Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Anahtar Parti Genel Başkanı Ağıralioğlu: “Siyaseti kamplaşma üzerinden değil, ortak akıl üzerinden kurmak zorundayız”

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, “Bu topraklara ait herkesle birlikte ortak bir gelecek inşa etmek istiyoruz. Bir parti tarif etmeye çalışmıyoruz. O yüzden çatışmıyorum, kavga etmiyorum. Siyaseti kamplaşma üzerinden değil, ortak akıl üzerinden kurmak zorundayız. Biz 86 milyonluk büyük bir aileyiz. Türkiye’nin yetişmiş insan gücünü bir araya getirerek daha yüksek standartlı bir gelecek kurabiliriz. Kimlik tartışmalarıyla değil, yönetim kalitesiyle ilerlemeliyiz. Ben buna inanıyorum ve Türk milletinin vicdanında bunun karşılık bulacağına da inanıyorum” dedi.

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, "Bu topraklara ait herkesle

(ANKARA) – Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, “Bu topraklara ait herkesle birlikte ortak bir gelecek inşa etmek istiyoruz. Bir parti tarif etmeye çalışmıyoruz. O yüzden çatışmıyorum, kavga etmiyorum. Siyaseti kamplaşma üzerinden değil, ortak akıl üzerinden kurmak zorundayız. Biz 86 milyonluk büyük bir aileyiz. Türkiye’nin yetişmiş insan gücünü bir araya getirerek daha yüksek standartlı bir gelecek kurabiliriz. Kimlik tartışmalarıyla değil, yönetim kalitesiyle ilerlemeliyiz. Ben buna inanıyorum ve Türk milletinin vicdanında bunun karşılık bulacağına da inanıyorum” dedi.

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, gazeteci Ruşen Çakır’ın Medyascope’taki yayınında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Genel Başkan Yavuz Ağıralioğlu, şunları söyledi:

“Baraj sınırına Anahtar Parti yaslandı”

“Makulü; yeniden daha fazlasını yapabilir miyiz iddiasını, bu alışılmış siyasi kamplaşmaların dışında bir merkez bulabilme hedefini denemek zorunda olduğumuzu, Türk milleti için bir yolun, bu tahterevalli siyasetinin, yani AK Parti ve CHP arasına sıkışmanın yahut 50 artı 1’in dayattığı bir siyasal kamplaşmanın dışında da başka bir makulün inşa edilebileceğini arkadaşlarımızla istişare ettik ve buna ‘bir yol var’ dedik. Artık teşkilatlanma fiziken tamamlandı. Seçime girme hakkı kazanıldı. Kongreler, kurultaylar yapıldı. 161. parti olarak kurulmuştuk. Şu anda anket ortalamalarında 4. ve 5. parti sıralarına gelindi. Baraj sınırına Anahtar Parti yaslandı. Yani öngördüğümüz her şey oldu. Ama baraj problemi yaşamayacağız.

“Saha 2002 yılındaki havaya benziyor”

Ben anket şirketlerinin ortalamalarına bakıyorum, yüzde 4-5 bandında çıkarıyorlar. Saha 2002 yılındaki havaya benziyor. Bizim çok büyük sürpriz yapacağımıza şahit olacaksınız. Maalesef medya henüz ilgili olamadı. İl açılışlarımızın mitinge dönüşünü kaçırdınız. 8-10 bin kişilik kalabalıklarla, binlerce araçlık konvoylarla açılışlar yaptık. Ortada seçim yokken bu coşku oluştu. Ama medya görmedi, millet gördü. Siyasetin şu anda önümüze düşürdüğü kulvarda hem iktidara hem muhalefete karşı güvensizlik var. Bu kadar sorunu olan memlekette çözümün iktidar olamamasına kahırlı bir seçmen var. Muhalif seçmende de ciddi bir hayal kırıklığı var.

“Umutlar da hayal kırıklığına dönüşmüş”

Mesela İYİ Parti ile ilgili bir sendrom yaşanmış, hayal kırıklığı anlamında; Sinan Oğan ile ilgili bir durum yaşanmış; DEVA ve Gelecek tecrübesinin iki tarafta oluşturduğu bir travma var. AK Parti tabanının nankörlükle suçladığı bir alan, muhalif seçmenin ilkesizlikle suçladığı bir alan oluşmuş. Dolayısıyla seçmen partilere bakarak travma yaşamış. Bu 24 yıllık uzun iktidarın ortaya çıkardığı bir gerçek var: İktidar, kalabilmek için sürekli partner değiştirmiş. Söyleyip tersini yapmadıkları, beraber olup karşısına geçmedikleri kimse kalmamış. Bu durum siyasetin kulvarlarını ihlal etmiş, sistemi enfekte etmiş. Yani sistem bozulmuş, aidiyet alanları bozulmuş, referans setleri bozulmuş, değer yargıları bozulmuş; her şey bozulmuş. Bu ortamda umutlar da hayal kırıklığına dönüşmüş. Anahtar Parti, ‘ne o ne bu’ diyen siyaset yerine ‘hem o hem bu’ diyerek yeni bir yol açmayı tercih etmiştir.

“Ortak bir gelecek inşa etmek istiyoruz”

Bizim partimiz bir parti hevesinden çok, Türkiye’nin geçmişini doğru muhasebe edip Türk milletine yol bulmak, 86 milyona bir gelecek kurmak iddiasındadır. Hepimizin hataları olabilir. Ama artık ‘daha iyisi mümkündür’ diyebileceğimiz bir alan vardır. Geçmişte nerede durduğumuzdan çok, gelecekte ne yapacağımızın bizi bir araya getirmesi gerektiğine inanıyorum. Bu topraklara ait herkesle birlikte ortak bir gelecek inşa etmek istiyoruz.

“Siyaseti kamplaşma üzerinden değil, ortak akıl üzerinden kurmak zorundayız”

Bir parti tarif etmeye çalışmıyoruz. O yüzden çatışmıyorum, kavga etmiyorum. Siyaseti kamplaşma üzerinden değil, ortak akıl üzerinden kurmak zorundayız. Biz 86 milyonluk büyük bir aileyiz. Türkiye’nin yetişmiş insan gücünü bir araya getirerek daha yüksek standartlı bir gelecek kurabiliriz. Kimlik tartışmalarıyla değil, yönetim kalitesiyle ilerlemeliyiz. Ben buna inanıyorum ve Türk milletinin vicdanında bunun karşılık bulacağına da inanıyorum.”