’YA GERİLEDİ”
Dört bir yandan bizi ev içi şiddete mahkûm etmek için çabalıyorlar. İstanbul Sözleşmesi’nden sonra şimdi de erkek egemen devletin mağdur erkekleri, 250 ile 400 TL arasında verilen nafaka hakkımıza göz diktiler İmzacı olduğu uluslararası sözleşmeleri de hiçe sayan siyasal iktidar, toplumsal cinsiyet eşitsizliğini giderek derinleştiriyor. Her 4 kadından yalnızca 1’i çalışabiliyor. Geniş tanımlı kadın işsizliği oranı pandemi sonrası ekonomik krizle birlikte yüzde 40’lara ulaştı. Kadın istihdamı oranı yüzde 26’ya geriledi. Türkiye’de aynı işte çalışmalarına rağmen kadınlar erkeklerden yüzde 12 daha az kazanıyor.
“SOKAKLARI MOR BİR CÜMBÜŞ HALİNE GETİRDİK”
18 yıllık AKP iktidarının kadın düşmanı tüm politikaları karşısında sokakları mor bir cümbüş haline getirdik. Erkek şiddetinin türlü biçimlerine karşı kocasına, sopasına, hocasına, babasına isyan ederek kendi biricik özerk varlıklarımızı inşa ettik. Biliyoruz, erkek egemenliğini nasıl alaşağı edeceğimizi, şiddetin kaynağı olan patriarkal kapitalizmi tarihin çöplüğüne birlikte mücadele ederek göndereceğimizi biliyoruz, bu yüzden buradayız.”



