Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

ANKA Ekonomi Koordinatörü Erdal Sağlam’ın kaleminden Haftalık Ekonomi Analizi: Ekonomik fatura savaş uzadıkça ağırlaşacak

Piyasaların uzun zamandır beklediği İran savaşı, hafta sonuna girilirken patladı. ABD ve İsrail’in başlattığı bombardımana, bu kez İran hem çok çabuk hem de ağır biçimde karşılık verdi. Savaşın şiddeti ve süresi şimdilik belirsizlik taşırken, ekonomik faturasının ise savaşın süresi uzadıkça ağırlaşacağı tahmin ediliyor.

Piyasaların uzun zamandır beklediği İran savaşı, hafta sonuna girilirken patladı.

Erdal SAĞLAM

Piyasaların uzun zamandır beklediği İran savaşı, hafta sonuna girilirken patladı. ABD ve İsrail’in başlattığı bombardımana, bu kez İran hem çok çabuk, hem de ağır biçimde karşılık verdi. Savaşın şiddeti ve süresi şimdilik belirsizlik taşırken, ekonomik faturasının ise savaşın süresi uzadıkça ağırlaşacağı tahmin ediliyor.

Geçen yılki 12 Gün Savaşlarına kıyasla, İran’ın anında sert tepki verip bölgedeki tüm ABD üslerine karşı harekete geçmesi, stratejistlerin savaşın alacağı boyut ve süresi konusunda tahmin yapmalarını zorlaştırmış görünüyor. İran’ın savaşı önlemeye çalışan körfez ülkelerine saldırmasının amacı, bu ülkelerin ABD üzerinde savaşın bitirilmesi için baskı kurmak istemesi olabilir. Ancak bu hareketin, İran’ın amacının tersine, vurulan ülkelerin de kendisine karşı harekete katılması sonucu doğurabileceği yorumları da yapılıyor.

Cumartesi gecesi gelen İran lideri Hamaney’in saldırılarda öldürüldüğü haberleri Trump tarafından da doğrulandı. ABD Başkanı Trump’ın savaşın süresi konusunda “3 günde de bitirebilirim, çok da uzayabilir” gibi demeçler vermesi, ABD’nin İran’da rejim ya da yönetim değişikliği için pazarlığa açık olduğu izleniminin yayılmasına neden oldu. Ancak rejimin, Hamaney’in ölümü kesinleştiği takdirde, iyice sertleşeceği ve savaşı mümkün olduğunca yaymak için çalışacağını söyleyen analistler de var.

Özetle; bölgede radikal sonuçlar doğurması muhtemel bir savaşın başladığı açık. Ancak bu savaşın ne kadar süreceği, ne kadar şiddetlenebileceği ve ne sonuçlar doğuracağı konusunda belirsizliklerin hakim olduğu söylenebilir.

Pazartesi günü piyasaların açılmasıyla, büyük dalgalanma bekleniyor

Sadece Türkiye gibi bölge ülkelerinin değil, tüm küresel ekonominin bu savaştan etkilenmesi kaçınılmaz. Çatışmanın başlayacağına ilişkin haberler üzerine, geçen hafta sonunda brent petrol fiyatı 73 dolara kadar çıkmış, altın fiyatları yeniden yükselişe geçerek, ons altının fiyatı 5 bin 278 dolarla haftayı kapatmıştı. Hafta sonu itibarıyla bu değerler geçerli gözükürken, pazartesi günü piyasaların açılmasıyla, büyük dalgalanma bekleniyor. Petrol ve altın fiyatlarında, en az yüzde 10’luk artış olacağı tahmin ediliyor.

Piyasalarda ilk tepki olarak petrol ve altın fiyatlarının hızla yükselmesi, doların değer kaybı ile tahvil ve hisse senetlerinde kayıplar olacaktır. Piyasaların açılışa kadar yaşanacak gelişmelerden bağımsız vereceği ilk tepkinin ardından, savaşın sonuçları ve beklentilere bağlı olarak, piyasalar yeni bir trende evrilebilir.

Türkiye ekonomisine etkileri

İç piyasalara savaşın olası etkilerine gelince, her şeyden önce küresel finans kesimindeki gelişmelere bağlı olarak iç piyasaların da şekilleneceği bir gerçek. Savaşın süresine bağlı olarak şekillenecek petrol fiyatlarının da etkisiyle, mart ayında da fiyat artışlarının devam etmesi tehlikesinin büyüdüğü söylenebilir. O takdirde, yıllık yüzde 16’lik enflasyon hedefinin yarısından fazlası ilk üç ayda gerçekleşmiş olacak. Bu durumun enflasyon beklentilerini artırması, Merkez Bankası’nın da hedefi acil olarak revize etme ihtiyacı oluşabilir.

12 Mart’ta ise Merkez Bankası’nın faiz toplantısı yapılacak. Siyasi iktidarın talebi nedeniyle, enflasyon kötü gitse bile Merkez Bankası’nın bu toplantıda faiz indirimine devam etme ihtimalinin yüksek olduğu görülüyor. Ancak savaşın uzaması halinde Merkez Bankası, faiz oranlarında durmak zorunda da kalabilir. Bununla birlikte ekonomi yönetiminin enflasyonda yaşanan artışı savaş gerekçesine dayandırması, gereken yeni önlemleri, bu gerekçe ile ertelemeye gidebileceği beklenebilir. Bu savaş kargaşası içinde, ekonomik gidişat konusunda sağlıklı tartışmalar yapılıp, yeni kararlar alınması da gündemden çıkabilir.

Savaş sürecinin faiz indirimlerine engel oluşturması doğal ama bunun reel sektörde, özellikle de finansman sıkıntısından bunalan KOBİ’lerdeki rahatsızlıkları artırma ihtimali de yüksek. Savaşın etkisiyle enflasyonun yeniden girdiği yükseliş süreci devam ederse, o zaman siyasi iktidarın artacak şikayetlerin etkisiyle, para ve bütçe politikalarında erken genişleme kararı alma ihtimali bulunduğunu gözardı etmemek gerek.

Erken seçim beklentisiyle bu yılın sonlarında beklenen gevşeme süreci, savaş nedeniyle öne çekilirse, istikrar çabalarının erkenden sekteye uğraması sonucu çıkabilir. 3 yıla yaklaşan sıkı para politikası nedeniyle, satın alma gücü iyice eriyen geniş toplumsal kesimler, yine en büyük zararı görecektir. Erken gevşeme ve iç talebi artırmak için verilecek yüksek oranlı zamların, seçim yapıldıktan sonra çok daha ağır biçimde aynı kesimlere fatura edildiğini daha önce yaşadık.