Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

ADD ve İnönü Vakfı, ‘Lozan Paneli’ Düzenledi: “Lozan Barış Anlaşması’na Yönelik Kara Propaganda Son Yılların Ürünü Değil. Tüm Kazanımlara Topyekûn Bir Saldırı Var”

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) ve İnönü Vakfı, Lozan Anlaşması’nın 100. yıl dönümünde ‘Lozan Paneli’ düzenlendi. ADD Bilim Kurulu Üyesi Mehmet Balyemez, “Lozan Barış Anlaşması’na yönelik kara propaganda son yıların ürünü değil. Tüm kazanımlara topyekûn bir saldırı var. Siyasi iktidar bu saldırıları beslemekte, itibar kazandırmakta ve kafa karışıklığını artırmaktadır” dedi.

Bu haberin fotoğrafı yok

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) ve İnönü Vakfı, Lozan Anlaşması’nın 100. yıl dönümünde ‘Lozan Paneli’ düzenlendi. ADD Bilim Kurulu Üyesi Mehmet Balyemez, “Lozan Barış Anlaşması’na yönelik kara propaganda son yıların ürünü değil. Tüm kazanımlara topyekûn bir saldırı var. Siyasi iktidar bu saldırıları beslemekte, itibar kazandırmakta ve kafa karışıklığını artırmaktadır” dedi.

ADD ve İnönü Vakfı’nın Lozan Anlaşması’nın 100. yıl dönümü dolayısıyla düzenlediği Lozan Paneli, bugün ADD Genel Merkezi’nde yapıldı. Panelde, İnönü Vakfı Başkan Yardımcısı Gülsüm Bilgehan ve Atatürkçü Düşünce Derneği Bilim Kurulu Üyesi Mehmet Balyemez konuşmacı olarak yer aldı.

“LOZAN, DÜNYACA SAYGIN BİR HUKUK ABİDESİDİR”

Panelin moderatörlüğünü üstlenen Safa Yenice, şunları söyledi:

“Lozan Anlaşması, dünyaca saygın bir hukuk abidesidir. Ülkenin pek çok temsilcisi de bu toplantılarda bulundu. Lozan Anlaşması, Türkiye’nin geleceğine ışık tutan bir metindir. Türk temsilciler orada, Türkiye’nin nasıl özgür, demokrat ve çağdaş bir ülke olacağının işaretini ve müjdesini vermişlerdir.

Lozan, Batı’nın Türkiye’yi Asya’ya geri gönderme kararının yok edildiği anlaşmadır. Lozan’da önemli bir şansımız vardı; dünyadaki gelişmeleri yakından takip eden, bunları çok iyi gözlemleyen, kavrayan, savaş meydanlarında yaşayarak öğrenmiş bilgili bir Mustafa Kemal ve arkadaşlarına sahip olmamız çok önemliydi. Lozan dersini öğrenemeyenlerin bugün ülkeyi ne duruma düşürdükleri gayet açık.”

“DÜNYA TARİHİNDE KALICI BARIŞI SAĞLAYAN BİR BAŞKA ANLAŞMA YOK”

İnönü Vakfı Başkan Yardımcısı Gülsüm Bilgehan ise şöyle konuştu:

“Bugün, Lozan günü. Burada bulunan herkesin Atatürk’ün ve İnönü’nün torunu olduğuna eminim ve bu yüzden mutluluk duyuyorum. Dünya tarihinde kalıcı barışı sağlayan bir başka anlaşma yok. 1. Dünya Savaşı’ndan sonra imzalanan anlaşmaları hiçbiri devam etmiyor.

“BÜTÜN DEVLETLERİN TEMSİLCİLERİ, TÜRKLERİN VERDİKLERİ MÜCADELEYİ ANLATIYOR”

İsmet Paşa, Lozan’a gittiği zaman ‘Ne giyeceğimi bilmiyorum’ diyordu. 8 ayın sonunda üslubunu, tavrını oradaki büyük devletlerin temsilcilerine 39 yaşındaki genç general kabul ettirdi. Sandalyeler eşit değildi, konuşma hakkı verilmiyordu. Buna rağmen ‘Bize yaptığınız haksızlıklarını kabul edemiyorum’ diyordu. Bütün devletlerin temsilcileri, Türklerin verdiği mücadeleyi anlatıyor. Anadolu’nun ortasında sıkışmış, yaşam hakkı verilmemiş bir Türkiye ile karşı karşıyaydık.

“ŞEREFLİ BİR TARİHİMİZ VAR”

Her yerde Cumhuriyet yaşam tarzı benimsendi. Herkesin hakkına, inancına ve kültürüne sahip olma ve saygı duyarak, aynı vatandaşlığı paylaşarak yeni bir cumhuriyet yaratma fikri çok uzun bir zamanda yerleşti. Uzun ve büyük darbelere rağmen Cumhuriyet ayakta.

O iki arkadaşın bizim için ve dünya barışı için ne kadar önemli olduğunu görüyoruz. Lozan sayesinde biz, 2. Dünya Savaşı’nı görmedik. 70 milyon insan öldü o savaşta. Lozan belki bugün bizim istediğimiz kadar coşkuyla kutlanmıyor. Hâlâ Lozan’ı kabul edemeyen büyük batı dünyası var. Şerefli bir tarihimiz var.”

“MÜCADELEYİ ZAFERLE TAÇLANDIRAN BAŞKA BİR DEVLET YOK”

Atatürkçü Düşünce Derneği Bilim Kurulu Üyesi Mehmet Balyemez, şunları söyledi:

“Lozan’ı anlatmanın ve konuşmanın haklı gururunu yaşıyorum. Lozan’ı anlayabilmek için Doğu Savaşı’nı, Balkan Savaşı’nı, 1. Dünya Savaşı’nı, Milli Mücadele’yi ve Mudanya’yı hepsini birlikte okumak gerekir.

Lozan’ı imzalayan ve mücadeleyi zaferle taçlandıran Türkiye Cumhuriyeti’nden başka bir devlet var mıdır diye düşünüyorum, ama bulamıyorum. Lozan Barış Anlaşması’na yönelik kara propaganda son yıların ürünü değil. Cumhuriyet düşmanlarının kazanımlara dair eleştirileri 20. yüzyılın ikinci yarısında itibaren bazı çevrelerde karşılık buldu. Lozan’a karşı olmak, Cumhuriyet kazanımlarına karşı olmakla aynıdır.

“TÜM KAZANIMLARIMIZA TOPYEKÛN BİR SALDIRI VAR”

Lozan’ın 100. yılını kutladığımız bugün de anlaşmanın geçerlilik süresi, bazı maddeler halen konuşuluyor. Kamuoyunun büyük bir kısmının da kafasının karışmış olması, cumhuriyetçilerin yetersiz kaldığını gösterir.

Lozan üzerinden 100 yıl geçmesine, büyük Atatürk’ün Nutuk dahil olmak üzere eserlerinin varlığına rağmen bu saldırıların olmasını cehaletle yorumlamanın sığ kalacağın düşünüyorum.
Tüm kazanımlara topyekûn bir saldırı var. Siyasi iktidar, bu saldırıları beslemekte, itibar kazandırmakta ve kafa karışıklığını artırmaktadır.”

Ankara

ANKA Haber Ajansı