Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Anahtar Parti Genel Başkanı Ağıralioğlu’ndan çevrimiçi oyun düzenlemesine tepki: “Gençleri korsana itmek ne kadar doğru?”

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, çevrimiçi oyun platformlarının denetime tabi tutulmasına ilişkin, “Birkaç kalem vergi uğruna hem ihracatı bitirmek hem milyonlarca kullanıcıyı mağdur etmek, hem de gençleri korsana itmek ne kadar doğru?” sorusunu yöneltti. 

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, çevrimiçi oyun platformlarının denetime

(ANKARA) – Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, çevrimiçi oyun platformlarının denetime tabi tutulmasına ilişkin olarak, “Birkaç kalem vergi uğruna hem ihracatı bitirmek hem milyonlarca kullanıcıyı mağdur etmek, hem de gençleri korsana itmek ne kadar doğru?” sorusunu yöneltti.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın çevrimiçi oyun platformlarına Türkiye’de temsilci bulundurma zorunluluğu getirmesini öngören yasa taslağına tepki gösteren Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, konuya ilişkin sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:

“Her yaştan insanın eğlenip vakit geçirdiği, sadece gençler diyerek sınırlandıramayacağımız geniş bir kitleye hitap eden dijital oyun platformlarına yönelik bir düzenleme yapılması gündemde. Gerekçeleri ne kadar makul ve anlaşılır olsa da umulanın tam tersi bir sonuç getirebilecek yaptırımlar öngörülüyor. 200+ milyar dolarlık küresel oyun pazarında binlerce Türk geliştirici Steam üzerinden oyunlarını dünyaya satıp dolar/euro kazanarak ülkeye döviz getiriyor; yani sıfır lojistikle dijital ihracat yapılıyor. Böyle bir gelir kapısını ‘temsilci atamazsan ceza, ardından bant daraltma’ diyerek fiilen çalışamaz hâle getirmek ne kadar rasyonel?

Evet, muhataplık ve regülasyon, çocuklarımız için daha güvenli bir dijital ortam hedefi anlaşılabilir ancak bu şirketlerin çoğunun yerel ofis açmayacağını bile bile yaptırım zinciri kurmak sonucu fiilî kapanmaya götürmüyor mu? Birkaç kalem vergi uğruna hem ihracatı bitirmek hem milyonlarca kullanıcıyı mağdur etmek, hem de gençleri korsana itmek ne kadar doğru?

Bu konuda yapılmış örnek çalışmaları esas alarak; ilgili firmaların sorumluluklarını arttıracak ancak mevcut realiteyle de uyumlu bir düzenleme yapılmasına kimsenin itirazı olmaz. Kötü örnekler üzerinden milyonlarca insanı doğrudan etkileyecek düzenlemeler daha ciddi ve özenli olmayı gerektirir.”