Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan: “Komisyonun Türkiye’nin güvenli geleceği için milletimizin birlik ve beraberliği için en doğru kararı vereceğine inanıyorum”

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun cuma günü Abdullah Öcalan’ın İmralı’da ziyaret edilip edilmeyeceği gündemiyle toplanmasına ilişkin, “Komisyonun Türkiye’nin güvenli geleceği için milletimizin birlik ve beraberliği için en doğru, en isabetli kararı vereceğine yürekten inanıyorum. 86 milyonun el ele vererek dayanışma bayrağımızı hep birlikte yücelterek önce terörsüz Türkiye ve ardından terörsüz bölge hedeflerimize er ya da geç ulaşacağımızdan hiçbir şüphe duymuyorum. Parti ve ittifak olarak tek bir gayemiz var; milletimizin böğrüne saplanan bu kanlı hançeri ebediyen çıkarmaktır. Buna daha önce hiç olmadığımız kadar yakınız” dedi. 

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Milli

(TBMM) – Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun cuma günü Abdullah Öcalan’ın İmralı’da ziyaret edilip edilmeyeceği gündemiyle toplanmasına ilişkin, “Komisyonun Türkiye’nin güvenli geleceği için milletimizin birlik ve beraberliği için en doğru, en isabetli kararı vereceğine yürekten inanıyorum. 86 milyonun el ele vererek dayanışma bayrağımızı hep birlikte yücelterek önce terörsüz Türkiye ve ardından terörsüz bölge hedeflerimize er ya da geç ulaşacağımızdan hiçbir şüphe duymuyorum. Parti ve ittifak olarak tek bir gayemiz var; milletimizin böğrüne saplanan bu kanlı hançeri ebediyen çıkarmaktır. Buna daha önce hiç olmadığımız kadar yakınız” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM’de partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan, şöyle konuştu:

“Önceki hafta grup toplantısında yıldönümü vesilesiyle 3 Kasım 2002 seçimlerini hatırlamış bazı değerlendirmelerde bulunmuştuk. Bugün itibarıyla tam 23 yıl 1 gündür kesintisiz olarak iktidardayız, milletimiz için aşkla çalışıyoruz. 30 Ekim 1918 yılında Osmanlı cihan devleti bir ateşkes anlaşması imzalamış, böylece 1. Dünya Savaşından mağlubiyetle ayrılmıştı. Bir İstiklal Savaşı verdik, cumhuriyetimizi kurduk. Bin yıldır üzerinde yaşadığımız toprakların vatan hüviyetini kanımızla, canımızla teyit etmiş olduk. Biz burada Anadolu ve Trakya üzerinde müstakil devletimizi kurarken Osmanlı bakiyesi topraklar üzerinde de çok sayıda yeni devlet inşa edildi. Bin yılı aşkın süredir bir arada yaşadığımız, yüzyıllar boyunca kader birliği yaptığımız dost, kardeş milletlerle aramıza fiziki sınırlar çizildi. Şunu milletimin her bir ferdinin bilmesini arzu ederim; biz devletlerden bir devlet değiliz. Biz milletlerden bir millet değiliz. Biz Selçuklu ve Osmanlı gibi iki büyük cihan devletinin mirasını ve tecrübesini kanında, canında, ruhunda hala diri tutan bir milletin fertleriyiz. Bizim millet olarak kökleri milattan önceki asırlara giden bir ordu tecrübemiz var. Bizim medeniyetler inşa etme tecrübemiz var. Tarih bize sahip olduğumuz tecrübelerle bir miras yüklüyor. Biz bir gece yatıp sabah bütün irtibatlarından azade olmuş bir millet olarak uyanamayız. Hiç kimse bu sözlerimi farklı yerlere çekmeye yeltenmesin.

“Bizim gönül coğrafyamıza hiçkimse hudut biçemez”

Bizim hiçbir ülkenin topraklarında gözümüz yoktur. Hiçbir ülkenin iç işleri bizi ilgilendirmez. Ancak bizim ecdadımızdan gördüğümüz üzere gönül coğrafyamıza, insanlığa da sırtımızı dönme lüksümüz yok. Bu aziz millete fiziki sınırlar çizebilirsiniz ama gönül coğrafyasına sınır çizemezsiniz. Biz 2002’de iktidara geldiğimizde ‘kimsenin toprağında gözümüz yok ama gönül coğrafyamızda tekrar muhabbetle kucaklaşacağız’ dedik. Biz ülkemizin sınırları içinde kalacağız ama bizim gönül coğrafyamıza hiçkimse hudut biçemez. Neymiş; ‘Araplar bizi sırtımızdan vurmuş’. Hadi oradan. Onyıllar boyunca Arap’a, Müslümanlara, tarihi coğrafyamıza, dostlarımıza, kardeşlerimize sırtlarını döndüler, sermayeyi bile renklere ayırdılar. ‘Yeşil sermaye’ diyerek bizi sırtımızdan vurdular. Bu yalanı söyleyerek Türkiye’ye en büyük zararı verdiler. Onlar devasa yolsuzluğun üzerini örtmeye çalışırken biz pergel gibi bir ayağımız Ankara’da, diğeri ile bütün dünyayı karış karış dolaşıyor barışın, huzurun mücadelesini veriyoruz.

“Suriye’nin güvenliği bizim güvenliğimizdir”

Bu CHP değil miydi ‘biz gelir gelmez Suriyelileri göndereceğiz’ diyen. Ne oldu, böyle bir şeyi yapabildiler mi? Suriyeli kardeşlerimiz bizim misafirimiz olarak topraklarımızda kalıyor. Bir yıl önce Suriye’de o mazlumlar devrim yaptılar. Ama bu aziz millet o devrim sayesinde bir kez daha şerefine şeref kattı. Suriye devriminin gerçekleşmesini sağladığımız için şereflendik. Şimdi misafirlerimiz kendi vatanlarına dönüyorlar. Dönerken bize ve milletimize dua ediyorlar. Hama’nın, Şam’ın, Lazkiye’nin sokaklarında Türkçe ikinci dil olarak konuşuluyor. Suriye’nin kalıcı huzura, emniyete kavuşması için girişimlerimiz sürüyor. Suriye’nin yeniden inşasında da inşallah yine kardeşlerimizin yanında olacağız. Suriye’nin güvenliği bizim güvenliğimizdir.”

“Terörsüz Türkiye süreciyle inşallah ülkemizi yarım asırlık bir prangadan kurtacağız”

Erdoğan, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun cuma günü Abdullah Öcalan’ın İmralı’da ziyaret edilip edilmeyeceği gündemiyle toplanmasına ilişkin de şunları söyledi:

“Türkiye iç cephesini güçlendirdikçe dışarıda da nüfuz kazanmıştır. İçeriyi sağlama aldıkça dışarıda daha rahat hareket ettik. İçeride kronik sorunlarımızı çözdükçe dışarıda sorun çözme kabiliyetimizi geliştirdik. Böylece 23 yılda Türkiye’yi bölgesinin parlayan yıldızı haline getirdik. Şimdi daha büyük bir atılımın eşiğindeyiz. Terörsüz Türkiye süreciyle inşallah ülkemizi yarım asırlık bir prangadan, kanını, canını, kaynaklarını emen büyük bir beladan kalıcı ve kati olarak kurtaracağız. Atacağımız adımları çok büyük bir titizlikle planlıyoruz. Omuzlarımızda 86 milyonun mesuliyetini ve kutsal emanetini taşıdığımızın bilinciyle AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak bu samimi çabanın içindeyiz. Gazi Meclis’imizin çatısı altında oldukça geniş bir katılımla komisyonumuzun kurulmasıyla süreç hem toplumsal bir boyut kazandı hem de çok farklı bir ivme yakaladı. Bugüne kadar iş dünyasından insan hakları kuruluşlarına, akademi mensuplarından sendikalara, emekli askerlerimizden şehit ve gazi derneklerine milletimizi temsil eden tüm katılımcılar komisyon tarafından dinlendi.

Meclis Başkanımız maruz kaldığı hadsizliklere rağmen komisyonun bütün kıymetli çalışmalarına başarıyla riyaset etti. DEM Parti grubu aynı şekilde sağ duyulu bir tavır içinde oldu. Cumhur İttifakı ortağımız MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de ilk günden itibaren yaptığı cesur, ufuk açıcı açıklamalarıyla sürecin bugünlere gelmesine eşsiz katkılar sağladı. Biz de gerek hükümet gerek parti olarak son derece hassas bir çizgide yürüyerek sürece mihmandarlık yaptık. Sorumluluğumuz çerçevesinde ve hukuk dairesinde ne gerekiyorsa onun yerine getirilmesinde asla imtina etmedik.

“Bundan sonraki süreci de yapıcı ve sağduyulu anlayışla sürdüreceğine inanıyorum”

Dün komisyonumuz 17. toplantısını gerçekleştirdi. Sürecin selameti açısından yapılmasında fayda görülen hususlar, komisyon üyeleriyle açık yüreklilikle paylaşıldı. Tüm ikbalini sürecin akim kalmasına inat komisyonun fikir ve hedef birliği içinde çalışmasını son derece kıymetli buluyorum. Dünkü değerlendirmeler ışığında müteakkip toplantının cuma günü yapılmasına karar verildiği anlaşılıyor. Komisyonun sonraki oturumu dahil bundan sonraki süreci de yapıcı ve sağduyulu anlayışla sürdüreceğine inanıyorum. Türkiye’nin sırtında adeta büyük bir belaya dönüşen terörden tamamen kurtulmasının vakti artık çoktan gelmiştir. Cumhur İttifakı olarak en başından beri hep siyaset üstü bir mesele olarak ele aldığımız bu süreci suhuletle menziline ulaştırmak istiyoruz. Samimi temennim odur ki komisyondaki tüm partiler ve üyeler de bizimle aynı sorumlu ve duyarlı davranışı sergiler, daha yapıcı bir tutum takınırlar.

Komisyonun Türkiye’nin güvenli geleceği için milletimizin birlik ve beraberliği için en doğru, en isabetli kararı vereceğine yürekten inanıyorum. 86 milyonun el ele vererek dayanışma bayrağımızı hep birlikte yücelterek önce terörsüz Türkiye ve ardından terörsüz bölge hedeflerimize er ya da geç ulaşacağımızdan hiçbir şüphe duymuyorum. Biz ülkemizin ve milletimizin menfaatini her türlü çıkarın üzerinde gören bir kadroyuz. Çeyrek asır boyunca hep önce milletim, önce memleketim dedik. Terörsüz Türkiye sürecinde de aynı özgüvenle, millet ve memleket aşkıyla hareket ediyoruz. Parti ve ittifak olarak tek bir gayemiz var; milletimizin böğrüne saplanan bu kanlı hançeri ebediyen çıkarmaktır. Buna daha önce hiç olmadığımız kadar yakınız. Allahın izni, milletimizin duasıyla bunu başaracağız.”

(Son)