Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Aile Sağlığı Merkezlerinin satışına imkan veren kararnameye tepki: Bu satışlar, şehir hastanelerinin kira giderlerini karşılamak için mi yapılmaktadır?

Birlik ve Dayanışma Sendikası, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Aile Sağlığı Merkezleri’nin (ASM) bulunduğu arsa ve arazilerin satışa çıkarılmasına karşı satışa çıkarılanlar arasında yer alan Ataşehir’deki Esatpaşa Aile Sağlığı Merkezi önünde eylem gerçekleştirdi. Yapılan açıklamada Sağlık Bakanlığı’na “1000 ASM yapma vaadi varken mevcut ASM’ler neden arazileriyle birlikte satışa çıkarılmaktadır? Bu satışlar, şehir hastanelerinin kira giderlerini karşılamak için mi yapılmaktadır?” soruları yöneltildi. ASM’lerin sağlık hizmetlerinin yanında afet durumlarında toplanma alanı işlevinin bulunduğunun vurgulandığı açıklamada, “Bakanlığın bizzat ‘güvenli alanlar’ olarak tanımladığı bu yerlerin bugün satışa çıkarılması büyük bir çelişkidir” denildi.

Birlik ve Dayanışma Sendikası, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Aile Sağlığı Merkezleri’nin

Haber: Beril KALELİ/Kamera: Belçim KILIÇKIRAN

(İSTANBUL) Birlik ve Dayanışma Sendikası, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Aile Sağlığı Merkezleri’nin (ASM) bulunduğu arsa ve arazilerin satışa çıkarılmasına karşı, satışa çıkarılanlar arasında yer alan Ataşehir’deki Esatpaşa Aile Sağlığı Merkezi önünde eylem gerçekleştirdi. Yapılan açıklamada Sağlık Bakanlığı’na “1000 ASM yapma vaadi varken mevcut ASM’ler neden arazileriyle birlikte satışa çıkarılmaktadır? Bu satışlar, şehir hastanelerinin kira giderlerini karşılamak için mi yapılmaktadır?” soruları yöneltildi. ASM’lerin sağlık hizmetlerinin yanında afet durumlarında toplanma alanı işlevinin bulunduğunun vurgulandığı açıklamada, “Bakanlığın bizzat ‘güvenli alanlar’ olarak tanımladığı bu yerlerin bugün satışa çıkarılması büyük bir çelişkidir” denildi.

Birlik ve Dayanışma Sendikası, 25 Mart 2026 tarihli ve 1106 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile 27 ilde Aile Sağlığı Merkezi ve hastanelerin yer aldığı 55 arsa ve arazinin satışa çıkarılmasına karşı, satışa çıkarılanlar arasında yer alan Ataşehir’deki Esatpaşa Aile Sağlığı Merkezi önünde eylem gerçekleştirildi. ASM çalışanı hekim, eve ve hemşireler ile Esatpaşa Mahallesi sakinlerinin katıldığı eyleme Ataşehir Kent Konseyi ve Ataşehir Belediyesi Meclisi’nin CHP’li Üyesi Bülent Kamış da katılım gösterdi.

İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi ve Türk Tabipleri Birliği (TTB) Aile Hekimliği Kolu Yürütme Kurulu Üyesi Emrah Kırımlı ve Ataşehir Kent Konseyi Başkanı Necip Bektaş’ın konuşma gerçekleştirdiği eylemde Birlik ve Dayanışma Sendikası’nın basın açıklaması okundu.

Sendika Genel Başkanı Dr. Ahmet Mehlepçi tarafından okunan açıklamada, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun TBMM Genel Kurulu’ndaki 2025 yılı bütçesine ilişkin sunumunda, “2025 yılında 1000 yeni aile sağlığı merkezi açacağız. Bunları hızla inşa edeceğiz” açıklamasının hatırlatılarak, “Bugün geldiğimiz noktada bu sözün yerine getirilmediğini; yeni Aile Sağlığı Merkezleri inşa edilmesi gerekirken mevcut merkezlerin bulunduğu arsa ve arazilerin satışa çıkarıldığını üzülerek görmekteyiz. Açıkça görülmektedir ki Sağlık Bakanlığı, şehir hastanelerinin yüksek kira giderlerini karşılayabilmek için elindeki değerli arsa ve arazileri satışa çıkarmaktadır. Ancak bu yaklaşım ne sağlık sisteminin sorunlarını çözecek ne de toplum sağlığını koruyacaktır. Bizler çok iyi biliyoruz ki toplumun ihtiyacı olan; uzak ve maliyetli şehir hastaneleri değil, erişilebilir ve yaygın Aile Sağlığı Merkezleridir. Deprem bölgelerinde hâlen konteynerlerde sağlık hizmeti verilirken, Kahramanmaraş ve Hatay gibi illerde dahi bu arazilerin satışa çıkarılması kabul edilemez” denildi.

“Deprem bölgesinde Aile Sağlığı Merkezlerinin ne kadar hayati öneme sahip olduğunu hep birlikte gördük”

ASM’lerin sağlık hizmetlerinin yanında afet durumlarında toplanma alanı işlevinin bulunduğunun vurgulandığı açıklamada, “Unutulmamalıdır ki Aile Sağlığı Merkezleri yalnızca sağlık hizmeti sunulan yerler değildir. Aynı zamanda deprem gibi afet durumlarında toplanma alanı olarak da kritik öneme sahiptir. Sağlık Bakanlığı’nın bizzat ‘güvenli alanlar’ olarak tanımladığı bu yerlerin bugün satışa çıkarılması büyük bir çelişkidir. Deprem bölgesinde yıkılan Aile Sağlığı Merkezlerinin ne kadar hayati öneme sahip olduğunu hep birlikte gördük. İstanbul’da yaşanabilecek büyük bir depremde ise mevcut müstakil ve bahçeli Aile Sağlığı Merkezlerinin varlığı, toplum sağlığı ve afet yönetimi açısından hayati önem taşımaktadır” ifadelerine yer verildi.

Açıklamanın tamamı şöyle:

“Sağlık Bakanlığı, 2025 yılı başında kamuoyuna ‘1000 Aile Sağlığı Merkezi yapılacak’ vaadinde bulunmuştur. Ancak bugün geldiğimiz noktada bu sözün yerine getirilmediğini; yeni Aile Sağlığı Merkezleri inşa edilmesi gerekirken mevcut merkezlerin bulunduğu arsa ve arazilerin satışa çıkarıldığını üzülerek görmekteyiz.

25 Mart 2026 tarihli ve 1106 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile 27 ilde 55 arsa ve arazinin satışa çıkarıldığı açıklanmıştır. Üstelik bu alanların bir kısmında hâlihazırda Aile Sağlığı Merkezleri bulunmaktadır.

“Daha önce kiralık ASM’lerin boşaltılmasına, yıkılmasına ya da fahiş kira artışlarıyla işlevsiz hale gelmesine tanıklık ettik”

Daha önce kiralık ASM’lerin boşaltılmasına, kentsel dönüşüm nedeniyle yıkılmasına ya da fahiş kira artışlarıyla işlevsiz hale gelmesine tanıklık ettik. Ancak bugün karşı karşıya olduğumuz tablo çok daha ağır ve kabul edilemez bir noktaya ulaşmıştır.

Unutulmamalıdır ki Aile Sağlığı Merkezleri yalnızca sağlık hizmeti sunulan yerler değildir. Aynı zamanda deprem gibi afet durumlarında toplanma alanı olarak da kritik öneme sahiptir. Sağlık Bakanlığı’nın bizzat ‘güvenli alanlar’ olarak tanımladığı bu yerlerin bugün satışa çıkarılması büyük bir çelişkidir.

Deprem bölgesinde yıkılan Aile Sağlığı Merkezlerinin ne kadar hayati öneme sahip olduğunu hep birlikte gördük. Bu merkezlerin ayakta kalması ve hizmet verebilir durumda olması halinde, can kayıplarının çok daha düşük olabileceğini biliyoruz. İstanbul’da yaşanabilecek büyük bir depremde ise mevcut müstakil ve bahçeli Aile Sağlığı Merkezlerinin varlığı, toplum sağlığı ve afet yönetimi açısından hayati önem taşımaktadır.

Nitekim İstanbul Ataşehir Esatpaşa Aile Sağlığı Merkezi yaklaşık 12 dönümlük bir arazi üzerine kurulmuştur. Bu tür geniş ve bağımsız alanlara sahip sağlık tesisleri, hem günlük sağlık hizmeti sunumu hem de afet anlarında toplanma ve müdahale açısından büyük önem taşımaktadır.

“Madem bu alanlar satılacaktı, neden güçlendirme adı altında kamu kaynakları harcanmıştır?”

Ayrıca yaklaşık on yıl önce bu Aile Sağlığı Merkezine güçlendirme çalışması yapılmıştır. Ancak anlaşılan o ki bu müdahale yapıyı yeterince güvenli ve sağlıklı hâle getirmemiştir. Bu noktada şu soruyu sormak gerekmektedir: Madem bu alanlar satılacaktı, neden güçlendirme adı altında kamu kaynakları harcanmıştır? Oysa bu alanlarda, mevcut yapıların yerine modern ve dayanıklı yeni Aile Sağlığı Merkezleri inşa edilmesi mümkündür.

Bugün açıkça görülmektedir ki Sağlık Bakanlığı, şehir hastanelerinin yüksek kira giderlerini karşılayabilmek için elindeki değerli arsa ve arazileri satışa çıkarmaktadır. Ancak bu yaklaşım ne sağlık sisteminin sorunlarını çözecek ne de toplum sağlığını koruyacaktır. Bizler çok iyi biliyoruz ki toplumun ihtiyacı olan; uzak ve maliyetli şehir hastaneleri değil, erişilebilir ve yaygın Aile Sağlığı Merkezleridir. Deprem bölgelerinde halen konteynerlerde sağlık hizmeti verilirken, Kahramanmaraş ve Hatay gibi illerde dahi bu arazilerin satışa çıkarılması kabul edilemez.

İstanbul Kadıköy’de 33 Aile Sağlığı Merkezinden 7’si kentsel dönüşüm nedeniyle yıkılmıştır. Yeni ASM yapılacak alan bulunamadığı ifade edilirken, aynı bölgede Bakanlığa ait arsaların satışa çıkarıldığını görmekteyiz. Bu durum, planlama eksikliğinin ve yanlış sağlık politikalarının açık bir göstergesidir.

Bugün buradan Sağlık Bakanlığı’na açıkça soruyoruz:

– 1000 ASM yapma vaadi varken mevcut ASM’ler neden arazileriyle birlikte satışa çıkarılmaktadır?
– Bu merkezlerde görev yapan sağlık çalışanlarının geleceği ne olacaktır?
– Bu ASM’lerden hizmet alan vatandaşlarımız sağlık hizmetine nasıl erişecektir?
– Bu satışlar, şehir hastanelerinin kira giderlerini karşılamak için mi yapılmaktadır?”

“Biz mahalleli olarak buranın sağlık hizmeti veren bir yer olarak kalmasını ve bu tür kararlar alınmadan önce bizlerin görüşünün alınmasını talep ediyoruz”

Ataşehir Kent Konseyi Başkanı Necip Bektaş ise şöyle konuştu:

“Bu karar alınmadan önce buradan hizmet alan mahalleli olarak bizlere herhangi bir şey sorulmadı. Sağlık hizmeti aldığımız, 22 bin kayıtlı hastanın olduğu, 7 hekimin hizmet verdiği bu alanın ne amaçla kullanılacağını bilmiyoruz. Bu kararı duyduktan sonra mahalleli olarak bir araya gelerek durumu değerlendirdik. Biz buranın sağlık hizmeti veren bir yer olarak kalmasını ve daha iyileştirilerek hizmet vermesini talep ediyoruz. Ve bu tür kararlar alınmadan önce mahalleli olarak bizlerin görüşünün alınmasını talep ediyoruz.”