Haber: İlhan Baba
Berlin Büyükelçiliği’nin himayesinde düzenlenen Nevruz kutlamasında, Türk dünyası temsilcileri bir araya geldi. Etkinlikte doğanın uyanışı, barış ve kardeşlik mesajları öne çıkarılırken, “Sıfır Atık” bilinciyle gıda israfına dikkat çekildi. Katılımcılar, müzik, dans ve geleneksel lezzetlerle Nevruz’un coşkusunu yaşadı.
Berlin Büyükelçiliği, Türk dünyasının binlerce yıllık geleneği Nevruz Bayramı’nı düzenlenen bir törenle kutladı. T.C. Berlin Büyükelçisi Gökhan Turan himayesinde gerçekleşen kutlamaya Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan, Özbekistan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) temsilcilikleriyle geniş bir davetli kitlesi katıldı. Program, Nevruz’un birleştirici ruhunu ve modern dünyanın çevre bilinciyle uyumunu ön plana çıkaran kültürel bir şölene dönüştü.
Büyükelçi Turan, konuşmasında Nevruz’un “yeni gün” anlamına geldiğini ve sadece bir takvim başlangıcı ya da mevsim geçişi olmadığını belirtti. Turan, “Doğanın uyanışıyla birlikte insan ruhunun tazelenmesini, barışı, bolluğu ve kardeşliği müjdeleyen evrensel bir değerdir. Türk kültürü özünde çevreci ve doğa dostudur. Bugün dünyada üretilen gıdanın üçte birinin israf edilmesi sadece ekonomik kayıp değil, su ve emeğin heba edilmesidir. Nevruz’un getirdiği tazelikle hem doğamızı hem de gönüllerimizi korumalıyız” dedi.
Kurumlar arası iş birliğine de dikkat çeken Turan, etkinliğin düzenlenmesinde destek veren Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) ve Başkanı Abdulhadi Turus’a teşekkür etti.
Kutlamada, Nevruz’un “30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü” ile aynı döneme denk gelmesi de vurgulandı. Etkinlikte, Emine Erdoğan öncülüğünde başlatılan “Sıfır Atık” hareketine değinilerek, gıda israfının küresel sera gazı emisyonlarının yüzde 8-10’una neden olduğuna dikkat çekildi. Sunumda, “Mutfaklarımızı israf merkezi olmaktan çıkarıp nimete vefa mekanları yapalım” çağrısı yapıldı.
Kutlamaya katılan Azerbaycan Berlin Büyükelçisi Nasimi Aghayev ise Nevruz’un felsefi derinliğine ve Türk dünyasının stratejik gücüne değindi. Aghayev, “Nevruz, ayrı devletleri değil, ortak köklere, tarihe ve geleceğe sahip devasa bir aileyi bir araya getirir. Azerbaycan geleneğinde su, ateş, toprak ve rüzgâr dört elementiyle arınmayı ve insan-doğa uyumunu simgeler. Eski çatışmaları geride bırakıp içsel barışla yeni yıla başlama felsefesi, bugün her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulan bir değerdir” dedi.
Aghayev, Türk dünyasının birliğinin sadece kültürel bir bağ olmadığını, aynı zamanda stratejik bir güç ve yönelim kaynağı olduğunu vurgulayarak, “Türk Devletleri Teşkilatı çatısı altındaki 179 milyonu aşkın nüfus ve 2,1 trilyon doları geçen ekonomik büyüklük muazzam bir potansiyeldir. Ortak tarihimiz, küresel barış ve istikrar için en büyük dayanaktır. Belirsizliklerin arttığı bu çağda bizlere düşen sorumluluk, başkaları duvar örerken köprüler inşa etmektir” ifadelerini kullandı.
Konuşmaların ardından davetliler, Türk dünyasının farklı coğrafyalarından gelen müzik ve dans gösterileriyle Nevruz coşkusunu yaşadı. Etkinlikte sunulan geleneksel lezzetler, katılımcılara Türk mutfağının zenginliğini gösterirken, program Nevruz’un tüm dünyaya sağlık, huzur ve bereket getirmesi temennisiyle sona erdi.

