Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Vahap Seçer: “Hukuki olarak bir mülahaza yapabilmeniz için olayların hukuk zemininde gelişmiş olması gerekir”

TBB Başkan Vekili Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, görevden alınan ve yerine kayyum atanan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in “silahlı terör örgütü üyesi olma” iddiasıyla yargılandığı “Kent Uzlaşısı” davasında, 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılmasına ilişkin, “Hukuki olarak bir mülahaza yapabilmeniz için olayların hukuk zemininde gelişmiş olması gerekir. Doğal olarak bütün tartışmalar hukukun kabul ettiği, kabul etmediği bir zemin üzerinden yapıldığı için alınan yargı kararlarını da tabii ki bu anlamda anlamak mümkün değil. Zaten sadece Ahmet Özer kararında değil bugün tutuklu bulunan cezaevindeki belediye başkanlarımızla ilgili yargı kararları da Türkiye’de tartışmaya açık yargı kararları. Yargının da bu süreçte çok yıprandığını görüyoruz. Adalet mülkün temelidir. Adaletin olmadığı bir yerde bağımsız yargının, tarafsız yargının olmadığı bir toplumda da diğer hiçbir konudan bahsedemeyiz. Gerisi teferruat kalır” dedi.

TBB Başkan Vekili Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, görevden

(ANKARA) – Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan Vekili Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, görevden alınan ve yerine kayyum atanan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in “silahlı terör örgütü üyesi olma” iddiasıyla yargılandığı “Kent Uzlaşısı” davasında, 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılmasına ilişkin, “Hukuki olarak bir mülahaza yapabilmeniz için olayların hukuk zemininde gelişmiş olması gerekir. Doğal olarak bütün tartışmalar hukukun kabul ettiği, kabul etmediği bir zemin üzerinden yapıldığı için alınan yargı kararlarını da tabii ki bu anlamda anlamak mümkün değil. Zaten sadece Ahmet Özer kararında değil bugün tutuklu bulunan cezaevindeki belediye başkanlarımızla ilgili yargı kararları da Türkiye’de tartışmaya açık yargı kararları. Yargının da bu süreçte çok yıprandığını görüyoruz. Adalet mülkün temelidir. Adaletin olmadığı bir yerde bağımsız yargının, tarafsız yargının olmadığı bir toplumda da diğer hiçbir konudan bahsedemeyiz. Gerisi teferruat kalır” dedi.

TBB Başkan Vekili Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, TBB merkez binasında gerçekleştirilen encümen toplantısının ardından basın açıklaması yaptı. Toplantıya encümen üyeleri Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, Artvin Belediye Başkanı Bilgehan Erdem, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce ve Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem de katıldı.

CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Birlik Başkanlığı’na seçilmesinden bu yana yapılan faaliyetleri anlatan Seçer, şöyle konuştu:

“TBB olarak, yoğun emek ve ortak çabayla geçen iki yıllık bir dönemi tamamladık. 5 Haziran 2024’te Birlik Başkanlığı’na İBB Başkanımız Ekrem İmamoğlu’nun seçilmesiyle başlayan; Adana Büyükşehir Belediye Başkanımız Zeydan Karalar’ın Başkan Vekilliği döneminde devam eden ve bugün de kararlılıkla sürdürdüğümüz yönetim anlayışıyla, üretkenliği esas alan, kapsayıcı, adil, demokratik ve kurumsal dönüşümü birlikte barındıran bir birlik yapısı inşa ettik. Böylelikle, kurumsal kapasitesi güçlendirilmiş, belediyeler arasında ayrım gözetmeyen, yerel demokrasiyi önceleyen ve görev sorumluluğunu merkeze alan bir birlik oluşturduk. Yenilediğimiz vizyonumuzu ‘Belediyeleri ulusal ve küresel ölçekte güçlendiren, öncü bir birlik olmak’; misyonumuzu ise ‘Politika ve iş birliğiyle belediyelerin sürdürülebilir kapasitesini güçlendirmek’ olarak ortaya koyduk.

Yerel yönetimler, demokrasinin gündelik hayatta vücut bulduğu en somut alanlardır. Bu anlayışla yönetim anlayışımızda çoksesliliği benimsedik, encümen yapımızda da çoğulculuğu esas aldık. Encümenimizde şu anda 10 CHP’li, 2 DEM Partili, 1 İYİ Partili, 1 YRP’li ve daha sonra AK Parti’ye geçmiş 1 üye bulunuyor. Encümenimiz ve 864 Meclis üyemiz ile istişare kültürü çerçevesinde yeni kararlar alıyor, stratejileri ortak akılla belirliyoruz. Ancak 2024 Haziran ayında yapılan encümen seçimlerinde, o dönemde Cumhur İttifakı’na üye partilere de biz teklifte bulunduk; ‘Encümen’de sizlerin de temsil edilmesini istiyoruz’ dedik, O dönemde olumlu bir yanıt alamamıştık partilerden.

“TBB tarihinde ilk kez birçok yapısal adım atıldı”

Encümenimiz ve 864 Meclis üyemiz, istişare kültürü çerçevesinde yeni kararlar alıyor, stratejileri ortak akılla belirliyor. Bu dönemde hizmet üretmekle birlikte, birliğin insan kaynağını ve kurumsal işleyişini de güçlendirdik. TBB tarihinde ilk kez birçok yapısal adım atıldı. Çalışma ve Görev Genelgesi kaldırılarak, yerine Teşkilat, Çalışma Esas ve Usulleri Yönetmeliği yürürlüğe girdi. Yeni müdürlükler kuruldu. İlk kez hedef bazlı 2025-2026 Performans Programları, katılımcı bir süreçle hazırlanan 2025-2029 Stratejik Planı’na uyumlu biçimde hazırlandı. İç kontrol yapısını güçlendiren eylem planı hayata geçirildi. Plan ve Bütçe Çalışma Komisyonu oluşturuldu. 2025-2029 Stratejik Planı katılımcı bir süreçle tamamlandı. Çalışan memnuniyetini artıran uygulamalarla TBB, birlikte üreten, birlikte düşünen büyük bir kurumsal yapıya dönüştürüldü. 80 yıllık TBB tarihinde işçilerin ilk kez sendikalı olması ve toplu sözleşme kazanımları sosyal adalet açısından önemli bir eşik oldu.

“Belediyelerimize 2,3 milyar TL değerinde 523 araç ve iş makinesi hibe ettik”

Birliğimizde particilik ve partizanlığın duvarlarının yıkıldığı bir dönemi yaşıyoruz. Belediyelerimizden gelen talepleri; mali imkanlar, bütçe döngüsü, aciliyet durumu ve öncelik kriterleri dikkate alarak değerlendiriyoruz. Araç ve ekipman hibeleri ile nakdi desteklerde ölçülebilir bir puanlama sistemini esas alıyor; karar alma süreçlerinde ortak akla dayalı bir yaklaşım benimsiyoruz. Belediyelerimizin ihtiyaç duydukları her alanda yanında olmaya kararlıyız. Bu kapsamda, belediyelerimize 2,3 milyar TL değerinde 523 araç ve iş makinesi hibe ettik. İtfaiye aracı, damperli kamyon, arazöz, kazıcı yükleyici, çöp kamyonu gibi araçların yanı sıra çevreyi koruyan, daha temiz ve yaşanabilir şehirler için 77 ilimizdeki 363 belediyemize de 29 bin 330 çöp konteyneri ile destek olduk. Tüm hibelerimizde önceliğimizi afetzede belediyelerimize verdik. Zor günde birlikte, her daim dayanışma içerisinde olacağız. Belediyelerin hayata geçiremediği projelere destek olmak amacıyla yürüttüğümüz nakdi destek programı kapsamında, 2025 yılı itibarıyla 144 projeye katkı sağladık. Bu desteklerin 30’u AK Partili, 27’si MHP’li, 66’sı CHP’li, 7’si DEM Partili, 14’ü ise YRP, BBP, İYİ Parti, Saadet Partisi, Sol Parti ve bağımsız başkanların yönetimindeki belediyelere verildi. 2025 yılında ödemesini yaptığımız projelere 64,8 milyon TL hibe ettik. 2026 yılında ise 95 projeye 130,6 milyon TL hibe sağlayacağız. Bu tablo, TBB’nin siyasi ayrımların ötesinde, yerel hizmeti esas alan yaklaşımının çok açık bir göstergesidir.

“15 projeyi aktif olarak yürütürken 11 projeyi de başarıyla tamamladık”

Yeni dönemde proje ve finansman yapımızı önemli ölçüde güçlendirdik. Uluslararası fonlara erişim kapasitesini artırdık; belediyelerin ihtiyaçlarına özel çalışan tematik AR-GE ekipleri oluşturduk. Dirençli ve Sürdürülebilir Kentler anlayışıyla yürütülen çalışmalarımız kapsamında toplam 149 milyon avro büyüklüğünde proje portföyü oluşturduk; 15 projeyi aktif olarak yürütürken 11 projeyi de başarıyla tamamladık. Daha önce başvuru yapılmayan Horizon Europe projeleri başta olmak üzere; Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletler kuruluşları, kalkınma ajansları ve çok taraflı finans kuruluşlarıyla iş birlikleri geliştirdik. IPA dışındaki AB fon programlarını da yakından izleyerek bu alanlarda aktif başvurularımızı yaptık. Uygulanan tüm projelerde pilot belediye seçimlerini şeffaflık ilkesiyle yürüttük. Pilot olarak belirlenen 74 belediyenin dağılımı; CHP 32, AK Parti 31, MHP 3, YRP 3, TİP 2, DEM Parti 2 ve İYİ Parti 1 şeklinde gerçekleşti. Yerel diplomaside sınırları aşarak, yerel yönetimlerimizin gücünü küresel arenaya taşıdık. Sadece katılımcı değil, belirleyici ve yön veren bir vizyonla hareket ediyoruz. Bu kapsamda Avrupa Birliği ile entegrasyon ve yerel demokrasi standartlarını yükseltiyor, uluslararası kuruluşlarla yerel yönetimler arasındaki bilgi ve dayanışma ağını güçlendiriyoruz.

“TBB olarak ilk kez ‘Yeşil Sinerji’ başlığıyla kendi oturumumuzu gerçekleştirdik”

2025 yılında 34 uluslararası bölgesel etkinlikte belediyelerimizin sesi olduk. AB, Japonya hükümeti, Japonya Uluslararası İş Birliği Ajansı (JICA), Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), UNICEF, Alman Uluslararası İş Birliği Kurumu (GIZ), Hollanda Belediyeler Birliği Uluslararası İş Birliği Ajansı (VNG International) ile yakın temasla çalışıyoruz. Avrupa Birliği ile Avrupa Hareketlilik Haftasına ev sahipliği yaptık. 2025 yılında Dünya Metropoller Birliğine üye olarak kabul edildik. Avrupa’nın önemli yerel yönetim ağlarından EUROCITIES ile iş birliklerine imza attık ve Balkan Şehirleri Ağı B40’ta gözlemci olduk. Ayrıca, 16 ülkeden geleceğin lider adayları olan 20 öğrenciyi Türkiye’de ağırlarken, Avrupa Yönetişim Mükemmelliği Markası (ELoGE) tanıtım toplantısını düzenledik ve Avrupa Bölgeler ve Şehirler Haftası’nda TBB olarak ilk kez ‘Yeşil Sinerji’ başlığıyla kendi oturumumuzu gerçekleştirdik.

TBB olarak yerel yönetimlerin kurumsal kapasitesini artırmak amacıyla yürüttüğümüz eğitim faaliyetlerimizde devasa bir erişim ağına ulaştık. Belediye Akademisi, bu dönemde yalnızca bir eğitim platformu olmaktan çıkarak; deneyim paylaşımının, bilgi üretiminin ve uzmanlaşmanın merkezi haline geldi. 2025 yılında 1.207 eğitimde yaklaşık 200 bin belediye personeli eğitimlerimizden faydalandı. Eğitimlerimizin yanı sıra, Yerel Yönetimler Mali Reform Zirvesi, Eğitim Çalıştayı ve İtfaiye Müfredat Çalıştayı gibi belediyelerimizi ilgilendiren çok sayıda program düzenledik. Sivil toplum kuruluşları ve meslek odalarıyla birlikte belediyelere yol haritası olabilecek çalışmalara ev sahipliği yaptık. TBB olarak eğitim ve projelerimizde sivil toplum kuruluşları, Bakanlıklar ve meslek örgütleriyle koordineli çalışarak bütüncül çözümler üretmeye gayret ettik.

“TBB olarak, tutuklu belediye başkanlarımızın yaşadığı hukuksuzlukları kamuoyunun gündeminde tutmaya devam edeceğiz”

Ulusal Su Kurulu başta olmak üzere birçok üst kurulda görev alan Birliğimiz bünyesinde; Plan ve Bütçe, Afet Risk Yönetimi, İklim, Göç, Sosyal Politikalar ve Yerel Yönetim Reformu gibi pek çok alanda komisyonlar oluşturduk. Komisyonlarımız; saha çalışmaları ve raporlarla yerel yönetimlere yol gösterdi. Belediyelere hukuki destek kapsamında 64 görüş yazıldı. Kronikleşen idari ve finansal sorunlara çözüm bulmak amacıyla 53 farklı konuda lobi çalışması yürütüldü, 13 rapor ve rehber hazırladık. Politika yapım süreçlerine ilişkin hazırlanan çalışmaları bakanlıklara ve ilgili kurumlara ilettik. Daha önce bir türlü düzenli şekilde yayımlanmayan İller ve Belediyeler Dergisi’ni bizim dönemde iki ayda bir yayımlanarak tüm belediyelere, milletvekillerine, kamu kurumlarına ve üniversitelere ulaştırdık.

Ne yazık ki bu iki yıllık dönem, yerel demokrasinin güçlendirilmesine yönelik çabaların yanı sıra, halkın oylarıyla göreve gelmiş çok sayıda muhalefete mensup belediye başkanının adli ve idari baskılarla karşı karşıya kaldığı bir süreç olarak da kayda geçti. Başta, Birlik Başkanımız ve İBB Başkanımız Ekrem İmamoğlu ve Birlik Başkan Vekilliğimizi yapan Adana Büyükşehir Belediye Başkanımız Zeydan Karalar olmak üzere, görevlerinden uzaklaştırılan, tutuklanan ya da yargı süreçleri üzerinden siyaset dışına itilmek istenen belediye başkanlarımızın, yalnızca şahısları değil; temsil ettikleri milyonlarca yurttaşın iradesi hedef alınmıştır. TBB olarak bu süreçte, tutuklu belediye başkanlarımızın yaşadığı hukuksuzlukları kamuoyunun gündeminde tutmaya, aileleriyle dayanışma içinde olmaya ve yerel demokrasinin meşruiyetini savunmaya devam ettik, devam edeceğiz.

Yalnızca belediyelere hizmet sunan bir kurum olmanın ötesine geçen TBB olarak önümüzdeki dönemde yerel yönetimlerin haklarını savunan, halk iradesine sahip çıkan ve demokratik değerleri açık bir duruşla savunan duruşumuzu koruyacağız. TBB olarak; demokrasiden, adaletten ve halkın iradesinden yana tavrımızı kararlılıkla sürdüreceğimizin altını çizmek istiyorum. Çünkü biliyoruz ki daha adil, daha yaşanabilir ve daha demokratik bir gelecek, yerelden güçlenerek kurulacaktır.”

“Belediye başkanları olarak sahada olacağız”

Vahap Seçer, açıklamasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. “6 Şubat depreminin yıl dönümü yaklaşırken TBB olarak deprem bölgesinde olacak mısınız” sorusuna Seçer, şu yanıtı verdi:

“Belediye başkanları olarak sahada olacağız. Özellikle 6 Şubat depreminin olduğu 2023 yılında görevde olan belediye başkanlarımızın da o süreçte bölgelerde deneyimleri oldu. Hatta yönettikleri belediyelerin o bölgede çok önemli katkıları oldu. Hem dönemsel olarak oradaki mağdur vatandaşların yarasının sarılması hem orada ortaya çıkan yapısal sorunların bir an önce düzelmesi, tekrar inşa edilmesi için önemli katkılar sunmuştu. TBB olarak yaptığımız hem ayni yardımlarda hem nakdi yardımlarda hem proje desteklerinde öncelikli olarak deprem bölgesindeki belediyelerimize önem veriyoruz. 2024 yılında yönetime geldiğimizde, ilk araç dağıtımımızı biz deprem bölgesine yaptık ve Adıyaman’da Sayın Abdurrahman Tutdere ev sahipliğinde yaptığımız bir programla da belediye başkanlarımızı oraya davet ettik. TBB olarak verdiğimiz araç gereç dağıtımlarını da gerçekleştirmiş olduk. Aynı doğrultuda çalışmalarımızı devam ettireceğiz. Önceliğimizin ihtiyaç sahibi, deprem ya da başka afetlerde mağduriyet yaşayan belediyelerimiz yönelik olduğunu bilmenizi isterim.”

“Tarihinde, bu kadar kısa sürede en fazla genel kurulunu yapan bir yönetim oldu”

Seçer, yeni dönemde, TBB’nin hedefleriyle ilgili soruya da şöyle yanıt verdi:

“Toplamda üç seçim yaptık. Birinde başkan seçtik, ikisinde başkan vekili seçtik, her yıl da mevzuattan kaynaklanan encümen üyelerimizi seçiyoruz. Tarihinde, bu kadar kısa sürede en fazla genel kurul yapan bir yönetim oldu. Umuyorum Türkiye demokratik anlamda da yoluna girer, taşlar yerine oturur. Belediye başkanları, millet iradesinin tecelli ettiği siyasi figürleriz. Hizmetlerimizi yaparız, görevlerimizi yaparız ve demokrasiyi de bölgelerimizde kurum ve kuralları ile işletiriz. Zaten demokrasi Türkiye’de güçlenecekse yerelden güçlenecek. O da bizim sayemizde olacak. Önümüzdeki süreçte birçok konuda projelerimiz devam edecek. Tabii ki yenileri ilave edilecek, mevcutlar daha tahkim edilerek geriye dönük eksiklikleri aksaklıkları da görerek, üstlerine yenilerini koyarak her alanda belediyelerimizle iş birliğimizi devam ettireceğiz. Belediyelerimize destek olarak şehirlerine en iyi şekilde hizmet etmeleri için, modern belediyecilik standartlarından liyakatli kadrolar yetiştirmelerinden proje desteğine kadar, yurt dışı finansman hibelerinden ulaşıma kadar her konuda destek oluyoruz.”

“Demokrasi adına yaptığımız mücadele sadece İmamoğlu’nun şahsı üzerinde değil, Türkiye için yapılan bir mücadele”

Seçer, İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanlığı adaylığını desteklemek için herhangi bir strateji hazırlayıp hazırlamadığının sorulması üzerine, “Takdir edersiniz ki TBB, sadece CHP’nin Birliği değil. Birliğimizin bin 405 üyesi var. Bizim demokrasi adına yaptığımız mücadele sadece Ekrem İmamoğlu’nun şahsı üzerinde değil, Türkiye için yapılan bir mücadeledir. Biz hukuk devleti olalım istiyorsak, demokrasi kurum ve kurallarıyla oluşturulsun istiyorsak, millet iradesi her hal ve şartta kutsal olsun, üzerine herhangi bir tehlike olmasın, iktidarı ele geçiren demokrasiyi, hukuku dinlemeyip millet iradesini yok saymasın. Bunlar için mücadele ederken aslında bütün belediye başkanları için, bütün siyasiler için istiyoruz” yanıtını verdi.

“Hukuki olarak bir mülahaza yapabilmeniz için olayların hukuk zemininde gelişmiş olması gerekir”

Vahap Seçer, “Ahmet Özer kent uzlaşısından suç örgütü üyeliği ile olarak suçlandı. Altı yıla kadar hapsi istendi. Kent Uzlaşısı hala suç görünüyor. Bir taraftan da ‘Terörsüz Türkiye’ süreci işliyor. Ahmet Özer ‘Bunun neresi mantıklı, neresi hukuki’ diye soruyor. Siz de bu süreci bölgeniz açısından yakından izlediğiniz için ne düşündüğünüzü merak ediyoruz?” sorusuna da şu yanıtı verdi:

“Açıkçası hukuki olarak bir mülahaza yapabilmeniz için olayların hukuk zemininde gelişmiş olması gerekir. Doğal olarak bütün tartışmalar hukukun kabul ettiği kabul etmediği bir zemin üzerinden yapıldığı için alınan yargı kararlarını da tabii ki bu anlamda anlamak mümkün değil. Zaten sadece Ahmet Özer kararında değil bugün tutuklu bulunan cezaevindeki belediye başkanlarımızla ilgili yargı kararları da Türkiye’de tartışmaya açık yargı kararları. Yargının da bu süreçte çok yıprandığını görüyoruz. Adalet mülkün temelidir. Adaletin olmadığı bir yerde bağımsız yargının, tarafsız yargının olmadığı bir toplumda da diğer hiçbir konudan bahsedemeyiz. Gerisi teferruat kalır diye düşünüyorum.”

“Mersin’de DSİ ile 200 milyon euroluk ortak bir proje yürütülüyor”

Seçer, “ABB ile Devlet Su İşleri arasında bir su yetki tartışması yaşanmıştı. Bakan ‘Baraj yapmak belediyelerin görevi’ demişti. Bu konuyu nasıl değerlendirirsiniz” sorusunu da şöyle yanıtladı:

“Orada bir mevzuat karmaşası var. Sayın Bakan bunu hangi anlamda söyledi? Tarım Bakanlığı’nı sevk ve idare eden bir Bakan’ın mevzuatı bilmemesi mümkün değil. Biz su havzalarından bir kova su almaya kalksak bunu DSİ’den izinsiz yapamayız. Varın gerisini siz düşünün. Bizim baraj yapma gibi bir sorumluluğumuz da yok, bir yetkimiz de yok. Ancak bu demek değildir ki belediyeler baraj yapmaz. Tabii ki Devlet Su İşleri ile istişare halinde, uyum halinde bazı projelerde ortaklaşabilir. Bazı projeler gerçekleştirilebilir ama birinci derecede tarımsal sulamadır ya da bir şehrin içme suyudur. Burada eğer bir su havzasında baraj yapılacaksa bu görev Devlet Su İşleri’ne aittir ama ondan sonraki süreç elbette ki vatandaşın çeşmesindeki, musluğundaki suyu akıtacak olan da belediyelerdir.

Buradaki tartışma belediyemizle Ankara Büyükşehir Belediyesi ile Devlet Su İşleri Kurumu’nu bu iletişimi, bu organizasyonu, bu eş güdümlü çalışmayı bir türlü sağlayamamış olması ondan kaynaklı. Yoksa benim de şu anda Belediye Başkanlığı yaptığım Mersin’de DSİ ile 200 milyon euroluk ortak bir proje yürütülüyor. Bu karşılıklı bir mutabakatla sağlandı. Yatırımı Devlet Su İşleri yapıyor ama borçlanmayı bana yaptırıyor, krediyi kendisi buluyor gibi. Bu tip işbirlikleri oluyor. Su ciddi bir konu geleceğin de sadece Türkiye’nin değil dünyanın ciddi bir konusu. Su konusu ya da susuzluk konusu, su sıkıntısı konusu siyasi polemiğe alet edilmeyecek kadar önemli bir konu çünkü burada vatandaşın mağduriyeti ön plana çıkıyor.”