Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Anahtar Parti Sözcüsü Geçen’den ABB’ye yönelik operasyona tepki: Ülkemizin demokrasisinin epey sorunlu bir hal aldığı ortada”

Anahtar Parti Sözcüsü Fuat Geçen, Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik operasyona ilişkin “Ben Sayın Yavaş’ın dünkü açıklamalarına baktım. Göreve gelir gelmez iç denetiminizle 100’e yakın dosya bulup bunu yargıya intikal ettireceksiniz ama bugüne kadar bu konuda mesafe alınmaması ülkemizin hem demokrasisi hem de şeffaf yolsuzlukla mücadele ile ilgili epey sorunlu bir hal aldığı ortada” dedi.

Anahtar Parti Sözcüsü Fuat Geçen, Ankara Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik operasyona

(ANKARA) – Anahtar Parti Sözcüsü Fuat Geçen, Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik operasyona ilişkin “Ben Sayın Yavaş’ın dünkü açıklamalarına baktım. Göreve gelir gelmez iç denetiminizle 100’e yakın dosya bulup bunu yargıya intikal ettireceksiniz ama bugüne kadar bu konuda mesafe alınmaması ülkemizin hem demokrasisi hem de şeffaf yolsuzlukla mücadele ile ilgili epey sorunlu bir hal aldığı ortada” dedi.

Anahtar Parti Sözcüsü Fuat Geçen, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ABD’deki temaslarını değerlendiren Geçen, şunları söyledi:

“Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan, ABD Başkanı Trump ile Beyaz Saray’da 25 Eylül’de yapacağı görüşmede öncelikle PKK terör örgütünün Suriye uzantıları PYD, YPG’nin Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve Türkiye’nin güvenliğini tehdit eden unsurların ortadan kaldırılması hususunda ABD’nin bu terör unsurlarına desteğini derhal kesmesi konusunda amasız, fakatsız sonuç alıcı bir kararlılıkla tavır koymalıdır. Beyaz Saray’da görüşülecek diğer konu başlıkları, Türkiye projeye ortak olduğu halde F-35 programından çıkarılması ve buna gerekçe olarak S-400 alımının gösterilmesi asla kabul edilemez. Bu dışlanma ülkemize 12 milyar dolara mâl olmuştur. Ödeme yapıldığı halde teslimatın gerçekleşmemesi hem ülkenin uluslararası prestijini sarsmış hem de askeri kapasitemize zarar vermiştir. Bu husus bölgesel güvenliğimiz açısından son derece önemlidir, derhal çözüme kavuşturulması gerekmektedir.”

“Tarımın mevcut yönetimi, politika olarak ülkemizi ithalata mecbur bırakmaktadır”

Halkın derin bir yoksulluk yaşadığını ve çiftçinin zor durumda olduğunu belirten Geçen, “Üretim maliyetleri katlanarak artmaktadır. Çiftçinin gübreye en çok ihtiyaç duyduğu ekim sezonunda gübre fiyatları ortalama yüzde 55 artmıştır. Ulusal Süt Konseyi’nin 1 Ekim’den itibaren 19,60 TL/kg olarak açıkladığı fiyat, sanayiciler tarafından küçük üreticilerden soğuk sütün 2,5 TL/kg’ın altında bir bedelle alınmasıyla çelişmektedir. Bu durum, süt inekçiliği sektörünü adeta can çekişir hâle getirmiştir. Ayrıca Amerika’dan ithal edilen pirinç, tütün, badem, ceviz gibi ürünlerden ek vergi kaldırıldığından üreticilerimizin rekabet gücü yok edilmiş, maliyetin çok altında ürünlerini satmak zorunda bırakılmışlardır. Tarımın mevcut yönetimi, politika olarak ülkemizi ithalata mecbur bırakmaktadır” dedi.

“Büyüme diye gözümüze soktukları büyüme falan değil”

8 Eylül’de açıklanan Orta Vadeli Programı’nı eleştiren Geçer, “Enflasyon tahminlerini 17,5 noktasında tutmuşlar. Büyümeyi 4 demişler. Bir süre sonra revize etmişler. Ne kadarla sizce? 17,5 olmuş 28,5. Daha önceki tahminlerindeki durumlar, bize bunun da doğru olmadığını gösteriyor. Türkiye Kıbrıs Harekatı’nı yaptığı zamanlarda bile büyüme hızı bunun bir buçuk misli. Büyüme diye gözümüze soktukları büyüme falan değil” şeklinde konuştu.

Geçer, eğitim öğretim yılının başlaması ile akran zorbalığı, okul çevrelerinde uyuşturucu ve cinsel taciz gibi güvenlik sorunlarının arttığını belirterek, “UNICEF’in 2024 raporlarına göre çocukların yüzde 49,4’ü okul içinde veya çevresinde fiziksel şiddetle karşılaşmaktadır. Bu şiddet öğrencilerle sınırlı kalmayıp zaman zaman öğretmenlere de yönelmektedir. Gerek akran zorbalığına dayalı gerekse diğer sebeplerden okul içi ve okul dışı güvenlik, acil önlem alınması gereken son derece önemli bir konudur. Anahtar Parti’nin bu husustaki çözüm önerisi; ‘Güvenli Okul, Şiddete Sıfır Tolerans, Zorbalık Tespit ve Müdahale Birimleri’ kurularak öğretmenler erken tespit ve rehabilitasyon konusunda eğitilmeli, disiplin yönetmelikleri cezalandırıcı değil, rehabilite edici bir yapıya dönüştürülmelidir. Aileler, çocuklarının zorbalığa maruz kalıp kalmadığını anlayabilmeleri için rehberlik hizmetleri ile desteklenmelidir. Her okulda özel güvenlik görevlilerinin bulundurulmasını sorunun çözümü açısından son derece önemli bulmaktayız” dedi.

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Geçer, “Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yürütülen operasyonun doğrudan ya da dolaylı olarak Mansur Yavaş’ı hedef aldığını düşünüyor musunuz” sorusuna şu yanıtı verdi:

“Cumhuriyet Halk Partisi belediyelerine son zamanlarda usule aykırı iş ve işlem yaptıkları dolayısıyla bir yargı süreci işletiliyor. En son halkası da dün Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne yapılan gözaltılar. Ben Sayın Yavaş’ın dünkü açıklamalarına baktım. Açıkçası bir soruşturma yapılmasından tedirgin olduğu izlenimi almadım. Soruşturmanın yapılabileceğini, ancak daha çok bir önceki yönetim döneminde ortaya konulan icraatlar sırasında Kamu İhale Kanunu’na aykırı satın almaların yapıldığıyla ilgili göreve geldiğinde iç denetim başlattığı ve 100’e yakın dosyanın yargıya intikal ettirdiği, fakat bugüne kadar hiçbir gözle görülür yargı sürecinin işletilmediği konusunda şikayetleri, sitemleri var. Bu böyleyse gerçekten çok esef verici ve düşündürücü bir şey. Göreve gelir gelmez iç denetiminizle 100’e yakın dosya bulup bunu yargıya intikal ettireceksiniz ama bugüne kadar bu konuda mesafe alınmaması ülkemizin hem demokrasisi hem de şeffaf yolsuzlukla mücadele ile ilgili epey sorunlu bir hal aldığı ortada. Mansur Bey’e düzenlenen bir hal mi alır bu operasyon? Şimdi burada o kadar çok değişken var ki öngörülmeyecek bir şey. Normal bir hukuk işlese önce soruşturma yapılır, sonra görevden uzaklaştırırsınız, sonra yargı müdahale olur, idari gereğini yaparsınız derdik.”